Özgür Özel Manisa'da açıklama yaptı: Elimizi sıkmayanlar Saray rejimiyle anlaştı

Özgür Özel, İzmir’de düzenlenen mitingin ardından memleketi Manisa’ya gitti. Manisalılar Özel'i CHP İl Başkanlığı önünde karşıladı.

Özel'in Manisa'da yaptığı açıklamada şu vurgular öne çıktı:

ELİMİZİ SIKMAYANLAR SARAY REJİMİYLE ANLAŞTI

Hareket Yönetimi: AK Parti -MHP gerekli adımları gecikmeden atmalı
Hareket Yönetimi: AK Parti -MHP gerekli adımları gecikmeden atmalı
İçeriği Görüntüle

“Öyle bir noktaya geldi ki iş, bizim azmimiz, kararlılığımız, sizlerin sahiplenmesi, Manisa gibi bir şehirde yüzde 60, Denizli gibi bir şehirde yüzde 60, Türkiye’nin yüzde 65 belediyeleri kazanmak, nüfusun yüzde 84’ünü yönetmek ve genel başkan olduktan sonra söz verdiğim gibi sadece 5 ay sonra, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak... Ak Parti’yi 24 yıl sonra ilk kez geçmek... İşte bizim suçumuz bu. Yıllardır, aylardır sürekli aynı tehdit, aynı şantaj, ‘Git Ankara'ya, dön koltuğunda otur, partide rahat et.’ Yani dedikleri şu: ‘Biz bizi yenen, bize direnen, biz cumhurbaşkanı adayını içeriye atınca ona sahip çıkan, iftiraları ifşa eden, mücadeleyi örgütleyen ve iktidara yürüyen bir genel başkan istemiyoruz. Ya yolumuzdan çekilin ya da biz seni çekmesini biliriz’ dediler.”

“KAYYIM ATAMAYA KALKTILAR, KURULTAYI TOPLADIK”

“Kayyım atamaya kalktılar, kurultayı topladık. İlk turda 12 farkla kazandığımız kurultayı, oy kullanan bütün üyelerin, sadece bugün butlan peşinde giden 20 küsur milletvekili hariç oy kullanan bütün üyelerin desteğiyle yeniden seçildik biz. Yine durmadılar. Bu sefer İstanbul İl Kongremizi iptal edip yerine bir kayyım... Partiden belediye başkan adayı yapılmayınca istifa etmiş, partiye dünya kadar laf etmiş bir kayyımı koydular. O kongre iptal oldu. ‘Kongrede fark 12'ydi, kongreniz sakatlandı’ dediler. Yine gittik, yine bütün delegelerin noterden imzasını aldık. 21 Eylül günü Ankara'da, İstanbul delegeleri olmadan yeniden seçim yaptık ve o delegelerin geçerli oyların tamamını alarak, İstanbul olmadan tamamını alarak bir kez daha Genel Başkanı seçtik.”

“İFTİRACILAR MAHKEME KARŞISINDA REZİL OLDULAR”

“O 12 farkı, ikinci turda 250 farkı murdar etmeye ve kongreyi kirletmeye çalışan, oradan buradan delibozuk iftiracıların ifadelerini alanlar mahkeme karşısında rezil oldular, ceza davasına gidildi. O sözleri söyleyenlere soruldu: ‘Sen bunu demişsin, nerede gördün?', 'Görmedim', 'Niye söyledin?', 'Başkasından duydum', 'Kimden duydum? Kimden duyduğumu da unuttum' Böyle ifadeler verdiler.

Kurultaya gittik, rakip bekledik, rakip yok. 'Yanlış yapıyorsun, ben daha iyi yönetirim' diyen yok. Önceki dönem biliyorsunuz imza vardı. Mevcut genel başkan binin üzerinde imza toplardı, kalan imzadan sen yüzde 10 imza, sonra 5'e indirdik. Tüzüğü değiştirdim, 'Mevcut başkan imza toplamaz' dedik. 1300 imza herkese açık, 'Ben toplamıyorum' dedim, toplamadım. Bir tek rakip aday çıkmadı. 'Gelin yarışalım' kimse yarışmadı. 'Çıkın eleştirin' kimse bir şey söylemedi. Ama bir yandan o Ak Partinin yargı kollarının açtırdığı butlan davasını takip etmeye devam ettiler. Görev verdik, 'Türkiye'yi gezin, partiyi anlatın, asgari ücretliye anlatın' dedik. Görev verdiğimiz yere gitmediler. Dönüp mahkeme başkanına teklifler yaptılar, baskılar yaptılar. Bizimle konuşmayanlar, elimizi sıkmayanlar arka tarafta Saray rejimiyle anlaştılar.”

“BÜTÜN ANKETLERDE BİRİNCİ PARTİ DÜZEYİNE GELDİK”

“Son kurultay 1303 delegenin oyunu aldım, 3'ünü bile kendime saymıyorum dedim. Dedim ki: 'Bunu partinin birliğine, beraberliğine ve iktidar yürüyüşüne verilen destek olarak görüyorum. Gelin bir olalım, birlikte olalım' dedim ve çıktık yol yürümeye başladık. Hepiniz biliyorsunuz, ilk aday olduğumda 'Bir seçim kaybedersem durmam' demiştim, ilk seçimi kazandım. Yerel seçimlerde bir büyük başarıyı genç, çevik ekibimizle, kadınlarla ve örgütümüzün öncülüğüyle başardık. O günden bugüne her ankette parti birinci parti. Kongre öncesi yüzde 13'te aldığımız partiyi yüzde 20'ye, 25'e, seçim günü 38'e ve seçimden beri bütün anketlerde de birinci parti düzeyine getirdik.”

“Nasıl Manisa'da yüzde 6 ile başlayıp yüzde 60 son noktaya geldiysek, Türkiye'de de 28 Mayıs 2023 seçimlerinden sonra herkes kahrolmuşken, bu sokaktan gelen geçen kalmamışken, öğretmenevi boşalmışken, aşağıda CHP'lilerin gittiği kahvelerde kimse kimsenin yüzüne bakmıyorken, herkes yerdeki gazoz kapağını tekmeliyor, göz göze gelmiyorken, gençler yurt dışına gitmeyi hesaplıyorken, yüzde 12.7 ile partiyi aldık. Bugün geldiğimiz yerde son seçimde 38 aldık, birinci partiyiz ve bütün mücadele buna yönelikti, bizi durdurmaya yönelikti.”

“BU KONU PARTİ İÇİ MESELE DEĞİL”

“Hiç şimdi kıvırmayalım. Şimdi 2 milyon üyeye direkt soralım. Açık söylüyorum, rakip çıksın yarışalım. Beni geçen birisi olursa elini öpeceğim, ömrüm boyunca peşinde gezeceğim. Ayrıca öyle en yüksek oyla değil, yüzde 50 ile değil; ben bu üyenin, bu şartlar altında en son 2011 mart ayında yüzde 84’ünü almıştım. İddia ediyorum, sandığı koyun, oy kullanan üyelerin yüzde 85’i istemezse, yüzde 80 oy alsam görevi kabul etmeyeceğim. Partili iseniz, demokrasiye inanıyorsanız ve partinin iktidar yürüyüşünü durdurmak istemiyorsanız yolu açın, iktidar yolundan çekilin. Bırakın CHP iktidara yürüyor.”

“Bu konu parti içi bir mesele değil. Bu mesele benimle Kemal Bey arasında değil; millet ile Ak Parti arasındadır. Ak Parti; 20 bin lira maaşla yüzüstü bıraktığı, vefasızlık yaptığı emeklinin gazabından kurtulmak için; 28 bin lira ile ‘Ya evde otur aç kal ya karnını doyur sokakta kal’ dediği asgari ücretlinin öfkesinden kurtulmak için; perişan ettiği çiftçiyi ve siftahsız dükkan kapatan esnafın gazabından kurtulmak için CHP’yi karıştırmaya, CHP’yi bölmeye, CHP’de ikilik çıkarmaya, CHP’yi yolundan etmeye çalışmaktadır. Çünkü biz ilk günden beri yoksulluğa savaş açtık. Yoksulluğu yönetmek değil, yok etmek üzere yola çıktık. Soma’nın hakkını yedirmedik ve madencinin yanında durduk, emekçinin yanında durduk.”

“BU ANLAYIŞLA SANDIĞA GİDİLİRSE YİNE REKOR KIRILACAK”

“Biliyor ki Ak Parti, bu Cumhuriyet Halk Partisi bu yönetim anlayışıyla sandığa giderse 31 Mart’ta olduğu gibi rekorlar kırılacak, suskunlar sandıkta konuşacak. Ses etmeyenler, sorulan sorulara cevap vermeyenler, endişelerinden dolayı sokağa dökülmeyenler içini sandıkta dökecekler. Yine seçimden önce ‘Biz kazanıyoruz’ diye sandıkları seçimde nasıl tarihi hezimet yaşadılarsa ilk seçimde onları mutlaka yeneceğiz. Onların yenilmesinden korkan ne kadar yandaş müteahhit, ne kadar yolsuzluğa bulaşmış ve ne kadar bu milletin kanını emen kene varsa Ak Parti’yi iktidarda tutmak için partimize her türlü iftirayı, her türlü hakareti, her türlü saldırıyı yapıyorlar. İşte bu yüzden bize yapılan saldırı emeklinin insanca yaşama hakkına yapılan saldırıdır. CHP’ye yapılan saldırı tüm işçilerin grevli toplu sözleşmeli sendikal haklarına kavuşma umuduna yapılan saldırıdır. Bize yapılan saldırı vatandaşlık temel geliriyle yoksulluğu yok edeceğimize yapılan saldırıdır. Bize yapılan saldırı YÖK’ü yok edip üniversiteleri özgürleştirme inancımıza yapılan saldırıdır. Bize yapılan tüm saldırılar aslında toplumu sindirmek, sindirdiği toplumu ayağa kaldıranlara had bildirmek ve bir mücadeleyi, bir yürüyüşü durdurmak için yapılan saldırıdır.”

“BU MÜCADELEDEN ÖLMEK VAR, DÖNMEK YOK”

“Size söz veriyorum. Bu mücadeleden ölmek var, dönmek yok. Her şeyi alabilirler, otobüslerimizi aldılar, araçlarımızı aldılar, binamızı aldılar, personelimizi aldılar. Biz o binaya geldiğimizde o binanın ışıklarını seçim akşamları erkenden söndürmemenin, sabaha kadar yanmasının sözünü vermiştik. Benim o binayla ilişkim seçimi akşamı ışıklarının sönmemesi üzerindedir. Bu parti binalarda kurulmadı, binalardan yönetildiğinde yükselmedi. Bu parti ne zaman bu binalardan çıktı, sokağa indi, meydana koştu, vatandaşla buluştu. Bu parti o zaman birinci parti oldu. Bu partiyi kimseye bırakmam, kimseye teslim etmeyeceğim.”

Kaynak: HABER MERKEZİ