https://bs.serving-sys.com/Serving/adServer.bs?cn=display&c=19&pli=1077887043&gdpr=${GDPR}&gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_68}&adid=1086907057&ord=[timestamp]

Kütahya’da yaşayan ve tatil için Diyarbakır’a gelen Eylem Işıklı, rutin gebelik kontrolü için gittikleri Memorial Dicle Hastanesinde bebeğinin karnında 5 santimlik bir kist olduğunu öğrendi. Işıklı ailesi, doğuma kadar sürecin takibi için kentte kaldı. Doğum sonrası 7. günde yapılan başarılı bir ameliyat ile sağlığına kavuşan bebek, ameliyattan 1 gün sonra evine taburcu edilerek ailesinin kucağına verildi.

Op. Dr. Taner Kamacı, bebekte mezenter kisti denilen bir rahatsızlık olduğunu söyledi. Anne karnındayken teşhisi konulduğunu aktaran Dr. Kamacı, “Kadın Doğum Uzmanı Dr. Yunus Çavuş tarafından takip edildi. 29. haftada yapılan ultrason sonucunda karnın içinde bir kist olduğu tespit edildi. Yaklaşık 5 santimetrelik bir kist vardı. Bu kisttin neyden kaynaklı olduğu belli değildi. Gebelik süresince bizimde takibimizde oldu hastamız. Doğumdan sonra hastayı değerlendirdik. Yaptığımız tetkiklerde de karnın içinde yaklaşık 5 santimlik bir kist olduğunu gördük. Ancak bu kisttin kaynağına yönelik ultrason bize net bir bilgi vermedi. Acaba yumurtalıktan kaynaklı bir kist midir, bağırsaktan kaynaklı mı, bir duplikasyon kisti midir, karaciğerden kaynaklı bir kist midir? Emin olamadık. Büyük bir kist olması ameliyat gerektiriyordu” dedi.

Hastanın hazırlıklarını yaptıktan sonra yedinci gününde ameliyatı gerçekleştirdiklerini belirten Dr. Kamacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kapalı Laparoskopik yöntemle ameliyatını yaptık. Kapalı kamerayla girip baktığımızda hastamızın bağırsaklarından kaynaklı kisttin olduğu görüldü. Laparoskopik yöntem ameliyatla tamamını çıkarttık. Bağırsağına herhangi bir zarar vermeden aldık. Bu işlemden sonra hastamızı bir gece yatırdıktan sonra ertesi gün şifa ile taburcu ettik. Yaklaşık 20 ile 40 bin doğumda bir görülen hastalık nadir görülen hastalıklardan bir tanesi. Sebebi tam olarak bilinmiyor. Teoriler var ama kesin bir sebebi belli değil. Bildiğimiz bir genetik altyapısı yok. Tabi bu tür hastalıklarda ailevi yatkınlık oluyor.”

“Altı ay geç gelseydi o kist delinebilirdi”

Gebelik takiplerinin çok önemli olduğunu aktaran Dr. Kamacı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu hastalıkların çoğu gebelik takiplerinde tanısı konulamıyor. Maalesef çoğu zaman bağırsak düğümlenmesiyle, bağırsak tıkanmasıyla veya patladıktan sonra kistin delinmesiyle daha çok büyük yaşlarda; altı aylıkken, bir, iki yaşında, bazen erişkin dönemimde çoğunlukla bize geliyorlar. Gebelik döneminde tanının konulması sık değil, erken teşhisin konulması bu tür komplikasyonların önüne geçmiş oldu. Gebelik takibi çok önemli. Bu hastamızda olduğu gibi gebelik teşhisi konulmasaydı bu kadar erken ameliyatını yapmasaydık kistin bir duvarı çok incelmişti. Altı ay geç gelseydi o kist delinebilirdi.”

Anne Eylem Işıklı, Kütahya’da öğretmen olduğunu, orada doktor takibinde olduğunu ifade etti. Diyarbakır’da ailesinin yanına geldiğini ve şans eseri doktor kontrolüne gitme kararı aldıklarını kaydeden Işıklı, “Şans eseri kistin 29. haftada oluştuğunu öğrendik. Kist oluşunca burada kalmaya, doğumu burada gerçekleştirmeye karar verdik. Taner Hocam ve kadın doğum doktorumuzla gebelik sürecini tamamladık. Ameliyatı da burada gerçekleştirdik. Şimdi de taburcu olduk, geri döneceğiz. Benim için bebek doğduğu gün doğdu sayılmazdı. Çünkü stresliydik. Bebeğimizin karnında bir kist var. Süreç ne gerektiriyor bilmiyorduk. Ameliyat olduktan sonra taburcu olup eve gittiği gün yeniden doğmuştu. Hatta bizi arayıp gözün aydın olsun, asıl şimdi hayırlı olsun diyen akrabalarımız vardı” şeklinde konuştu. (İHA)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol