Karacadağ Pirinci’nde üreticinin geçim mücadelesi: “Üretiyoruz ama bize bir şey kalmıyor” https://t.co/5ACVgD00bS https://t.co/JPk5LsOB9N
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) October 6, 2026
HABER-Güneş OCAĞA
Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, Ergani ilçesine bağlı Karaburçak köyünde Karacadağ Pirinci üreticilerini ziyaret ederek tarlada çiftçilerin sorunlarını dinledi.

Karacadağ’ın taşlık ve zorlu arazi koşullarında çeltik üretimi yapan çiftçiler; özellikle sulama için kullanılan elektriğin, mazotun, tohumun ve işçiliğin üretim maliyetlerini ciddi biçimde artırdığını ifade etti.
Üreticilerden biri, yaklaşık 215-250 metre derinlikteki kuyulardan su çıkardıklarını belirterek, yalnızca elektrik faturalarının 1,5 milyon liraya ulaştığını, yaklaşık 3 milyon liralık ürün gelirinin ise elektrik, işçilik, mazot ve diğer giderlere gittiğini anlattı.
Bir başka üretici ise sezon sonunda elde edilen gelirin borçlar ve üretim giderleri nedeniyle kendilerine yeterli bir kazanç bırakmadığını belirterek, “Üretiyoruz ama bize bir şey kalmıyor” sözleriyle yaşadıkları tabloyu özetledi.

“ÜRETİM KOLAY YAPILMIYOR"
Karacadağ Pirinci üretiminin, bölgenin taşlık arazilerinde ve yüksek su ihtiyacı bulunan şartlarda gerçekleştirildiğine dikkat çeken Ergin, çiftçinin tarlada ciddi bir emek ortaya koyduğunu belirtti. Özellikle zorlu arazi koşullarında yere yatan ürünlerin elle kaldırılması gibi işlemler hem işçilik ihtiyacını hem de maliyetleri artırıyor.
Ergin, üreticilerin yaşadığı sorunun yalnızca bir ürünün fiyatından ibaret olmadığını belirterek, “Burada mesele; toprağın, alın terinin ve üretimin sürdürülebilir olmasıdır. Çiftçi ürettiği halde kazanamıyorsa, bunun sonucunda yalnızca çiftçi değil, bölgenin ekonomisi ve gıda üretimi de zarar görür” değerlendirmesinde bulundu.
Ergin, Diyarbakır’ın birçok ilçesinde üretilen Karacadağ Pirinci’nin yalnızca coğrafi işaretli bir tarım ürünü olarak değil, Diyarbakır’ın marka değeri ve yerel ekonomik potansiyeli olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
“ÜRETİM DESTEĞİ YETMEZ PAZARLAMA GÜCÜ DE OLUŞTURULMALI"
Karacadağ Pirinci için bugüne kadar çeşitli üretim desteklerinin konuşulduğunu hatırlatan Ergin, asıl meselenin üreticinin ürününü değerinde satabilmesini sağlayacak bir ekonomik yapı oluşturmak olduğunu söyledi. Ergin, bunun için üretim, işleme, paketleme, markalaşma ve pazarlama zincirinin tamamının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"KARACADAĞ PİRİNCİ İÇİN SOMUT ÇÖZÜM ÖNERİLERİ"
Ergin, Karacadağ Pirinci üreticisinin önünü açmak için şu adımların atılması gerektiğini belirtti:
Üretici kooperatifi kurulmalı:
Çiftçilerin dağınık şekilde değil, güçlü bir kooperatif çatısı altında örgütlenmesi sağlanmalı. Böylece üretici; girdi temininde, ürünün işlenmesinde ve satışında daha güçlü bir pazarlık imkânına kavuşmalı.
Paketleme ve işleme tesisi oluşturulmalı:
Karacadağ Pirinci yalnızca çuval veya dökme ürün olarak değil, tüketicinin kolaylıkla satın alabileceği farklı gramajlarda hijyenik ve nitelikli ambalajlarla piyasaya sunulmalı.
Market raflarında yer açılmalı:
Karacadağ Pirinci’nin yerel ve ulusal market zincirlerinde düzenli olarak satışa sunulması için kamu, üretici örgütleri ve özel sektör birlikte çalışma yürütmeli.
Marka ve tanıtım çalışması yapılmalı:
Coğrafi işaretin sağladığı marka değeri daha etkin kullanılmalı. Karacadağ Pirinci, Diyarbakır’ın gastronomi ve tarım markalarından biri haline getirilmeli; tanıtım, fuar, gastronomi etkinlikleri ve dijital pazarlama kanallarıyla tüketiciye ulaştırılmalı.
Üretici ile tüketici arasındaki zincir kısaltılmalı:
Ürünün tarladan sofraya ulaşırken çok sayıda aracıdan geçmesi yerine, üreticinin daha yüksek katma değer elde edebileceği doğrudan satış ve sözleşmeli satış modelleri geliştirilmeli.
Sulama yatırımları hızlandırılmalı:
Suya erişim maliyetini azaltacak sulama yatırımları hızlandırılmalı. Elektrik, çiftçiye ücretsiz veya çok uygun bir maliyetle verilmeli. Silvan Projesi’nin sulama hatlarıyla birlikte tamamlanması için çalışmalar hızlandırılmalıdır.
“ÇİFTÇİNİN SESİNİ DUYMAK YETMEZ ÇÖZÜM ÜRETMEK GEREKİR"
Ergin, Karacadağ Pirinci üreticilerinin yaşadığı sorunların artık sadece tespit edilip raporlanmasının yeterli olmadığını belirterek, ilgili kurumlara ortak çalışma çağrısında bulundu.
“Çiftçinin sesini duymak yetmez; bu sese karşılık verecek somut adımlar atmak gerekiyor” diyen Ergin, Diyarbakır Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Belediyeler, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Ziraat Odaları, üretici örgütleri ve özel sektörün bir araya gelerek Karacadağ Pirinci için ortak bir eylem planı hazırlaması gerektiğini ifade etti.
Ergin, “Biz çiftçimizin sorunlarını yalnızca dile getirmek için değil, çözüm yollarını da ortaya koymak için sahadayız. Karacadağ Pirinci gibi coğrafi işaretli, bölgeye ait bir değerin üreticisine kazandırmadan piyasada büyümesini bekleyemeyiz. Üretici kazanacak ki üretim devam etsin” dedi.
“ALIN TERİNİN KARŞILIĞI TARLADA KALMAMALI"
Karacadağ Pirinci üreticilerinin yaşadığı sıkıntının Türkiye’nin farklı bölgelerindeki çiftçilerin sorunlarından bağımsız olmadığını belirten Ergin, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunmasının tarım politikasının temel hedeflerinden biri olması gerektiğini söyledi.
Ergin, “Çiftçimiz tarlada aylarca emek veriyor, yüksek maliyetlere katlanıyor ve sonunda ürününü değerinin altında satmak zorunda kalıyorsa burada hepimizin düşünmesi gereken bir mesele var. Üreticinin alın teri tarlada kalmamalı. Karacadağ Pirinci’nin gerçek değeri hem üreticinin gelirine hem de Diyarbakır ekonomisine yansımalı” ifadelerini kullandı.
Ergin, Karacadağ Pirinci üreticilerinin sorunlarının çözümü için ilgili tüm kurumları ortak çalışma yapmaya davet ederken, üreticilerin de içinde yer alacağı bir kooperatifleşme, markalaşma, paketleme ve pazarlama modelinin hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.



