ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA

Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adil Karatekin, artan mazot, gübre ve enerji maliyetlerinin buğday üreticisini üretimden uzaklaştırdığını belirterek, sürdürülebilir üretim için buğday taban fiyatının en az 23-24 TL olması gerektiğini söyledi.

DİYARBAKIR’DA 2 MİLYON DEKAR ALANDA BUĞDAY EKİMİ YAPILDI

Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Karatekin, buğdayın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda gıda güvenliği ve ulusal bağımsızlık açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Diyarbakır’da yaklaşık 2 milyon dekar alanda buğday ekimi yapıldığını belirten Karatekin, üretimin hem bölge ekonomisi hem de ülkenin gıda güvenliği açısından kritik rol oynadığını söyledi.

Diyarbakırlı Buğday Üreticilerinden Uyarı1

“YAŞANAN ARTIŞLAR ÜRETİCİYİ ZOR DURUMDA BIRAKTI”

Son yıllarda mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, enerji ve işçilik maliyetlerinde yaşanan artışların üreticiyi zor durumda bıraktığını kaydeden Karatekin, özellikle bölgedeki jeopolitik gelişmelerin enerji ve gübre piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olduğunu dile getirdi.

“YAPTIKLARI SAHA ARAŞTIRMASI SONRASI ANALİZ MALİYETİNİ PAYLAŞTI”

Karatekin, Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi olarak yaptıkları saha çalışmaları ve maliyet analizlerini de paylaştı. Karatekin, 2026 üretim sezonunda buğdayın dekara maliyetinin yaklaşık 7 bin 825 TL olduğunu, ortalama 450 kilogram verim baz alındığında ise 1 kilogram buğdayın üretim maliyetinin yaklaşık 17,39 TL’ye ulaştığı ifade etti.

Diyarbakırlı Buğday Üreticilerinden Uyarı

“BUĞDAY TABAN FİYATI EN AZ 23-24 TL SEVİYESİNE ÇIKARILSIN” ÇAĞRISI

Üreticinin üretime devam edebilmesi için yalnızca maliyetini karşılayan değil, aynı zamanda gelir sağlayan fiyat politikalarına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Karatekin, sürdürülebilir üretim için buğday taban fiyatının en az 23-24 TL/kg seviyesinde olması gerektiğini söyledi.

“ÜRETİMDE YAŞANACAK DARALMA GIDA FİYATLARINA YANSIYACAK”

Çiftçinin üretimden uzaklaşmasının ekim alanlarının daralmasına ve ülkenin dışa bağımlı hale gelmesine yol açacağını belirten Karatekin, üretimde yaşanacak azalmanın tüketiciye de yüksek gıda fiyatları olarak yansıyacağını ifade etti.

TALEPLERİNİ SIRALADI

Tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik meselesi olduğunu kaydeden Karatekin, şu talepleri sıraladı:
Buğday üreticisine verilen destekler artırılmalı, mazot üzerindeki vergi yükü azaltılmalı, gübre ve zirai ilaç destekleri güçlendirilmeli, destekleme ödemeleri zamanında yapılmalı, TMO alım fiyatları gerçek üretim maliyetleri dikkate alınarak açıklanmalı, ithalata dayalı politikalar yerine yerli üretim teşvik edilmeli, tarımsal üretim planlaması bilimsel temelde yeniden düzenlenmelidir.”

“TARIM YOKSA YAŞAM DA YOKTUR”

Karatekin, son olarak şunları ifade etti:

Diyarbakır'da tehlikeli görüntü: Herkesin canını tehlikeye attı
Diyarbakır'da tehlikeli görüntü: Herkesin canını tehlikeye attı
İçeriği Görüntüle

“Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi olarak diyoruz ki; üreten çiftçinin desteklenmesi yalnızca kırsal kalkınmanın değil, toplumun gıda güvenliğinin ve ekonomik istikrarının da temel şartıdır. Çünkü çiftçinin tarlada kaybettiği bir ülkede, tüketicinin sofrada kazanması mümkün değildir. Gerçek anlamda üreticiyi destekleyen, maliyetleri düşüren ve sürdürülebilir üretimi esas alan tarım politikalarının hayata geçirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu nedenle ilgili kurumların fiyat belirleme süreçlerinde reel girdi maliyetlerini esas alan, üreticiyi koruyan ve üretimin devamlılığını sağlayan bir politika yaklaşımını benimsemeleri gerekmektedir. Çünkü tarım yoksa yaşam da yoktur. Çiftçinin tarlada kaybettiği bir ülkede, tüketicinin sofrada kazanması mümkün değildir.”

Muhabir: Güneş OCAĞA