Bitlis’in Tatvan ilçesinde “Tatvan’da kültür var, sanat var, biz varız” şiarıyla 58’incisi düzenlenen Tatvan Kültür ve Sanat Festivali, 7’nci gününde devam ediyor.
Festival bugün “Wêje û ziman” paneli ile başladı. Festival alanında gerçekleşen panele, Kürt Yazarlar Miraz Roni ve Mehmet Can Demir panelist olarak yer alırken panelin moderatörlüğünü ise Van’ın Erciş ilçesinde faaliyet yürüten ARSİSA Kültür, Dil Sanat Derneği yöneticisi Keziban Çelebi yaptı. Panele kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Panelistlerin tanıtımıyla başlayan panel Kürt Dili ve Edebiyatı üzerine tartışmalarla başladı.
'DİL BİR İNSANIN VÜCUDUNDAKİ KAN GİBİDİR'
Kürtçenin hala baskı ve asimilasyon politikaları sebebiyle engellerle karşı karşıya olduğunu belirten yazar Mehmet Can Demir, dilin varlığına ve mücadelesine dikkat çekti. Demir, “Dilin kendine özgü bir alanı var. Dil sadece iletişim aracı değil, varlığı ortaya koyan bir semboldür" dedi. Dilin konuşulmadığı sürece unutulmaya yüz tuttuğunu belirten Demir, "Her dilin bir kökü var. Ve bu kök yaşamın sonuna kadar devam ediyor. Dil bizim kültürümüzdür, hiçbir kültür dilsiz değildir. Yaşadığımız ülkede çeşitli kültürler var ve bizler de Kürt kültürü içinde yaşıyoruz. Eğer bir halk kendi dili ile konuşursa, başta kültürü olmak üzere birçok temel hakkı için ilerleme kaydeder. Dilin kudreti sadece kelime ve harfte değil, kullanımı ile ilgilidir. Dilimizi sadece eve ve sokağa değil bütün dünyaya yaymamız gerek. Herkes Kürtçeyi tanımalıdır. Halkın aydınları eğer çalışmalarını kendi dilinde yaparsa dil daha çok güçlenir ve varlığını herkese tanıtır. Dil bir insanın vücudundaki kan gibidir” diye konuştu.
'KÜRT EDEBİYATI KÖKLÜ BİR GEÇMİŞE SAHİPTİR'
Arından Kürt edebiyatı ve edebiyatçılarına değinen yazar Miraz Ronî, “Kürt Edebiyatı deyince, Kürtlerin asırlar önceki durumlarını görüyoruz. Kürt Edebiyatı köklü bir tarihe sahiptir. Kürt edebiyatı toprak, ideoloji ve siyaset üzerine şekillenmiştir. Hala bile birçok Kürt yazar ve sanatçı ülkeden sürgün edilmiş ya da sanatını icra edemiyor” ifadelerini kullandı.
Panel soru ve cevaplar ile son buldu.





