ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA

Kentte konut ve kira fiyatlarına dair yürütülen tartışmalar ve bunun imar politikasına dair yaklaşımlarını Güneydoğu Ekspres Gazetesi olarak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak’a sorduk. Büyükşehir Belediyesinin yaklaşımını ve perspektifini özetleyen Bucak, imar alanlarında ne keyfi bir daralma ne de kontrolsüz bir genişleme yaklaşımı olduğunu belirterek, kentin geleceğinin bilimsel ve teknik planlama esaslarına göre şekillendirildiğini söyledi.

Konut Ve Kira Tartışmasına Serra Bucak’tan Yanıt1

“İMAR ALANLARINDA YAKLAŞIMIMIZ BİLİMSEL PLANLAMADIR”

İmar alanlarında daralma olduğu yönündeki tartışmalara yanıt veren Bucak, belediyenin yaklaşımının net olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “İmar alanlarında keyfi bir daralma ya da kontrolsüz bir genişleme anlayışımız yok. Bizim yaklaşımımız, kentin geleceğini bilimsel veriler ışığında planlamaktır.”

Bucak, çağdaş şehircilik anlayışının kentlerin kontrolsüz biçimde dışa doğru büyümesini değil, planlı ve dengeli gelişmesini öngördüğünü belirtti. Bucak, bu yaklaşımın altyapı maliyetlerini düşürdüğünü, tarım ve doğal alanların korunmasını sağladığını, ulaşım mesafelerini kısalttığını ve enerji tüketimi ile karbon salımını azalttığını ifade etti.

Kent planlamasında yalnızca yeni imar alanı açmanın yeterli olmadığını söyleyen Bucak, nüfus projeksiyonları, demografik eğilimler, sosyal ihtiyaç analizleri, ulaşım kapasitesi, altyapı yeterliliği ve çevresel etkilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Konut Ve Kira Tartışmasına Serra Bucak’tan Yanıt

“PLANLAMA PİYASA BEKLENTİLERİYLE DEĞİL, KAMU YARARIYLA YAPILMALI”

Bucak, imar kararlarının kişisel beklentiler ya da spekülatif taleplerle değil, bilimsel veriler ve kamu yararı doğrultusunda alınması gerektiğini belirtti.
Kentteki Oğlaklı bölgesine de değinen Bucak, burada kısa sürede büyük ölçekli bir yerleşim alanı oluşturulduğunu ancak altyapı, ulaşım, sosyal donatı ve kamusal hizmetlerin aynı hızda gelişmemesinin sorunlara yol açtığını ifade etti. Bu durumun önemli bir deneyim sunduğunu söyleyen Bucak, konut üretiminin ulaşım, altyapı, eğitim, sağlık, yeşil alan ve sosyal yaşamla birlikte bütüncül planlanması gerektiğini vurguladı.

“İMAR PLANININ TEMEL AMACI SAĞLIKLI KENT ÜRETMEK”

Bucak ayrıca, “İmar planlarının temel amacı arsa üretmek değil, sağlıklı kent üretmektir” diyerek, sağlıklı kent üretildiğinde arsa ve konut ihtiyacının zaten planlama sürecinin doğal sonucu olarak ortaya çıkacağını ifade etti.

“ÜST ÖLÇEKLİ PLANLAR GÜNCELLENMELİ”

Konut arzı ve talebine ilişkin imar revizyonu planları sorusuna yanıt veren Bucak, planlama hiyerarşisini teknik olarak açıkladı. Çevre Düzeni Planı’nın (ÇDP) üst ölçekli plan olduğunu ve genellikle 1/100.000 veya 1/50.000 ölçekte hazırlandığını belirten Bucak, büyükşehir belediyelerinin 1/25.000 nazım plan, 1/5.000 nazım plan ve 1/1.000 uygulama imar planlarında çalışabildiğini, ancak bu planların üst ölçek planlara uygun olması gerektiğini söyledi. Bucak ayrıca, üst ölçekli planların güncellenmesinin alt ölçekli planların daha sağlıklı sonuçlar üretmesini sağlayacağını ifade etti.

“PLAN REVİZYONU YALNIZCA KISA VADELİ PİYASA BEKLENTİLERİNE GÖRE YAPILMIYOR”

Konut arzı ve talebinin planlama süreçlerinde sürekli takip edildiğini belirten Bucak, plan revizyonlarının yalnızca kısa vadeli piyasa beklentilerine göre yapılmadığını söyledi.

“DEPREM SONRASI KENTLERİN DEMOGRAFİK YAPISI DEĞİŞTİ”

Diyarbakır’ın mevcut üst ölçekli planlarının 2012 yılına dayandığını hatırlatan Bucak, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından hem deprem yaşayan hem de göç alan kentlerin demografik yapısının değiştiğini ifade etti. Diyarbakır’ın da hem depremden etkilenen hem de göç alan kentlerden biri olduğunu vurgulayan Bucak, bu durumun konut talebini önemli ölçüde artırdığını söyledi. Bu nedenle yalnızca alt ölçekli imar planlarının yeterli olmayacağını belirten Bucak, üst ölçekli planların nüfus projeksiyonları, göç hareketleri, iklim değişikliği, afet riskleri, ulaşım sistemi, tarım alanlarının korunması ve yeni sosyal ihtiyaçlar dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

BAKANLIKĞIN ONAYINI BEKLEYEN PLAN

Bucak, 1/25.000 ölçekli planların halen ilgili Bakanlık onayında olduğunu da hatırlattı.

“İKİ TEMEL SORUMLULUK BİRLİKTE YÜRÜTÜLMELİ”

Kent yönetiminde iki temel sorumluluk bulunduğunu hatırlatan Bucak, birincisinin kentin 30-40 yıllık geleceğini planlamak, ikincisinin ise bugün yaşayan yurttaşların yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına yanıt vermek olduğunu belirtti. Bucak, bu iki yaklaşımın birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurguladı.

“KONUT VE KİRA ARTIŞI ÇOK BOYUTLU BİR SORUN”

Kira ve konut fiyatlarındaki artışların yalnızca imar politikalarıyla açıklanamayacağını ifade eden Bucak, Türkiye genelinde benzer bir tablo yaşandığını söyledi. Bucak, yüksek enflasyon, inşaat maliyetleri, finansmana erişim zorlukları ve ekonomik koşulların konut piyasasını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Diyarbakır’ın özel durumuna da değinen Bucak, 6 Şubat depremleri sonrası göçün konut talebini artırdığını söyledi. Bucak ayrıca, benzer durumun Ankara gibi kentlerde de yaşandığını ifade etti. Diyarbakır’daki konutların Türkiye ortalamasına göre daha büyük ve yüksek standartlı üretildiğini dile getiren Bucak, yapı ruhsatı alınan konutların Türkiye genelinde ortalama 90-110 m² iken Diyarbakır’da 120–150 m² olduğunu söyledi.

Diyarbakır'da biçer döver tarlada alev aldı
Diyarbakır'da biçer döver tarlada alev aldı
İçeriği Görüntüle

Metrekare fiyatlarına ilişkin olarak ise Türkiye genelinde ortalamanın yaklaşık 40.486 TL/m², Diyarbakır’da ise yaklaşık 32.006 TL/m² olduğunu aktaran Bucak, buna rağmen daha büyük metrekareli konutların toplam maliyetleri yükselttiğini ifade etti.

“KONUT ARTIK SADECE BARINMA DEĞİL, YATIRIM ARACI”

Bucak, konutun giderek bir yatırım aracına dönüşmesinin fiyat artışlarını etkilediğini söyledi. Yüksek enflasyon dönemlerinde vatandaşların birikimlerini korumak için konuta yöneldiğini, bunun da yatırım amaçlı talebi artırdığını belirten Bucak, yeni konutların önemli bir kısmının yatırım amacıyla satın alındığını ve bazı kişilerin birden fazla konuta sahip olmasının barınma sorununu derinleştirdiğini ifade etti. Bu nedenle çözümün yalnızca konut üretimini artırmak olmadığına dikkat çeken Bucak, sosyal konut politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“SOSYAL KONUT VE FİNANSMAN POLİTİKALARI GEREKLİ”

Bucak, dar ve orta gelirli kesimlerin konuta erişimi için sosyal konut modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, uygun finansman olanaklarının oluşturulması ve ilk kez ev sahibi olacak yurttaşların desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Konut finansmanına erişimdeki zorlukların da piyasayı etkilediğini belirten Bucak, yüksek kredi faizleri nedeniyle özellikle ilk kez ev alacakların zorlandığını ifade etti. Bu ortamda nakit sermayeye sahip yatırımcıların piyasadaki ağırlığının arttığını söyleyen Bucak, bunun da fiyatları yükselttiğini belirtti.

“BELEDİYELERİN GÖREVİ SAĞLIKLI YAŞAM ALANLARI ÜRETMEK”

Bucak, yerel yönetimlerin temel sorumluluğunun planlı kentleşme, altyapı üretimi ve sosyal konutlara uygun alanların planlanması olduğunu söyledi.
Konut ve kira sorunlarının yalnızca imar meselesi olmadığını vurgulayan Bucak, ekonomik, sosyal ve mekânsal politikaların birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Barınma yalnızca bir konut meselesi değil, insan onuruna yakışır yaşamın temel unsurudur” diyen Bucak, sosyal konut politikalarını sosyal adalet ve eşit yaşam hakkının gereği olarak gördüklerini belirtti.

Muhabir: Güneş OCAĞA