ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ

Diyarbakır’ın dört bir yanındaki reklam panoları, modern kent yaşamının bir parçası olarak hem ekonomik, hem de görsel anlamda önemli bir rol üstleniyor. Yeni açılan işletmeler, kampanyalar ve sosyal mesajlar bu panolar aracılığıyla geniş kitlelere ulaşıyor. Ancak işin bir de göz ardı edilen yüzü var.

Diyarbakır'dan dünyaya uzanan tespih yolculuğu
Diyarbakır'dan dünyaya uzanan tespih yolculuğu
İçeriği Görüntüle

Bilboard3

BİTEN KAMPANYALARDAN ARDA KALAN GÖRSEL KİRLİLİK

Kampanya süresi dolan reklamların sökülmesinin ardından geriye kalan görüntü, ne yazık ki kente yakışmıyor. Yırtılmış afiş parçaları, kirlenmiş yüzeyler ve bakımsız halde bırakılan bilbordlar, Diyarbakır’ın estetik dokusuna zarar veriyor. Özellikle ana arterlerde ve yoğun kullanılan bölgelerde bu manzaralar, vatandaşların tepkisini çekiyor.

Vatandaşlar, bu durumun yalnızca görsel bir problem olmadığını, aynı zamanda kent kimliğine zarar verdiğini ifade ediyor. Reklam asılırken her şey çok düzenli, ama sökülünce ortada kimseler yok. Bilbordların denetimi ve bakımı konusunda belediyeler, reklam firmaları ve ilgili kurumlar arasında bir yetki paylaşımı olduğu biliniyor. Ancak uygulamada yaşanan aksaklıklar, bu sorumluluğun yeterince yerine getirilmediğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, bu noktada hem denetimlerin artırılması hem de yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi gerekiyor.

Bilboard2

Kent estetiği sadece büyük projelerle değil, bu tür küçük ama etkili detaylarla da korunur. Diyarbakır gibi tarihi ve kültürel zenginliği yüksek bir şehirde, bu tür ihmallerin daha görünür hale gelmesi ise sorunun ciddiyetini artırıyor. Yetkililerin, denetimleri sıklaştırmak, sorumluları netleştirmek ve bilbordların bakımını düzenli hale getirmek, reklam firmalarının da sözleşme süreçlerinde sadece asım değil, söküm sonrası temizlik ve bakım yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi çok önemlidir.

Diyarbakır’ın hak ettiği görüntü ne yırtık afişler ne de terk edilmiş panolardır. Bu nedenle herkesin kendi görevini yerine getirmesi, kentin geleceği adına bir zorunluluktur.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ