Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul İl Örgütü öncülüğünde, binlerin katılımıyla "Gavek ji bo aştî/Barış için adım at" şiarıyla Kadıköy'de bulunan Boğa Heykeli önünden iskeleye yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü ve dernek temsilcisinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.

"Gavek ji bo aştiye/Barış için adım at" ve "Demokratik toplum ile demokratik ulusa" pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık "Bijî Serok Apo", "Jin jiyan azadî, azad bike Rebertî", "Bijî berxwedana zindana", "Rêya Egîd rêya me Apo'ye Serokê me" ve "Bê Serok jiyan nabê" sloganları atıldı.

Yürüyüşün ardından iskele önüne gelen kitle burada açıklama yaptı. İlk olarak DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar söz aldı. İktidarın halklar inançlar arasında ayrımcılık yaparak duvarlar ördüğünü dile getiren Arife Çınar, bunun nedeninin iktidarın tarihsel olarak yürüttüğü politikalar olduğunu kaydetti. Kürt halkının kendi kendini yönetebileceği bir sistem örülebileceğini gördüklerini dile getiren Arife Çınar, "Ama belediyelerimize kayyım atadılar. Emekçilerin kadınların, halkların sözü olmasın diye kayyım atadılar. CHP aldığı oylarla il ilçeleri yönetme sonucu aldı ama yine kayyım atandı. Bu ülkede farklı kimliklerin olduğunu da tek bir parti olmadığını da herkes biliyor. Yüz yıllık devlet aklı ile halkların yaşayamayacağını herkes biliyor. Bu nedenle 52 yıldır savaş sürüyor ve durduran da Sayın Abdullah Öcalan olmuştur. Doğanın rantçılara değil halka ait olduğunu, kadın özgürlüğünü, halkların eşit özgür koşullarda yaşamasını istiyorsa Sayın Abdullah Öcalan'ın felsefesini savunacağız. Sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bu felsefe yaşam bulmuştur Rojava’da yaşam bulmuştur. Halklar olarak bu düşüncenin önüne geçemeyiz, savunuruz." dedi.

'ABDULLAH ÖCALAN'IN KOŞULLARINI DEĞİŞTİRİN Kİ ADIMLAR ATALIM'

Ardından söz alan Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk ise süreçten beklentilerinin yüksek olsa da bir çok şeyin hala aksak olduğunu belirtti. Öztürk, bir yılı aşkın süredir el sıkışıldığını Meclis'te konuşulduğunu, raporlar düzenlendiğini dile getirerek, "Gereken bütün adımlar atıldı ne bekliyorsunuz? Bu koşullarda hala barış için bir adım atılmasını bekliyoruz, bundan daha doğal ne olabilir? Gereken yerine getirilmiş Kürt halkı adım atmış ise ne bekleniyor? İlk adımın atılmasını bekliyor Kürt halkı. Koşullar olgunlaştı sözünüzün peşinde olun, ciddi olun tutarlı olun mantıklı olun. Figen Yüksekdağ'ı Selahattin Demirtaş'ı Gezi tutsaklarını hapishanede tutmanın anlamı var mıdır? Avrupa’nın ve Türkiye'nin yüksek mahkemelerine uyun ve tutsakları bırakın. İlk adımı atın ve bu geri dönüşün yolu kapansın. İkincisi akla demokrasiye uymayan kayyım uygulamasını bitirin, üçüncüsü böyle keyfi infaz yasası uygulanamaz, hasta tutsakları serbest bırakın. Dördüncü olarak geçiş döneminin yasalarını çıkarın. Son olarak Abdullah Öcalan açıklamaları ile gidişatı değiştirdiyse onun koşullarını değiştirin ki daha ciddi adımlar atalım" ifadelerini kullandı.

'KÜRT HALKI ÖZGÜR OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ'

Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) adına da Musa Piroğlu söz aldı. Kürt halkının dilini yasakladıklarını, kayyımlar atandığını ancak diz çökmediğini dile getiren Musa Piroğlu, "Şimdi barış istiyoruz. Biliyoruz ki kimse vermeyecek. Lütuf istemiyoruz, hakkımız olanı istiyoruz. Dilimizi kimliğimizi insanca yaşama hakkımızı istiyoruz. Barışı istiyoruz ve alacağız. Çetelerin kadın katillerinin özgürce gezdiği bu ülkede adalet arıyoruz. Sefalete karşı adil dünya istiyoruz. Özgürlük istiyoruz ve onun için direnmeye devam edeceğiz. Kürt halkı özgür olmadan demokrasi olmaz. Demokrasi olmadan barış da özgürlük de gelmeyecek" şeklinde konuştu.

'BARIŞ GÜÇLERİN BİRLEŞMESİYLE GELECEK'

Sonarsında ise söz alan Emek Partisi (EMEP) İl Yöneticisi Alişan Doğan, savaşlarda emekçilerin çocuklarının katledildiğini beliretek insanca bir yaşamın ancak emek mücadelesi ile halkların barış mücadelesiyle birleşince arzu edilen barışçı ülkenin kurulmasının mümkün olacağını belirtti. İktidarın faşist bir rejim inşa etmek istediğini dile getire Doğan, "Barış gelecekse demokrasiden yana güçlerin birleşmesiyle gelecek. Bütün siyasi tutsaklar serbest bırakılsın, Kürtlerin ana dilde eğitim hakkı, ulusal hakları Anayasal güvence altına alınmalıdır. Bunlar gerçekleşmeden iktidarın her türlü beklentisi boştur" dedi.

'ÇAĞRI BÜYÜK UMUT YARATTI'

İran'dan Hürmüz için geçiş mekanizması
İran'dan Hürmüz için geçiş mekanizması
İçeriği Görüntüle

Konuşmaların ardından ise Kürtçe ve Türkçe olarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Metnin Kürtçesini DEM Parti İstanbul İl Örgütü Örgütlenme Komisyonu Eş Sözcüsü Çetin Yıldız okurken, Türkçesini ise DEM Parti Maltepe ilçe örgütü yöneticisi Zeynep Erbağa Doğu okudu.

Zeynep Erbağa Doğu, tüm halklar olarak tarihin bir süreçten geçtiklerini belirtti. Böylesi bir günden barışa yürüdüklerini vurgulayan Zeynep Erbağa Doğu, "Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının üzerinden tam 15 ay geçti. Hem bölgesel hem de küresel düzeyde büyük bir yankı uyandıran bu çağrı, yüz yılı bulan Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için başta Kürt halkı olmak üzere tüm Türkiye halklarında büyük bir umut yarattı.

Sayın Öcalan’ın çağrısının ertesi günü, hareketi ateşkes ilan etti ve iki ay sonra da 12. Kongre’sini toplayarak kendisini feshetti. Akabinde 30 kişilik Barış ve Demokratik Toplum grubu silah yakma eylemini gerçekleştirerek 40 yılı aşkındır sürdürdüğü silahlı mücadeleye son vermeye dönük bir irade gösterdi. 26 Ekim 2025 tarihinde ise Türkiye sınırları dışına kararını uygulamaya başladıklarını tüm dünya kamuoyuna deklare etti. Böylece hiçbir çatışma çözüm süreçlerinde görülmeyen bir pratiğin sahibi oldu, Barış ve demokratik toplum çağrısına karşılık verdi" diye konuştu.

'ADIM ATMANIN ZAMANIDIR'

Bu süreçte sadece bir siyasi partinin değil, ortak bir aklın ve iradenin Meclis'te komisyon kurduğunu belirten Zeynep Erbağa Doğu, "Bu komisyon toplumsal birçok dinamiği dinledi ve bir rapor hazırladı. Ancak bu 15 aylık süreçte bu komisyon raporu dışında somut bir tek adım dahi atılmış değildir. Hasta ve siyasi tutsaklar hala cezaevinde, özgürlük yasalarına ilişkin net bir söylem dahi kurulmamakta, kayyım rejimi hala yürürlükte, baş müzakereci Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsü henüz yasal bir çerçeveye kavuşturulmuş değil. Siyasi iktidar, süreci bekletmeye ve geciktirmeye dönük bir pratik sergilemekte. Oysa milyonların talebi olan barışa en yakın olduğumuz bir eşikteyiz. Zaman beklemenin, ötelemenin değil; adım atmanın zamanıdır" dedi.

EN AZ 3 GÖZALTI

Yürüyüşün ardından polis açıklamanın yapıldığı Kadıköy İskelesi'nde kitleye saldırdı. En az 3 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Kaynak: MA