Vecdi ERBAY - İZLENİM
Ancak Arif'in dediğine göre, 'normal' zamanda bu kadar da sakin değilmiş kafe. Bunu garson da teyit etti. "Nasıl bilmezsiniz" der gibi, "Bugün maç var ya, herkes maça gitti" dedi garson.
Yüksek Kahve'den halkın takımı Amedspor'a tebriklerhttps://t.co/fgzkmbv7eL pic.twitter.com/WWe54jU2x5
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) August 17, 2026
Amedspor, Erzurumspor'u konuk ediyordu bu akşam ve Süper Lig fikstürü açıklandığından bu yana, Amedspor taraftarı bu maçı sabırsızlıkla bekliyordu.
İki takım, 1 Lig'den Süper Lig'e çıkmak için kıyasıya mücadele etmişti. Amedspor kendi sahasında Erzurumspor ile berabere kalmış, deplasmanda ise 2-0 yenilmişti. İki takım arasındaki rekabet tribün olaylarına da sahne olmuştu. Erzurum'daki karşılaşmayı Erzurum'da izleyen Amedspor yöneticisi arkadaşım, "90 dakika boyunca senkronize bir şekilde bize küfür ettiler" demişti. Futbol sadece futbol değildi ve eğer Amedspor deplasmanda galip gelseydi, Erzurumspor taraftarının Amedsporlu yöneticilere saldıracağından emindi. Yöneticilere saldıracaklardı çünkü Amedspor taraftarına 'güvenlik' gerekçesiyle yine yasak getirilmişti.

*
Erzurumspor 1'inci, Amedspor 2'nci olarak tamamladı ligi ve Süper Lig'e çıkmayı başardılar. Süper Lig'in ilk maçında karşılaşmaları, geçen sezonun gergin atmosferi büsbütün dağılmadan gerçekleşecekti. İlk maç, iki ezeli rakibin karşılaşmasından daha öte bir gerginliğe sahne olma tehlikesi taşıyordu.
Geçen sezon, Kürt meselesinin çözümü için adı muğlak bir süreç vardı. Sonunda, 2026-2027 sezonu öncesinde,
TBMM'de 467 milletvekilinin oyuyla "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" kabul edildi. İyimser havayı arkasına alan siyasetçiler, futbol ile ilgili açıklamalarda da bulundular. Cumhurbaşkanı Amedspor yöneticilerini Saray'da ağırladı. AK Parti ve DEM Parti milletvekilleri sporun kardeşlik olduğunu vurguladılar. Bakanlar Amedspor-Erzurumspor maçını tribünden izleyeceklerini duyurdular.
Bu gelişmelerin ardından Diyarbakır'da gerginliğin en aza indirildiğini söylemek mümkün. Maç öncesi faşist siyasetçi Ümit Özdağ ve Erzurumsporlu bir taraftar grubunun mesajlarına rağmen. Özdağ, kendi partisini ve Erźurumspor'u etiketlediği mesajında, "Sevgili Dadaşlar, size başarılar diliyorum. Golünüz bol olsun." demişti. Taraftar grubu ise tezahürat diye galiz küfürlerle sahneye çıkmış, bunu utanmadan kendi sosyal medya hesaplarından paylaşmışlardı.
Amedspor taraftarını kışkırtmaya yönelik bu girişim sonuçsuz kaldı. Bunun nedeni belki bürokratların protokolde yerini almış olmasıydı, belki de süreçle ilgiliydi. Ama sanırım esas olarak maçın sonucuyla ilgiliydi.

*
Yüksek Kahve'ye gitmek için Sanat Sokağı'ndan geçtik. Sanatın icra edilmediği sokağa, daha sonra Kafeler Sokağı denildi. Ancak ilk isim kalıcı oldu. Sokak neredeyse bomboş ama sağlı sollu, irili ufaklı kafeler tıklım tıklım. İnsanlar ekrana kitlenmiş. Maç başlamak üzere ve Arif, bu olağanüstü durumu cep telefonuyla çekiyor.
Caddeye çıktığımızda daha iyi anlıyorum. Stadyuma gidemeyen Diyarbakırlılar evlerine ve maçı izleyebilecekleri kafelere çekilmişlerdi. Ofis semtindeki sokaklar hiç bu kadar tenha olmamıştı.
Yüksek Kahve'de kursî bulmak imkansız gibi bir şey. Kahveyi işleten adam iki kursî bulup getiriyor, elimize tutuşturuyor. İyi ama oturacak yer nerede? Arif becerikli bir Diyarbakırlı. Kalabalık içinde küçük bir koridor buluyor. Ben oturuyorum, o görüntü almak için Yüksek Kahve'nin geniş alanına çıkıyor. Geri döndüğünde boş bıraktığı kursî yoktu. Biri alıp götürmüştü çaktırmadan.
İkinci yarıda Amedspor'un golleri geliyor. Kahvede oluşturulan tribün "gol" sesiyle havaya zıplıyor. Kahveci, televizyonun yanında durarak tezahürat yaptırıyor: "Yeşil" diye bağırıyor, tribün "Kırmızı" diye karşılık veriyor.
Önümüzdeki bina ķayyım tarafından el konulup "Millet Kıraathanesi"ne dönüştürülmeden önce belediyenin misafirhanesi, daha sonra Demokratik Toplum Kongresi'nin merkezi olarak işlev görmüştü. Bina, birçok kalabalığa ve eyleme tanıklık etmişti. Yıllar sonra ilk kez yeniden bir toplumsal itiraza, direnişe ve ortak bir sevince tanıklık ediyordu.
AK Parti il yönetiminde yer aldığını öğrendiğimiz genç adam, en ateşli Amedspor taraftarıydı. Biraz mahcup, "El sıkıştık, barıştık artık" diyordu.
*
Maçı Yüksek Kahve'de izlemenin keyfi bir başkadır. Tuttuğun takım maçı 3-0 alınca keyif katlanıyor elbette.
Öte yandan takımla ilgili insanın aklında dolanan bazı sorular da cevabını bulmuş oluyor.
Maçın teknik analizini işin erbabına ya da atıp tutmak konusunda mahir olanlara bırakalım. Benim takımla ilgili söyleyeceklerim şöyle:
Süper Lig'deki ilk karşılaşmayı kendi evinde 3-0 gibi net bir skorla kazanmak çok güzel bir moral oldu.
Erzurumspor 1. Lig takımı görüntüsünden kurtulamamıştı. Amedspor ise Süper Lig'e daha kolay adapte olmuş izlenimi bıraktı. Erzurumspor maçı kıstas değil bence, ama Amedspor, bir iki oyuncu takviyesi ile, ligde kalmak hedefine ulaşacak gibi göründü.
Amedspor 16 transfer yaptı ve ilk maça 4 eski futbolcusu ile çıktı. Bu 4 futbolcu hem taraftarı hem de rakip takımı tanıyordu. Bu nedenle hocanın tercihinin doğru olduğunu düşündüm.
Dia Saba tatili yatarak geçirmediğini attığı ilk gol ile gösterdi. İlk gol beceri ve yeteneğini ama aynı zamanda formda olduğunu da gösterdi.
Amedspor sahasıyla, tribünüyle, oyunuyla Süper Lig'e yakıştığını, Süper Lig'e ayrı renk ve heyecan katmaya aday olduğunu gösterdi.
Amedspor'un hocası Besnik Hasi'nin hamlelerinde ciddi bir sıkıntı yoktu. Hocanın futbolcular ve yönetimle sağlıklı diyalog kurması önemli. Umarım ligin sonuna kadar uyumlu bir şekilde takımın başında kalır. Her sezon 4-5 hoca değiştirmenin takıma katkıda bulunmadığını geçen sezon tecrübe ettik.
Amedspor bir kulüpten fazlasıdır şiarını unutmadan, tebrikler halkın takımı ve başarılar.




