EKSPRES ÖZEL…

Türkiye’de 2013 yılında başlatılan çözüm sürecinin Erdoğan’ın açıklamasıyla “Buz dolabına kaldırılmasının” ardından 2024 yılında bir kez daha süreç buz dolabından çıkarıldı. 9 yıllık sert ve baskılı sürecin ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile PKK lideri Abdullah Öcalan’ın açıklamaları ile yeni bir süreç başladı.

Bütçe Komisyonu'nda ‘sahte para' gerilimi
Bütçe Komisyonu'nda ‘sahte para' gerilimi
İçeriği Görüntüle

Bu iki süreç arasında ismi en çok konuşulan kişilerden biri ise Prof. Dr. Ali Kemal Özcan oldu. Ali Kemal Özcan, uzun yıllardır PKK ve Öcalan üzerine yazılar yazan akademik çalışmalar yapan bir akademisyen. En son 2019 İstanbul seçimleri öncesinde İmralı Adasına gidip Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi ve daha sonra kamuoyuna bir açıklama yaptı. Öcalan’ın HDP’nin seçimlerde ‘tarafsız kalması’ yönünde çağrı yaptığını belirten bir mektup okuyan Özcan çok fazla tartışılmıştı. HDP ve Selahattin Demirtaş ise Özcan’ın getirdiği çağrının aksine CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’na destek çağrısı yapmıştı.

O günden itibaren sosyal medya hesapları üzerinden süreç, PKK, Abdullah Öcalan, Erdoğan, Bahçeli ve Hakan Fidan ile ilgili çok sık paylaşımlarda bulunan Ali Kemal Özcan Güneydoğu Ekspres’e konuştu.

“SON SÜREÇTE TARİHİ BİR KAVŞAĞA GİRİYORUZ”

Son süreçte Devlet Bahçeli’nin açıklamasıyla ciddi bir fark oluştuğuna dikkat çeken Özcan, yeni süreçle birlikte tarihi bir kavşağa girildiğine vurgu yaptı. Yeni süreçle ilgili de endişelerinin olduğunu belirten Özcan, "Etrafınız her taraf depolarla dolusu pirinç var. Ama siz eve geçip mutfakta bir tava bulgur pilavı yapamazsınız. Malzeme, pirinç, bulgurunuz yok. Ve korktuğum bu işte. Aynı eski malzemeyle yeni bir şey yapılmaya çalışıldı ve tıkanıklık oraya dayanıyor. Size söyleyeyim. Tıkanıklık çok aşılmazsa, bana derseniz ki, size şu bina dolusu ben pirinç vereceğim. Bana bir tava bulgu türev yapayım derseniz ben yapamam derim. Bu malzemeyle mümkün değil.” dedi.

Ali Kemal Özcan

“2019’DAKİ SEÇİMLER ÖNCESİ KAŞ YAPAYIM DERKEN GÖZ ÇIKARTTIM”

2019’daki İstanbul seçimlerinde Öcalan ile görüştükten sonra okuduğu mektup ile ilgili de özeleştiri yapan Özcan, “Erdoğan'a bir söz vererek gittim. Açık söylüyorum. Dedim ki bu hareketi, bu çözümü yapacak tek kişi var Öcalan’dır. Öcalan, avukatlar olmadan açıklama yapmamam konusunda uyardı. Ama ben bir gaflete düştüm ve açıklamayı yaptım. Kaş yapayım derken göz çıkarttım.

“HAKAN FİDAN, ERDOĞA’NA SEÇİMİ KAYBETTİRDİ”

Hakan Fidan telefonda ‘açıklama yapacaksın’ dedi. Gafletim beni esir aldı. Yani Öcalan’a bir daha yolum kapanır diye korktum. Hakan Fidan bizzat beni aradı açıklama yapmam için. Fidan, Bana "Hocam mektubu okuyorsunuz." deyip İstanbul'u Erdoğan'a kaybettiren siyasi figür oldu.” diye konuştu.

Ali Kemal Özcan2

“DEVLET BAHÇELİ İLE ÖCALAN’A İLİŞKİN UZUN BİR GÖRÜŞME YAPTIM”

Gelinen son aşamada Devlet Bahçeli’nin Amedspor’u kutlaması ve Öcalan’a statü istemesini de değerlendiren Özcan, Bahçeli ile yaklaşık 1.5 ay önce uzun bir görüşme yaptıklarını söyledi. Bahçeli ile yaptıkları görüşmede Öcalan’a yeni bir statü talebinde bulunduklarını belirten Özcan, “Dedim ki, Abdullah Öcalan'a yeni bir sivil oluşum. Parti mi dersiniz, hareket mi dersiniz, ne derseniz deyin. Öcalan, "Kurucu önder diyorsunuz." dedim. Evet. Neyin önderi? İsyan örgütünün kurucu önderidir. Ama Öcalan örgüt nedir? Bilir. Felsefesi çok iyidir. Türkiye'deki akademisyenlerin yani ben dahil onun kadar felsefeye hakim değilim. Dolayısıyla Türkiye'de sivil hareketin ne olduğunu bilir. Bunu da çalışmış. Vasıta ile söylüyorum. Dedim ki Abdullah Öcalan'a sivil bir çıkış yapma imkanı verilmezse bu süreç yıkılır.

“BAHÇELİ’NİN SON YAPTIĞI AÇIKLAMALARDA BENİM ETKİM OLABİLİR”

Yani eski kumaşla yeni elbise dikemezsiniz. Yani o pirinçten bulgur pilavı yapamazsınız söylememi yeni bir halk ifadesine kavuşturdum. Eski yırtık pırtık dökülmüş bir çürümüş bir kumaştan yeni bir elbise dikemezsiniz." dedim. Dikkatle dinledi. Kaygıyla dinledi. Sanırım ki bu son çağrıları da herhâlde naçizane bunun etkisi var diye düşünüyorum. Bahçeli benden 10 yaş büyük olmasına rağmen büyük bir saygı ve ciddiyetle beni dinledi.” diye konuştu.

“ÖCALAN’IN PARADİGMASI YETERİNCE ANLATILMIYOR”

Öcalan’ın paradigmasının da yeterince anlatılmadığını belirten Özcan , “Dolayısıyla, kimin Abdullah Öcalan'ın paradigmasını anlatıp anlatmadığını bilirim. Ama anlayıp anlamadığını bilemem. Şimdi ya anlıyorlar, işlerine gelmiyor, anlatmıyorlar. Ya da bilmiyorlar. İkisi biribirinden tehlikeli. Abdullah Öcalan'ın paradigması anlatılmıyor. Ama iki alternatif var. Ya anlamamışlar ya da anlamışlar işlerine gelmiyor. İkisi de birbirinden daha tehlikeli bir pozisyonla karşı karşıyayız ve bunu aşmazsak kimse bu süreçten bir çözüm falan beklemesin.” diye konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ