HABER - Ceren AKYIL
Tanrıkulu, son dönemde Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan jeopolitik gerilimler ve özellikle ABD-İran-İsrail hattındaki gelişmeler, küresel enerji ve tarım girdileri piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açtığını belirterek, “Bu durum, doğrudan ithalata bağımlı olan gübre sektörünü etkilemiş ve Türkiye’de özellikle azot bazlı gübre fiyatlarında keskin artışlara neden olmuştur. Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, mısır ve pamuk ekim sezonu öncesinde çiftçiler ciddi bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kalmıştır. Üre gübresinin ton fiyatı kısa süre içinde yaklaşık yüzde 40-45 oranında artarak 25 bin TL seviyesinden 32- 33 bin TL bandına yükselmiş, savaşın uzaması halinde bu fiyatın 40 bin TL’ye kadar çıkabileceği ifade edilmektedir. Üre gübresi; mısır, pamuk ve birçok stratejik tarım ürününde hem taban hem üst gübre olarak yaygın şekilde kullanılmakta olup, fiyat artışı yalnızca üreticiyi değil, nihai tüketici fiyatlarını ve gıda enflasyonunu da doğrudan etkileyecek niteliktedir” dedi.

Artan maliyetler karşısında üretimin sürdürülebilirliği, çiftçinin korunması ve gıda arz güvenliğinin sağlanması açısından kamu otoritelerinin alacağı önlemlerin önem taşıdığını ifade eden Tanrıkulu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması amacıyla verdiği önergede şunları sordu:
*Türkiye’nin üre gübresi ve azot bazlı gübrelerde dışa bağımlılık oranı nedir? Son 5 yıl itibarıyla ithalat yapılan ülkeler ve oranları nelerdir?
*Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerin Türkiye’nin gübre tedarik zincirine etkilerine ilişkin Bakanlığınızca yapılmış bir etki analizi var mıdır?
*2026 yılı itibarıyla üre gübresinde yaşanan fiyat artışının çiftçi maliyetlerine toplam etkisi ne kadar olarak hesaplanmaktadır?
*Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde mısır ve pamuk üretimi yapan çiftçilerin artan gübre maliyetlerinden etkilenme düzeyine ilişkin bir saha çalışması yapılmış mıdır?
*Gübre fiyatlarındaki artışın ekim alanlarında daralmaya yol açacağına dair bir öngörü bulunmakta mıdır? Eğer varsa, hangi ürünlerde ne kadar daralma beklenmektedir?
*Gübre fiyat artışlarının gıda enflasyonu üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınızın projeksiyonları nelerdir?
*Çiftçilerin artan gübre maliyetleri karşısında korunması amacıyla, gübre desteklerinin artırılması, yeni sübvansiyon modellerinin uygulanması, doğrudan gelir desteği sağlanması yönünde bir çalışma bulunmakta mıdır?
*Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sağlanan gübrelerde fiyat dengelemesi yapılması veya sübvansiyon uygulanması planlanmakta mıdır?
*Yerli gübre üretiminin artırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması amacıyla yürütülen projeler nelerdir? Bu projelerin takvimi nedir?
*Amonyak ve diğer temel gübre hammaddelerinde yaşanan dışa bağımlılığın azaltılması için enerji ve sanayi politikalarıyla entegre bir strateji geliştirilmekte midir?
*Gübre fiyatlarındaki artışın önümüzdeki hasat döneminde ürün fiyatlarına yansımasıyla oluşabilecek arz-talep dengesizliklerine karşı hangi önlemler planlanmaktadır?
*Diyarbakır özelinde çiftçilerin üretimden çekilmesini önlemek amacıyla ilave destek paketleri hazırlanmakta mıdır?
*Olağanüstü küresel kriz dönemlerinde tarımsal girdiler için “stratejik stok” veya “fiyat dengeleme fonu” oluşturulmasına yönelik bir çalışma var mıdır?





