Özel Haber - Veli Baltaci

Motorunun arkasına kurduğu düzenekle kuzularını gezdiren 1980 Suriçi doğumlu Mehmet Deniz (46), modern kentin gri binaları arasında adeta doğal bir yaşam alanı yaratmış durumda. Bahçesinde nar, incir ve üzüm ağaçları, domates, salatalık, tere ve patlıcan fideleri ekiyor. Beslediği kuşlarından motorundaki kuzularına kadar tam anlamıyla doğayla iç içe bir hayat sürüyor, insanlardan uzakta ama doğanın tam kalbinde huzuru arıdığını dile getiriyor.

İnsanların Kırıcılığından Hayvanların Masumiyetine

Beş yaşından beri doğaya ve hayvanlara karşı derin bir tutku besleyen Mehmet Deniz, insan ilişkilerinde yaşadığı kırgınlıkların ardından çareyi canlıların masumiyetine sığınmakta bulduğunu dile getiriyor. Gününün büyük bir kısmını motoruna bindirdiği kuzularıyla caddelerde ve parklarda geçiren Deniz, "İnsanlarla gezdiğimde zarar görüyorum ama hayvanlardan asla zarar görmüyorum. Onlarla vakit geçirmek bana nefes aldırıyor" sözleriyle hayvan sevgisinin kendisi için bir hobi değil, bir sığınak olduğunu vurguluyor.

Diyarbakır'ın 'Mandıra Filozofu'3

Sağlık Sen'in Diyarbakır'da üniversite şubesi açıldı
Sağlık Sen'in Diyarbakır'da üniversite şubesi açıldı
İçeriği Görüntüle

Kuşlar, Ağaçlar ve Sebzeler

Kayapınar’ın modern mimarisinin ve lüks sitelerinin hemen yanı başındaki evinin bahçesini adeta bir üretim alanına dönüştüren Deniz; nar, incir, üzüm gibi meyvelerin yanı sıra patlıcan, salatalık, tere ve domates gibi onlarca çeşit sebze yetiştiriyor.

Diyarbakır'ın 'Mandıra Filozofu'5

Bahçesinde aynı zamanda kuşlar da besleyen Deniz için bu alan sadece bir hobi bahçesi değil, kentin göbeğinde nefes alan bir ekosistem gibi. "Her ağaç bir insan, her bitki bir nefes demektir. Doğa yok olursa bütün evren yok olur" diyen Deniz, nerede yanlış yerde büyüyen bir ağaç görse baharda söküp doğru yere dikerek hayat vermeye çalıştığını söylüyor.

Diyarbakır'ın 'Mandıra Filozofu'9

Parkta Yeşeren Gülümsemeler

Motosikletin arkasındaki kuzuları gören kentin sakinleri ve özellikle çocuklar büyük bir şaşkınlık ve sevinç yaşıyor. Parklarda durduğunda etrafını saran çocukların kuzuları sevmesine, onlarla vakit geçirmesine imkan tanıyan Deniz, kendi çocukluğunda eksik kalan hisleri bu şekilde tamamladığını ifade ediyor: "Çocukların sevinmesi beni çok mutlu ediyor.

Diyarbakır'ın 'Mandıra Filozofu'7

Ben çocukluğumu tam yaşayamadım, onlara bu sevgiyi yaşatmak, doğayı ve hayvanları tanıtmak istiyorum."

Diyarbakır'ın 'Mandıra Filozofu'2

Toplumsal Sorumluluk ve Eğitim

Doğaya ve hayvanlara olan tutkusunun yanı sıra toplumsal meselelere de duyarsız kalmayan Mehmet Deniz, sokaklardaki gençlerin yaşadığı olumsuz şartlardan derin üzüntü duyuyor. Gençlerin kötü yollara düşmesini engellemek ve faydalı, kültürlü bir birey olarak yetiştirmek amacıyla bir çocuk da evlat edinen Deniz, toplumun geleceğinin ailede başlayan nitelikli eğitimden geçtiğini vurguluyor.

Diyarbakır'ın 'Mandıra Filozofu'4

"Kader biraz da insanın kendi elindedir, insan kendini doğru yontmalı" diyen Deniz, liyakatsizliğe ve eğitimsizliğe karşı tepkisini doğaya ve insanlığa hizmet etmek gerektiğini vurguluyor.

Diyarbakır-47

Muhabir: Veli BALTACİ