ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK
Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Kalecik Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, 1997 yılında yapılan barajlar nedeniyle tarım arazilerine ulaşamaz hale geldi. Eskiden ahşap köprüyle 1 kilometrede ulaştıkları bağ ve tarlalarına bugün 15-20 kilometrelik yolları dolaşarak gitmek zorunda kalan köylüler, geçim kaynakları olan üzüm bağlarını terk etme noktasına geldi. Köylüler, yıllardır çözüm bekledikleri mağduriyetlerinin giderilmesi için yetkililere seslenerek asma köprü yapılmasını istedi.
Diyarbakır'da 1 kilometrelik yol, 20 kilometre oldu https://t.co/04gzH55Z8M https://t.co/oENzPCWNTS
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) November 2, 2026
Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Kalecik Mahallesi sakinleri, Dicle ve Kralkızı Baraj göllerinin ortasında unutulduklarını belirterek yıllardır yaşadıkları ulaşım ve tarım sorununa çözüm bekliyor. 1997 yılında barajların yapılmasıyla birlikte köyün karşı yakasıyla bağlantısını sağlayan ahşap köprünün sular altında kalması, yüzlerce kişinin yaşamını değiştirdi. Bir zamanlar yalnızca 1 kilometre yürüyerek ulaştıkları bağ ve tarlalarına bugün 15-20 kilometrelik yolları dolaşarak ulaşabilen vatandaşlar, tarımsal üretimi sürdüremez hale geldi.
Yaklaşık 150 hanenin bulunduğu Kalecik Mahallesi'nde, köylülerin en önemli geçim kaynağını Eğil'in meşhur şire üzümü oluşturuyor. Ancak baraj göllerinin iki yakasında kalan bağlara ulaşımın neredeyse imkânsız hale gelmesi, yıllardır süregelen bağcılığı da bitme noktasına getirdi. Köy sakinleri, çözümün yeniden bir asma köprü yapılmasından geçtiğini söylüyor.

MUHTARDAN VEKİLLERE ÇAĞRI
Kalecik Mahallesi Muhtarı Ahmet Şahin, yaşadıkları mağduriyetin yıllardır görmezden gelindiğini belirterek milletvekillerine çağrıda bulundu. Baraj yapılmadan önce ahşap köprü sayesinde tarım arazilerine kolaylıkla ulaştıklarını anlatan Şahin, bugün aynı mesafenin 20 kilometreye çıktığını söyledi.
Şahin, yaşadıkları sorunu şu sözlerle dile getirdi:
"1997 yılında bu baraj yapıldı. Baraj yapılmadan önce bizim ahşap köprümüz vardı. Bu köprü sayesinde bütün ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyorduk. Ancak baraj yapıldıktan sonra 1 kilometrede gittiğimiz yol, bugün 20 kilometreye çıktı. Tarımsal açıdan çok büyük mağduriyet yaşıyoruz.

Eğil'in en meşhur ürünü şire üzümüdür. Bizim bağlarımızın tamamına yakını karşı tarafta kaldı. Bir bağa bakabilmek için defalarca gidip gelmek zorundayız. Bağların çift sürmesi, aşılanması, bakımı var. Aşı zamanı en az dört kez gitmek gerekiyor. Her seferinde 20 kilometre yol yapmak zorunda kalıyoruz. Artık bu yükün altından kalkamıyoruz. Köyümüzde bin dönümden fazla şire üzümü bağı, yaklaşık 3 bin dönüm de tarımsal amaçlı kullanılan arazi bulunuyor. Ancak vatandaşlarımız bu arazilere ulaşamadığı için üretimi bırakmak zorunda kalıyor."
300 KASA ÜZÜMDEN 10 KASAYA DÜŞTÜLER!
Bağcılığın köyün en önemli geçim kaynağı olduğunu vurgulayan Muhtar Şahin, ulaşım sorunu nedeniyle üzüm üretiminde ciddi düşüş yaşandığını belirtti.
Eskiden bir vatandaşın kendi bağından 200-300 kasa üzüm topladığını ifade eden Şahin, bugün bu miktarın 2, 5, 10 veya 20 kasaya kadar düştüğünü söyledi.
Şahin, "Bağ, bakmazsan dağ olur, bakarsan bağ olur. Bizim bağlarımız da bakımsızlıktan yok olma noktasına geldi. Birçok köylümüz tarımı tamamen bıraktı. Açık konuşmak gerekirse tarımsal açıdan bitmiş durumdayız. Geçim kaynağımız olan bağlarımıza gidemiyoruz. Üretmek istiyoruz ama imkânlarımız el vermiyor" dedi.

60 KÖYLE TİCARİ BAĞLANTI KOPTU
Baraj göllerinin yalnızca tarımı değil, bölgedeki köylerin sosyal ve ticari ilişkilerini de kopardığını belirten Şahin, karşı yakada kalan 50-60 köyle ulaşımın kesildiğini dile getirdi. Şahin, "Karşı tarafta kalan en az 50, belki 60 köy var. Eskiden bu köylerle alışverişimiz, ticaretimiz, sosyal ilişkilerimiz vardı. Şimdi bunların tamamı kesildi. Eğil'e gidip gelmek bile bizim için büyük bir sorun haline geldi. Defalarca Büyükşehir Belediyesine gittim, başkanla görüştüm. Devletin ilgili kurumlarına başvurdum. Ancak bugüne kadar derdimize çare bulan olmadı. Milletvekillerimize sesleniyorum. Yaklaşık 20 yıldır köyümüzün sorunlarını dinlemek için bir milletvekilinin gelip bizi ziyaret ettiğini görmedik. Bir kez olsun gelip 'Nasılsınız, ne durumdasınız, tarımınızı nasıl yapıyorsunuz?' diye soran olmadı. Artık sesimizi duyun. Sorunlarımızı Meclis gündemine taşıyın ve çözüm bulun" çağrısında bulundu.

"ESKİ KÖPRÜMÜZÜ YIKTINIZ, BİZİ BARAJIN KARŞI YAKASINDA BIRAKTINIZ"
Kalecik Mahallesi'nde bağcılık yapan Bekir Şimşek de köylerinin tarihi bir yerleşim yeri olduğunu belirterek barajlardan önce Dicle Nehri üzerinde bulunan asma köprü sayesinde karşı yakaya rahatlıkla geçtiklerini anlattı.
Şimşek, barajların yapılmasıyla birlikte yalnızca ulaşımın değil, köylülerin yaşamının da değiştiğini ifade ederek şöyle konuştu:
"Biz Eğil ilçesinin Kalecik köylüsüyüz. Köyümüz eski ve kadim bir yerleşim yeridir. Eski adı Amin'dir. Eskiden Dicle Nehri'nin üzerinde bir asma köprümüz vardı. Bu köprüden karşıya geçiyor, hayvanlarımızı otlatıyor, bağlarımızı ve tarlalarımızı ekip biçiyorduk. 1997 yılında baraj yapıldıktan sonra devlet büyüklerimiz bize yeni bir köprü yapmadı. Şimdi kayıklarla karşıya geçiyoruz. Bazen hayvanlarımızı bile kayıkla götürmek zorunda kalıyoruz. Kayığı olmayan vatandaşlar ise onlarca kilometre yol gitmek zorunda kalıyor.
Köprü yapılırsa 1 kilometrede ulaşacağımız tarlalarımıza, bugün 15-20 kilometre yol dolaşarak ulaşmaya çalışıyoruz. Bu kadar yolu gidip gelmek mümkün mü? Bağlarımızın tamamına yakını karşı tarafta. Köylerdeki ailelerin 3, 4, 5 hatta 10 dönüm bağı var. Toplamda 1000 dönümden fazla bağ bulunuyor. Ancak bunları ekip biçemiyoruz."

"EĞİL'E GİDEMEZ, BİR ÇİVİ BİLE ALAMAZ HALE GELDİK"
Barajların bölgedeki köyleri Eğil ilçesinden de kopardığını söyleyen Şimşek, geçmişte ilçeyle kurdukları ticari ilişkilerin artık sürdürülemediğini belirtti.
Şimşek, "Eskiden Sarice, Kamışak, Rutta, Süleymana, İncihan, Darat, Bedika, Uşak ve İbuka gibi birçok köy bu güzergâh üzerinden gidip geliyordu. 50'den fazla köyün bu bağlantıyı kullandığını biliyoruz. Şimdi bu insanlar bölgeyi terk etti. Ticaretimiz kesildi. Eğil'e gidemez hale geldik. Bir nüfus işlemi için gitmemiz gerekmezse Eğil'den bir çivi bile alamıyoruz. Çünkü baraj hem sağımızdan hem solumuzdan önümüze set çekti. Köylerimiz ulaşıma kapandı" diye konuştu.
"ASKERLİĞİMİZİ YAPIYOR, VERGİMİZİ VERİYORUZ; DEVLET DE BİZE EL UZATSIN"
Yetkililerden tek taleplerinin ulaşımı sağlayacak bir köprü olduğunu vurgulayan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Biz başka bir şey istemiyoruz. En azından buraya bir asma köprü yapılsın. Eski köprümüzü yıktınız, suların altında bıraktınız. Bize yeni bir köprü yapın. Bu köprü yapılırsa köylümüz rahatça karşıya geçer, bağlarına ve tarlalarına ulaşır. Geçim kaynağımız üzüm. Ancak üzüm bağlarımızı ekip biçemiyoruz.
Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Askerliğimizi yapıyoruz, vergimizi veriyoruz, oyumuzu kullanıyoruz. Devlet büyüklerimizden tek isteğimiz bize de el uzatmalarıdır. Sesimizi duyun, mağduriyetimizi giderin."
Kalecik Mahallesi sakinleri, yıllardır çözüm bekleyen ulaşım sorununun giderilmesi, tarım arazilerine yeniden ulaşabilmeleri ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bağcılığın yaşatılması için yetkililerden bir an önce harekete geçilmesini bekliyor.




