Devegeçidi Çayı üzerinde tarımsal sulama amacıyla 1972'de kurulan ve 220 milyon metreküp su toplama hacmine sahip baraj gölü havzası, çok sayıda göçmen türe konaklama ve üreme imkanı sunuyor.

Kuş gözlemcileri ve akademisyenler için önemli bir çalışma sahası olan bölgede Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde görev yaptığı 2003 yılında inceleme yapan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Kılıç tarafından 112 kuş türü belirlendi. Bugün bu sayı ise 174’e yükseldi.

Devegeçidi Baraj Gölü Havzası, barındırdığı zengin biyoçeşitlilik dolayısıyla 2004 yılında tescillenerek Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsü kazandı. Bölgede 23 yıl sonra DÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Karakaş gözetiminde yüksek lisans öğrencisi ve biyoloji öğretmeni Rahmi Aktaş tarafından yeniden saha çalışması yapıldı.

"Devegeçidi Havzası'nda tür çeşitliliği" konulu tezli yüksek lisans çalışması kapsamında havzada 2025 Ocak-2026 Ocak döneminde gözlem yapan Aktaş, Macar ördeklerinden turnalara, ak çaylaktan kara leyleğe, yeşil arı kuşundan küçük ak balıkçıla kadar 62 yeni tür tespit etti. Aktaş, havzada gözlemlediği kuş türlerini kayıt altına aldı.

BÖLGENİN DAHA YAŞANILABİLİR HALE GELMESİ KUŞ YÜRLERİNİ ARTIRDI

Farklı zaman dilimlerinde arazide kuşların davranışlarını, ilişki tiplerini ve arazide kalma sürelerini incelediğini Belirten Aktaş, “Bu çalışmada 174 kuş türünü tespit ettik.

Önceki çalışmada ise 112 kuş türü vardı. İkisi arasındaki farkı ekolojik değişikliklere bağlamaktayız.

Buradaki kuş türlerindeki artışın sebebi bölgenin daha yaşanılabilir hale gelmiş olması. Kuşlar şu anda daha rahat yaşayabiliyorlar, besin bulabiliyorlar ve daha rahat yayılış gösterebilmekteler.” dedi.

Bir kuşun bulunduğu bölgede iklim değişikliğini çok rahat tespit edebildiklerini dile getiren Aktaş, “Bu konuda çok rahat bilgi sahibi olabiliyoruz.

Bu sayede yayılışlarına dikkat ederek insanların da nerede nasıl yaşayabileceğini tespit edebiliyoruz." diye konuştu. Aktaş, bölgede görülen türlere ilişkin şunları söyledi:

“Daha önce burada görülmeyen Macar ördeğini gördük ve burada ürüyor. Bunun dışında yeşil arı kuşumuz var ve onun buraya yerleştiğini gördük. Küçük ak balıkçılın yerleşik tür haline dönüştüğünü gördük.

Kara kanatlı martı bölgede görülmüyordu ve onun buraya geldiğini gördük. Bölgede yalıçapkınını gördük. En yüksek tür sayısına aralık ayında ulaştık, 109 türümüz bulunuyordu. Bu 109 türün de yaklaşık 48 bin bireyi bulunmaktaydı."

“KUŞ CENNETİ OLMA POTANSİYELİNE SAHİP”

Prof. Dr. Recep Karakaş da, “Burada 174 kuş türü tespit ettik. Bu da önceki çalışmada olmayan 62 türün listeye eklenmesine vesile oldu. Burası kuş cenneti olma potansiyeline sahip.

Çok farklı tür çeşitliliğine sahiptir. Hem birey sayısı hem de tür sayısı olarak oldukça önemli bir alan. Av, insan baskısı, habitat tahribatı gibi olumsuzluklar ekarte edilirse ve önemli bir koruma statüsü sağlanırsa buradaki tür ve birey sayısının daha yüksek rakamlara ulaşacağını düşünüyorum. Buranın korunması gerektiğine inanıyoruz.”

Yorumlar
Editör Hakkında