Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, “Kadın cinayetleri aydınlatılsın, failler yargılansın” söylemiyle Rojwelat Kızmaz ve erkek egemen anlayış sonucunda katledilen kadınlar için Batman Barosu önünde açıklama yaptı. “Rojwelat Kızmaz'a ne oldu? Kadın cinayetleri aydınlatılsın, failler yargılansın" pankartının açıldığı açıklama metninin Türkçesini inisiyatif üyesi Yağmur Alaz Gülveren okurken, Kürtçe metni ise TJA’lı Hava Can okudu.
Bir savaş silahı olarak cinsel şiddetin, üniformalarla kadınlara karşı üstü örtülen sistematik suçlara zemin hazırladığını belirten Yağmur Alaz Gülveren , “Bunun da bugün bu bölgede ‘şüpheli ölüm’ denerek karşımıza çıktığını söylüyoruz. Bu cinayetlere imkan sağlayan koşulların ortadan kaldırılması için savaş, erkeklik ve cinsel şiddet arasındaki bağın açığa çıkarılmasının, devletin hangi suçları hangi saiklerle sistematik ve normal kılınmasının tartışılmasının önemli bir adım olduğuna inanıyoruz. Tam da bu nedenle, erkek devlet şiddeti sonucunda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin en sık yaşandığı ve buna dair derin bir hafızası olan bir kentten, yani Batman’dan soruyoruz: Rojwelat Kızmaz’a ne oldu” dedi.
SANIKLARA TUTUKLAMA TALEBİ
Uzman çavuş Musa Orhan’ın cinsel istismarına maruz aldıktan sonra intihara sürüklenen İpek Er dosyasında sanığın tutuklanmadığını hatırlatan Yağmur Alaz Gülveren, “Musa Orhan hala niye tutuklanmadı? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının denetim raporlarında, Özel Şifa Bakım Merkezine yönelik uyarı ya da idari yaptırım kararı var mı? “İntihar” olarak nitelendirilen kadın ölümlerinin ardındaki gerçekler aydınlatılacak mı? Bu ölümlerin gerçek nedenleri, failler açığa çıkarılacak mı? Gerçek ve kalıcı bir barış için kadınlara yönelik suçlarla yüzleşilecek mi, failler yargılanacak mı?” diye sordu.
ŞİFA BAKIM MERKEZİNDEKİ İDDİALAR
Erkek devlet şiddetinin kadın cinayetleriyle sınırlı olmadığını belirten Yağmur Alaz Gülveren, Özel Batman Şifa Bakım Merkezinde bir kadının sistematik cinsel saldırıya maruz bırakıldığı ve iki kez kürtaj edildiği, bakım altındaki kişilere işkence ve kötü muamele uygulandığı, şüpheli ölümlerin üzerinin örtülmeye çalışıldığı yönündeki iddialara dikkat çekti.
‘CEZASIZLIK ZIRHI DEVAM DİYOR’
90’lı yıllardan bugüne Batman’da “kadın intiharları” olarak kayda geçen ölümlerden faili belli kadın cinayetlerine kadar uzanan bir cezasızlık mekanizmasının olduğunu kaydeden Yağmur Alaz Gülveren, “Bu yalnızca tek tek erkeklerin şiddeti değil; savaş siyasetiyle beslenen erkek egemenliğinin bütün coğrafyaya yayılan örgütlü biçimi” diye konuştu.
‘ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI ŞİDDETİ GÜÇLENDİRDİ’
Türkiye’de Kürt meselesine yönelik güvenlikçi politikaların yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olduğu ifade eden Yağmur Alaz Gülveren, “2015 sonrası güvenlik politikalarının yeniden tahkim edilmesiyle özel savaş politikalarının erkek egemenliği ve kadın düşmanlığıyla birleşerek kadınlara yönelik şiddet biçimlerini güçlendi” şeklinde konuştu.
Bu politikaların yalnızca faillerin cüretini artırmadığı, kadınların katledilmesini, istismar edilmesini ve şiddete maruz bırakılmasını olağanlaştıran bir yapı oluşturduğu kaydedildi.
‘ADALET MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Barış, özgürlük ve eşitlik mücadelesi kapsamında yaşamını yitiren kadınların hesabını sormaya ve üzeri örtülmek istenen hakikatin peşinde olmaya devam edeceklerinin altını çizen Yağmur Alaz Gülveren, “Gerçek bir barış için, kadınların özgürlüğü için özel savaş politikalarına ve erkek devlet şiddetine son diyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklama, alkış ve "Yaşasın kadın dayanışması", "Jin, jiyan, azadî", 'Jin şer naxwazin, aşitîyé dixwazin" ile "Kadın cinayetleri politiktir" sloganları eşliğinde sona erdi.




