ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA

Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yakup Demir, yüksek sıcaklıkların uygun koşullarda bakterilerin daha hızlı çoğalmasını kolaylaştırabileceğine dikkat çekerek, yumurta ve yumurtalı yiyeceklerin yanlış koşullarda bekletilmesinin riski artırabileceği uyarısında bulundu.

“HİJYEN KURALLARINA DİKKAT EDİN”

Dr. Demir, yumurtayla ilişkilendirilen önemli gıda kaynaklı enfeksiyon etkenlerinden birinin salmonella olduğunu ifade ederek, “Yazın yumurta yemeyin” şeklinde bir yaklaşımın doğru olmadığını vurguladı. Dr. Demir, doğru satın alma, uygun saklama, hijyen kurallarına uyma ve yeterli pişirme ile yumurtanın güvenle tüketilebileceğini kaydetti.

Diyarbakırlılara Yumurta Uyarısı2

ASIL RİSK SICAKLIK VE BEKLEME SÜRESİNDE

Sıcak havaların yumurtayı tek başına bir anda tehlikeli hale getirmediğini belirten Dr. Demir, asıl sorunun soğukta tutulması gereken gıdaların uygun sıcaklık dışında uzun süre bekletilmesi olduğunu söyledi. Dr. Demir, özellikle hazırlanmış yumurtalı yiyeceklerin tezgahta, açık büfede, piknikte veya araç içinde uzun süre bekletilmesinin gıda güvenliği açısından risk oluşturabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün de kolay bozulan gıdaların hızla soğutulmasını ve buzdolabının tercihen 5 derecenin altında tutulmasını önerdiğine dikkat çeken Dr. Demir, sıcak havalarda soğuk zincirin korunmasının önemine işaret etti.

Diyarbakırlılara Yumurta Uyarısı3

SALMONELLA BELİRTİLERİNE DİKKAT

Yumurta ve diğer hayvansal gıdalarla ilişkilendirilebilen salmonella enfeksiyonu; ishal, karın ağrısı, ateş, bulantı ve zaman, zaman kusma gibi belirtilere yol açabildiğine dikkat çeken Dr. Demir, enfeksiyon çoğu sağlıklı kişide kendiliğinden düzelebilse de küçük çocuklar, ileri yaştakiler, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde daha ağır seyredebildiğini söyledi. Dr. Demir, bu nedenle özellikle risk grubundaki kişilerin çiğ veya az pişmiş yumurta tüketiminden kaçınmasının önem taşıdığını ifade etti.

TEMİZ GÖRÜNEN YUMURTA DA RİSKSİZ OLMAYABİLİR

Yumurtanın kabuğunun temiz görünmesinin tamamen güvenli olduğu anlamına gelmediğini belirten Dr. Demir, gıdanın görüntüsü veya kokusunun zararlı bakterilerin bulunmadığını garanti etmediğini söyledi. Yumurta kabuğunda bulunabilecek mikroorganizmaların yumurta kırılırken ellere, tezgaha, kaba veya başka yiyeceklere taşınabileceğine dikkat çeken Dr. Demir, çatlak yumurtaların tercih edilmemesi ve yumurtaya temasın ardından eller ile yüzeylerin uygun şekilde temizlenmesi gerektiğini vurguladı.

Diyarbakır OSB Başkanı Fidan'dan sanayiciye kredi desteği çağrısı
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan'dan sanayiciye kredi desteği çağrısı
İçeriği Görüntüle

YUMURTAYI YIKAMAK ÇÖZÜM DEĞİL

Yumurtayı kullanmadan hemen önce su altında yıkamanın güvenliği garanti eden bir yöntem olmadığına dikkat çeken Dr. Demir, sıçrayan suyun çevredeki yüzeyleri de kirletebileceğini belirtti. Dr. Demir, güvenilir kaynaktan yumurta alınmasını, çatlak ürünlerin kullanılmamasını, yumurtanın uygun koşullarda saklanmasını, kırıldıktan sonra ellerin ve çalışma alanının temizlenmesini ve yumurtanın yeterli şekilde pişirilmesini önerdi.

RAFADAN VE KAYISI KIVAMINDAKİ YUMURTADA RİSK DAHA YÜKSEK

Çiğ veya az pişmiş yumurtalarda mikrobiyolojik riskin tamamen pişmiş yumurtalara göre daha yüksek olduğunu belirten Dr. Demir, özellikle çocuklar, ileri yaştakiler, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler açısından yumurta beyazı ve sarısının tamamen piştiği seçeneklerin daha güvenli olduğunu söyledi.

Mayonez, tiramisu, bazı kremalar ve ev yapımı dondurma gibi yumurtanın yeterli ısıl işlem görmeden kullanıldığı tariflerde de riskin artabileceğine dikkat çeken Dr. Demir, bu tür ürünlerde yumurta yeterince pişirilmeyecekse pastörize yumurta kullanılması daha güvenli bir seçenek olacağını söyledi.

İSHAL VE KARIN AĞRISINDA NE YAPILMALI?

Yumurta tüketiminin ardından ortaya çıkan her ishalin nedeninin yumurta olmadığını belirten Dr. Demir, yalnızca en son tüketilen gıdaya bakılarak enfeksiyon etkeninin belirlenemeyeceğini ifade etti. Dr. Demir, “İshal durumunda öncelikle sıvı kaybının yerine konması gerekiyor. Kanlı ishal, yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı, sürekli kusma, sıvı alamama, idrar miktarında belirgin azalma veya ciddi halsizlik görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Risk grubundaki kişilerin ise daha erken tıbbi değerlendirme almasının uygun olduğu belirtiliyor” dedi.

Muhabir: Güneş OCAĞA