Diyarbakır’da, güven ve helal kazanç hikâyesi
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) August 16, 2026
🔗https://t.co/NNSfZ8ukVE pic.twitter.com/3wRMOWut2A
ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ
Dağkapı Meydanı’nda, Nebi Camisi’nin hemen yanında mevsimine göre çeşitli ürünlerin satışını yapan Aziz Dursun, yıllardır aynı noktada ekmeğini kazanıyor. Ancak Dursun’un hikâyesini farklı kılan, ürünlerinin başında her zaman kendisinin bulunmaması.

İşi çıktığında tezgâhını olduğu gibi ve gönül rahatlığıyla bıraktığını söyleyen Dursun, “kafam da içim de hep rahattır’ dedi.
“Tezgâhımı bırakıp gittiğimde gözüm arkada kalmıyor”
Mevsime göre farklı ürünler sattığını belirten Aziz Dursun, yıllardır sürdürdüğü seyyar satıcılığın kendisi için yalnızca bir geçim kapısı olmadığını, aynı zamanda güvenin de bir göstergesi olduğunu dile getiriyor.

Dursun, “İşim çıktığı zaman ürünlerimi burada bırakıp gidebiliyorum. Komşularım sağ olsun, gerektiğinde müşterilerime yardımcı oluyor. Hem komşularıma hem de müşterilerime sonsuz bir güven içerisindeyim” ifadelerini kullanıyor.
“Diyarbakırlılar helal lokmadan başka yemez”
Kazancının helal olmasına büyük önem verdiğini vurgulayan Dursun, Diyarbakır halkının da bu konudaki hassasiyetine dikkat çekiyor.
Dursun, “Diyarbakırlılar helal lokmadan başka yemezler. Benim ürünlerim de helal maldır. O yüzden bugüne kadar herhangi bir korkum olmadı, bir hırsızlık olayı da yaşamadım. Tezgâhımı bırakıp gittiğimde hiç gözüm arkada kalmıyor” diye konuşuyor.
Aziz Dursun’un Dağkapı Meydanı’ndaki tezgâhı, sadece mevsimlik ürünlerin satıldığı bir nokta değil; aynı zamanda güven, komşuluk ve helal kazanç kültürünün yaşatıldığı küçük ama anlamlı bir örnek olarak dikkat çekiyor.



