ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA
Güneydoğu Ekspres’e konuşan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yakup Demir, modern yaşamın getirdiği yoğun tempo, evde yemek hazırlama süresinin kısalması ve kolay ulaşılabilir gıdalara yönelimin artmasıyla paketli ürünlerin günlük beslenmede geniş yer tutmaya başladığını belirtti.
Paketli ürünler konusunda önemli bir ayrım yapılması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Demir, ,Her paketli ürün sağlıksız değildir. Asıl dikkat edilmesi gereken grup; çok sayıda işlemden geçmiş, yüksek miktarda şeker, tuz ve yağ içerebilen, lif ve besleyici değeri görece düşük ultra-işlenmiş ürünlerdir."
PAKETLİ GIDA DENİLDİĞİNDE NE ANLAMALIYIZ
Paketlenmiş her yiyeceğin aynı kategoride olmadığını dile getiren Dr. Demir, “Yoğurt, süt, dondurulmuş sebze, konserve bakliyat veya paketlenmiş çiğ kuruyemiş de ambalajlı olabilir. Bunların yalnızca ambalajda olması onları sağlıksız yapmaz. Sorun daha çok cips, şekerli içecekler, bazı hazır tatlılar, işlenmiş et ürünleri, çok şekerli kahvaltılık ürünler, paketli atıştırmalıklar ve benzeri yoğun şekilde işlenmiş ürünlerin günlük beslenmede sık ve fazla miktarda yer almasıdır” diye konuştu.
ULTRA İŞLENMİŞ GIDALAR NEDEN BU KADAR TARTIŞILIYOR
Ultra işlenmiş gıdalara dikkat çeken Dr. Demir, “Bu ürünler genellikle yüksek enerji içerirken tokluk sağlayan lif, protein ve doğal besin öğeleri açısından daha zayıf olabilir. Lezzeti artırmak için fazla miktarda tuz, şeker veya yağ kullanılabilir. Ayrıca kolay yenmeleri ve porsiyon kontrolünün zorlaşması, farkında olmadan daha fazla kalori alınmasına neden olabilir.
Bilimsel çalışmalarda ultra-işlenmiş gıdaların yüksek tüketimi; obezite, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları ve bazı diğer kronik hastalıklarla daha yüksek risk açısından ilişkilendirilmektedir. Ancak bu tür çalışmalarda önemli olan, tek bir ürünün değil genel beslenme düzeninin değerlendirilmesidir” diye konuştu.
EN BÜYÜK SORUN ŞEKER Mİ?
Şekerin tek başına sorun olmadığını dile getiren Dr. Demir, “Şeker önemli sorunlardan biridir ancak tek başına değildir. Özellikle şekerli içecekler, paketli tatlılar ve bazı kahvaltılık ürünler çok kısa sürede yüksek miktarda şeker alınmasına neden olabilir. Bu ürünlerin düzenli tüketimi toplam enerji alımını artırabilir ve kilo kontrolünü zorlaştırabilir.
Ürün etiketlerinde yalnızca “şeker” kelimesine değil; glikoz şurubu, fruktoz şurubu, sakkaroz ve benzeri ifadelerin de şeker kaynakları olduğunu bilmek gerekir” diye kaydetti.
TUZ NEDEN ÖNEMLİ
Fazla tuzun bazı hastalıklarda önem taşıdığını aktaran Dr. Demir, “Hazır çorbalar, işlenmiş etler, bazı soslar, atıştırmalıklar ve paketli ürünler günlük tuz alımının önemli kaynakları olabilir. Fazla tuz tüketimi özellikle hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları açısından önem taşır.
Birçok kişi yemeğine ekstra tuz eklemediğinde yeterince az tuz tükettiğini düşünür. Oysa günlük alınan tuzun önemli bir bölümü hazır ve işlenmiş ürünlerin içeriğinden gelebilir” dedi.
KATKI MADDELERİ TEK BAŞINA TEHLİKELİ Mİ?
Katkı maddelerine de değinen Dr. Demir, “Gıda katkı maddeleri, belirlenmiş güvenlik sınırları içerisinde kullanım için değerlendirilir. Bu nedenle “E kodu gördüm, ürün zararlıdır” şeklinde bir yaklaşım bilimsel değildir.
Burada asıl mesele, katkı maddesinin varlığından çok beslenme düzeninin bütünü ve ürünün ne kadar sık tüketildiğidir. İçeriğinde çok sayıda katkı bulunması, genellikle ürünün yüksek derecede işlenmiş olduğuna dair bir işaret olabilir; ancak tek başına hastalık göstergesi değildir” diye konuştu.
PAKETLİ ÜRÜN BAĞIRSAK SAĞLIĞINI ETKİLER Mİ?
Beslenme biçimi bağırsak mikrobiyotası üzerinde önemli rol oynar oynadığını belirten Dr. Demir, şunları ifade etti:
“Sebze, meyve, bakliyat, tam tahıl ve diğer lif kaynaklarından zengin beslenme bağırsak bakterilerinin çeşitliliğini destekler.
Buna karşılık liften fakir, enerji yoğun ve çok fazla ultra-işlenmiş ürün içeren beslenme düzenleri bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyebilir. Ancak bu alan hâlâ yoğun biçimde araştırılmaktadır ve tek bir katkı maddesinin ya da tek bir paketli ürünün bağırsak florasını “bozduğu” şeklinde kesin ifadeler kullanmak doğru değildir.
“KORUYUCU MADDE İÇERİYOR” DİYE TÜM PAKETLİ ÜRÜNLERDEN UZAK DURMALI MIYIZ?
Hayır. Koruyucu maddelerin önemli amaçlarından biri gıdanın bozulmasını ve bazı mikroorganizmaların çoğalmasını önlemektir. Hatta bazı durumlarda gıda güvenliğini artırırlar.
Bu nedenle yalnızca “koruyucu içeriyor” ifadesinden hareketle bir ürünü zararlı olarak nitelendirmek doğru değildir. Daha önemli olan ürünün genel besin içeriği, porsiyonu ve tüketim sıklığıdır.
ETİKET NASIL KULLANILIR?
Tüketiciler için en pratik yöntem içerik listesini ve besin değerleri tablosunu birlikte değerlendirmektir. Tuz, şeker, doymuş yağ ve toplam enerji miktarına bakılabilir.
İçerik listesinde maddeler miktarlarına göre sıralandığından, şeker veya yağ ilk sıralarda bulunuyorsa ürünün bu bileşenlerden yüksek miktarda içerdiği düşünülebilir. Aynı ürün grubunda daha az şeker, daha az tuz ve daha fazla lif içeren seçenekler tercih edilebilir.
ÇOCUKLARDA NEDEN DAHA DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR?
Çocukluk döneminde oluşan beslenme alışkanlıkları ilerleyen yaşlarda da devam edebilir. Çok şekerli içecekler, paketli atıştırmalıklar ve yoğun aromalı ürünlerin sık tüketilmesi, çocuğun doğal gıdaların tadına alışmasını zorlaştırabilir.
Bu nedenle paketli gıdaları tamamen yasaklamak yerine tüketim sıklığını azaltmak, evde ulaşılabilir sağlıklı alternatifler bulundurmak ve çocuğa örnek olmak daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır.
PAKETLİ GIDA HİÇ Mİ TÜKETMEMELİYİZ?
Böyle bir öneri gerçekçi değildir. Günümüz yaşamında paketli ürünler hayatımızın bir parçasıdır ve bazıları beslenmeyi kolaylaştırabilir.
Önemli olan günlük beslenmenin temelini mümkün olduğunca sebze, meyve, bakliyat, tam tahıllar, yumurta, süt ürünleri, kuruyemişler ve uygun protein kaynakları gibi daha az işlenmiş gıdaların oluşturmasıdır. Paketli ve ultra-işlenmiş ürünler ise günlük beslenmenin ana gövdesi değil, daha sınırlı bir kısmı olmalıdır.
"LİGHT", "FİT" VEYA "ŞEKERSİZ" YAZMASI ÜRÜNÜ SAĞLIKLI YAPAR MI?
Her zaman değil. Ambalaj üzerindeki pazarlama ifadeleri yerine besin değerleri tablosuna bakmak gerekir. “Şekersiz” bir ürün yüksek yağ veya enerji içerebilir; “fit” olarak sunulan bir ürünün şeker miktarı beklenenden yüksek olabilir.
Sağlıklı seçimde ürünün adı değil içeriği önemlidir.
EN PRATİK ÖNERİ NEDİR?
Alışveriş sepetinde ürünlerin büyük bölümü mutfakta temel malzeme olarak kullanılabilecek gıdalardan oluşuyorsa genellikle doğru yoldasınız. Sebze, meyve, yumurta, yoğurt, bakliyat, tam tahıl ve benzeri ürünleri temel alıp paketli atıştırmalıkları daha sınırlı tutmak iyi bir başlangıçtır.”



