İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, Kayıplar Haftası dolayısıyla Ticaret ve Sanayi Odası'nda panel düzenledi. "Kayıplarımızın izinde hakikat ve adalet arayışımız sürüyor" pankartının açıldığı salona, çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın ve İHD İstanbul Şubesi Eşbaşkanı Jiyan Tosun'un konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü İHD Dêrsim Şubesi Eşbaşkanı Özgür Ateş yaptı.

Panelden önce Jiyan Tosun, Cumartesi Anneleri'nin 31 yıllık mücadelesine atfen 1992 yılında Dersim'de kaçırıldıktan sonra katledilen Ayten Öztürk'ün babası Hıdır Öztürk'e karanfil verdi.

Panelde ilk olarak söz alan Jiyan Tosun, coğrafyanın "mezarsızlar ülkesi" olduğunu söyleyerek, coğrafyada birçok insanın mezar yerinin belli olmadığını belirtti. Zorla kaybettirme politikasının Türkiye ve Kürdistan'ın birçok yerine dağıldığını ifade eden Jiyan Tosun, "Toplum, yüzleşmeye ve adalete erişecek bir yapıya sahip değil. Faillerin açığa çıkarmasını halen gerçekleştiremedik. Kaybolan sevdiklerimizi halen bulamadık. Eğer yas tutamıyorsanız o kaybetmeyi her gün yaşıyorsun. Her gün Cumartesi Meydanı'nda olmamızın nedeni acının taze olması. Gülistan Doku'nun ailesinin bu kadar mücadele etmesinin nedeni bu belirsizlik. Halen kızlarının yeri belli değil” diye konuştu.

'DEVLETİN KARAR VERMESİ LAZIM'

Ünlülerin soruşturmasında 11 şüpheli adliyeye sevk edildi
Ünlülerin soruşturmasında 11 şüpheli adliyeye sevk edildi
İçeriği Görüntüle

Ardından söz alan Cihan Aydın, Gülistan Doku'nun kaybettirilmesinde devlet kurumlarının rolüne işaret ederek, zorla kaybettirilen kişilerin odağında devletin olduğunu söyledi. Ardından Ayten Öztürk'ün hikayesini anlatan Aydın, şöyle konuştu: "Devlet kayıp meselesinin tam odağında. Oluşturduğu ya da göz yumduğu paramiliter güçler bunu çok aleni şekilde yaptı. Korku yaymak için bunu yaptılar. İnsanları siyasal mücadeleden koparmamanın aracı olarak bunu yaptılar. Devlet yüzleşme konusunda karar vermesi lazım. Biz bu talebi sürekli gündemde tutuyoruz. Dünya örneklerinde de olduğu gibi devlet yüzleşme niyetini ortaya koymazsa gerçek anlamda bir yüzleşme olmaz. Türkiye'de en son Dargeçit Davasında zaman aşımı kararı verildi. Türkiye'de eğer bir ölüm varsa burada zaman aşımı ön görüyor. Yargı henüz insanlığa karşı işlenen suçlar hakkında bir tanım yapmadı. Yargı diyor ki; 'Bunlar bireysel suçtur.' BM tarafından zorla kaybettirmelere ilişkin 2006 yılında imzalanan bir anlaşma var. Bu anlaşma Türkiye tarafından imzalanmadı. Dolayısıyla barış sürecini konuşurken devletin karar vermesi lazım. Şu anda yaşadığımız geçiş sürecinde konuştuğumuz bu konular sürecin parçasını oluşturuyor. Gerçekten kalıcı bir barış tesis edilecekse bu adaletin ve yüzleşmenin tesis edilmesi lazım. Şu anda yürüyen sürecin çözüm mimarisi buna uygun değil. Süreç kapsamında bazı konular yoluna girdikten sonra geçiş dönemi adaleti, faili meçhul cinayetler, zorla kaybettirmeler gibi konular birinci başlıklarımız olacak."

Aydın, yüzleşme ve hakikatin nasıl sağlanabileceği konusunda dünyadaki çözüm örneklerinden yararlanabileceğine işaret etti.

Konuşmaların ardından yapılan soru-cevap kısmının ardından Ayten Öztürk'ün babası Hıdır Öztürk, kızı için yazdığı "Ayten'in acıklı akıbetini anlattılar" kitabını imzaladı.

Kaynak: MA