Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin yeni genel merkezi binasında ilk kez gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısına katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Özel, yol haritalarına dair değerlendirmelerde bulundu.
Yapılan bağışlarla 539 milyon liralık bir bütçe oluşturduklarını ve üye sayısının 600 bini aştığını söyleyen Özel, "Yeni Parti'de ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanı doğrudan üyelerimiz seçecek" dedi. Tüm yönetici makamlarında 'en fazla üç dönem' kuralı uygulanacağını da belirten Özel, "Kendi adıma şu kuralı koyuyorum; gireceğim ilk seçimde partiyi birinci parti yapmazsam, partiyi iktidar partisi yapmazsam derhal kurultaya gideceğim, görevimi benden sonraki genel başkanımıza devredeceğim" dedi.
Silivri'de süren İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına da değinen Özel, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının yer aldığı "Millet Şahidimdir" kitabının yasaklanmasına sert tepki gösterdi. Özgür Özel, "Yaptırılmayan savunmasını kitap olarak yazdı, basımevini bastılar, kitaplara el koydular, basımını dağıtımını yasakladılar! Erdoğan'ın atadığı Adalet Bakanı demiş ki, 'Canlı yayını hâlâ istiyorlar mı?' Ekrem İmamoğlu adına da söylüyorum, partinin genel başkanı olarak da söylüyorum. Bütün arkadaşlarımızın yargılanmalarının eksiksiz olarak şu anda yayınlanmasını istiyoruz. Hodri meydan" çağrısında bulundu.
Kuzey Kıbrıs'taki gemi faciasına da değinen Özel, "Cenazeler kalkmadan olayın kendine yönelik bir şey söylemeyeceğiz. Meselenin tüm yönleriyle araştırılması ve sorumlularının kanun önünde ve millet önünde mutlaka hesabını vermeleri gerekiyor" dedi.
GİRNE GEMİ FACİASI: "SORUMLULAR MİLLET ÖNÜNDE HESAP VERMELİ"
"Biz buraya bir siyasi mühendislikle, kapalı kapılar ardından yapılan hesaplarla gelmedik. Bizi buraya millet getirdi" diyen Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Girne'deki yolcu gemisi kazasından hemen sonra 6 kişilik bir heyeti hem adada görevlendirdik hem de Silifke'de. Bundan sonraki süreci yakından takip ediyor olacaklar. Kardeş partimiz CTP'nin Genel Başkanı Sayın Tufan Erhürman ilk andan itibaren bizleri düzenli olarak bilgilendirdi. Konuyla ilgili bilgilendirmeleri takip ediyoruz. Adetimiz değil, cenazeler kalkmadan olayın kendine yönelik bir şey söylemeyeceğiz. Ümit ediyoruz kayıplarımıza sağlıklarıyla birlikte ulaşırız. Vefatlar ve vefat ihtimali hepimizi çok derinden üzdü ama çok daha büyük bir facianın da hemen kıyısından dönüldüğü ilk verilerden anlaşılıyor. Cenazeler kalktıktan sonra, meselenin tüm yönleriyle çok fazla araştırılması ve sorumlularının kanun önünde ve millet önünde mutlaka bunun hesabını vermeleri gerekiyor."
"BİZİ BURAYA MİLLET GETİRDİ"
"Bugün çalışmak üzere ilk kez 'Bismillah' diyerek genel merkezimizin kapısından hep birlikte girdik. İlk toplantımızı, aynı zamanda ortak katılımcılarla üç toplantımızı birden yapıyoruz. Hem Kurucular Kurulu üyelerimiz —ki her birisi grubumuzun milletvekilleri— hem Parti Meclisimiz, hem de kapalı grup toplantımızda almamız gereken kararları almak üzere üç toplantıyı peş peşe yapmak üzere buradayız. Ayrıca Parti Meclisimizin genç yedek üyeleri de toplantımıza katılmış durumdalar. Biz buraya kolay gelmedik. Biz buraya bir siyasi mühendislikle ya da masa başında kendi çizdiğimiz bir o yol haritasıyla ya da kapalı kapılar ardında yapılan hesaplarla gelmedik. Bizi buraya millet getirdi. Milletin inancı, mücadelesi ve umudu getirdi. Halkımız bir değişim istiyordu. Ülkenin ana muhalefet partisine, onun yönetim kadrolarına yargı eliyle yapılan müdahale bardağı taşıran son damla oldu. Çareyi Anadolu'ya gitmekte, Trakya'ya gitmekte, bölgeleri temsil edebilen 22 şehirde vatandaşımıza istikamet sormakta ve rotayı onların belirlemesinde bulduk. Gezdiğimiz şehirler bizden bir şey istedi. Dedi ki, 'Siyasette yeni bir yol açmalısınız.' İşte biz o sese kulak verenler olarak ve o sesin talimatıyla tarihin doğru tarafında duranlar olarak geldik. Yeni Partinin adını bile milletimiz sokaklarda, kahvelerde, işçi servislerinde, tarlalarda, fabrikalarda koymuştur. Yeni Partiyi bu salondaki 91 kişi evrakları tamamlayıp dilekçesini vererek kurmadı, millet kurdu, adını millet koydu, bütçesini de bağışlarıyla milletimiz oluşturdu. Biz gücümüzü sadece milletten alıyoruz."
"BU BİNAYI '3 AY SONRA KİRA ÖDEYEBİLİRİZ' DİYEREK TUTTUK"
"Bu binayı '3 ay sonra kira ödeyebiliriz' diyerek tuttuk. Yani ilk 3 aylık kirayı ondan bundan bularak ya da kendi aramızda toplayarak dahi değil, 'Kira ödeyeceksek 3 ay sonra ödeyebiliriz' diyerek tuttuk. Gelecek aydan itibaren kirası ödenmeye başlayacak. Ne harcama yapıyorsak, kuruluş kurultayımızda sayman arkadaşımız her birini tane tane açıklayacak, tüm dokümanları ortaya koyarak gerçek kurucularımızın incelemesine açacak."
"539 MİLYON LİRALIK BÜTÇE OLUŞTU"
"Yeni partinin her bir kuruşu, kendi gönülleriyle üye kayıtları açılmadan önce yaptıkları, adı belli, soyadı belli, TC'si belli, telefonu belli gerçek kişilerden oluşan 152 bin bağışçımızın ve bugün geldiğimiz noktada partiye kaydolan üyelerimizin giriş aidatlarıyla ve aylık ödemeyi taahhüt ettikleri aidatların ilk taksitleriyle oluştu. Ve şu ana kadar bağışçılarımızdan ve yeni kayıt olan üyelerimizin ilk aidatlarıyla birlikte 539 milyon liralık bir bütçemiz oluştu. Bu tarihte görülmemiş bir teveccühtür. Bizim kasamızdaki servet para değil, milletin bizlere olan güvenidir, yarınlara olan inancıdır. İşte biz bu güvenin sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz ve taşımaya devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz."
"ÜYE SAYIMIZ 600 BİNİ AŞTI"
"Online üyelik kampanyamız 13 Ağustos tarihinde başladı. 18 günde partimize üye olan vatandaşlarımızın sayısı an itibarıyla 600 bini aşmış durumdadır. Bunlardan 400 binden fazlası online üyelik. Yani kişilerin kendi kendine kayıtlarını yaptırdıkları, kendilerini partilerine tanıttıkları, hangi alanlarda görev almak istediklerini belirledikleri ve üye aidatlarını belirleyip ödeme taahhütlerini kredi kartıyla yapan 400 bin üyemiz var. Ayrıca 200 bin üyemiz de formlarla ve yerinde aidat ödeyerek ya da diğer aidat ödeme biçimleriyle üye oldu. Elbette tüm siyasi partilere saygımız var ancak üye sayısıyla en çok övünen Adalet ve Kalkınma Partisinin kurulduktan bir yıl sonra 400 bin üye kaydedebildiğinin ve Yeni Partinin 18 günde bunun bir buçuk katı olan 600 bin üyeye ulaşmış olmasının son derece önemli olduğunun altını çizmek istiyorum."
"72 İL VE 857 İLÇEDE ÖRGÜTLENDİK"
"Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefiyle partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme modelini terk ediyoruz. Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu'nun gereğini yerine getirmek için teknik bir görev olacak. Yeni Partide ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanı doğrudan üyelerimiz seçecek. Yeni Parti her üyeye bir oy, her oya da eşit söz hakkı verecek. Partimizi 24 Temmuz'da hep birlikte kurduk, bugün itibarıyla 72 il ve 857 ilçede tam anlamıyla örgütlenmiş durumdayız. Geriye kalan 9 ille ilgili de bu hafta içinde işlemler tamamlanacak. Bu da Türkiye siyasi tarihinde görülmemiş bir hız, görülmemiş bir başarı ve görülmemiş bir orandır."
"İLK SEÇİMDE PARTİYİ BİRİNCİ PARTİ YAPMAZSAM KURULTAYA GİDECEĞİM"
"Tüm yönetici makamlarında en fazla üç dönem kuralı uygulanacak. Kendi adıma şu kuralı koyuyorum, gireceğim ilk seçimde partiyi birinci parti yapmazsam, partiyi iktidar partisi yapmazsam derhal kurultaya gideceğim, görevimi benden sonraki genel başkanımıza devredeceğim."
"GEÇİM OLMADIĞI İÇİN SEÇİM İSTENİYOR"
"Vatandaşın en büyük meselesi seçim ama geçim olmadığı için seçim. Bu iktidardan umut kalmadığı için, geçinebilmek için bir seçim ve bir iktidar değişikliği istiyor. Sofrada, pazarda, fabrikada, tarlada, okul önünde, adliye kapısında ateş düştüğü yeri yakar ya, biz tam da o ateşin düştüğü yerde siyaset yapıyoruz. O ateş nereye düşmüşse oradayız. Dert kiminse ortak derdimiz, paylaşıyoruz. Kimin hakkı yenmişse onun yanında duruyoruz. Ateşin düştüğü yerde siyaset yapıyor, o ateşi söndürmek için iktidara aday oluyoruz."
"YARGILANMALARININ EKSİKSİZ OLARAK YAYINLANMASINI İSTİYORUZ"
"15,5 milyon insanın sandığa gidip oy verip cumhurbaşkanı adayı yaptığı Ekrem İmamoğlu, hiçbir delil sunulmadan, hiçbir kanıt gösterilmeden, gizli tanıklara oyuncu değişikliği yaptırılarak ve birtakım iftiracıların beyanlarıyla 17 aydır tutuklu. Onu hapse atmak için 'terörist' dediler, 'casus' dediler, 'seçimlerde oy çaldı' dediler, 'diploması sahte' dediler, 'yolsuzluk yaptı' dediler, yetmedi. Duvardaki resmini indirdiler, metrodaki sesini yasakladılar, yetmedi. Bu hukuksuzlukları anlatan gencecik avukatı Mehmet Pehlivan’ı aldılar içeriye attılar. Yani avukatsız bıraktılar.
Ekrem İmamoğlu bütün duruşmalar boyunca bekledi, söz istedi, 'Savunma sıran gelince' dediler. Savunma sırası geldiği gün 'Sana ve avukatlarına toplam 5,5 saat yeter, 6 saat yeter' dediler. 12 Eylül'de 20 gün süren savunma var, darbecinin mahkemesi bunu yapmamış. FETÖ'cüler kahraman subaylarımızı, amiralleri, generalleri yargılarken savunmaya süre koymamış. 'Bu kadar sürede yapmıyorsan susma hakk sayarım' deyip duruşmayı kapattılar. 18 Ağustos'ta açınca yine vermediler. Ve Ekrem Başkan savunmasını 'Millet Şahidimdir' diye bir kitap haline getirdi. Hangi savunmasını? Biz 'canlı yayınlansın' dediğimiz, Devlet Bey'in 'İyi olur' dediği, Tayyip Bey'in 'Devlet Bey istiyorsa olur' dediği ama biz söylememize rağmen kimsenin gerekli yasal düzenlemeyi yapmaya yanaşmadığı, canlı verilmeyen, cansız bile olsa yaptırılmayan savunmasını kitap olarak yazdı. Basımevini bastılar, kitaplara el koydular, basımını dağıtımını yasakladılar.
Erdoğan'ın atadığı Adalet Bakanı demiş ki, 'Canlı yayını hâlâ istiyorlar mı?' Ekrem İmamoğlu adına da söylüyorum, partinin genel başkanı olarak da söylüyorum. Ekrem İmamoğlu ve bütün arkadaşlarımızın yargılanmalarının eksiksiz olarak şu anda yayınlanmasını istiyoruz. Hodri meydan!"




