Haber – Mehmet TÜRK

Halk Tv'den İsmail Saymaz'ın ortaya çıkardığı ihmal, okuyanların tüylerini diken diken ediyor. İddiaya göre; 23 Ağustos’ta, Diyarbakır yetiştirme yurdunda kalan çocukları Mersin’deki yaz kampına götürmek için yola çıkan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne ait minibüs, ertesi gün sabah 05.20 sıralarında Erdemli’de sağ şeritte duran tıra arkadan çarptı. Bu haber sonrası Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Felat Bozarslan da X hesabından yaptığı paylaşımla ihmalin detaylarını anlatarak, devlet korumasındaki çocukları ölüme götüren ihmalin sorumlularını afişe etti.

KAZA SONRASI ORTAYA DRAM ÇIKTI

17 yaşındaki Suriyeli Farah El Masri ile yurt personeli Yıldız Polat öldü, 16 yaşındaki Sinem G. ağır yaralandı. Babasının Suriye’deki çatışmalarda ölmesi üzerine Masri’nin Şanlıurfa’ya göçtüğü, travmatik bir olay sonrası yurda verildiği ifade ediliyor. Polat'ın ise bu yıl evlilik hazırlığı yaptığı belirtiliyor. Minibüste dokuz çocuk ile bir bakım personeli ve bir uzmanın bulunduğu ifade ediliyor.

YOL 12 SAAT

Mersin ve Diyarbakır arasındaki 700 kilometrelik yolculuk için iki şoför görevlendirilmesi gerekirken, bir şoför verildiği savunuluyor. İddiaya göre bu ihmal sonucu şoförün yorgun düştüğü için uyuya kaldığı ve korunmaya muhtaç çocukların ve görevlilerin ölümüne sebep olduğu ileri sürülüyor.

İşte bu yüzden Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü ve yardımcısı görevi ihmalle suçlanıyor.

KARAYOLU TRAFİK YÖNETMELİĞİ

Bakanlık yetkilileri ise Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre dokuz saat ve altındaki yolculuklarda tek şoförün görev yapabileceğini, Diyarbakır-Silifke karayolunun ise yedi saat 45 dakika sürdüğünü ifade ediyor.

2 ŞOFÖRÜN GİDECEĞİ MESAFEYE TEK ŞOFÖR VERDİLER

Bakanlığın savunması kazadan sonra tutuklanan şoför Mehmet Zemin Aydın’ın ifadesiyle çelişiyor. Aydın ifadesinde, Silifke’deki gençlik kampı için 23 Ağustos’ta saat 20’de yola çıktığını, ertesi gün saat 8’de çocukları teslim etmesi gerektiğini söylüyor. Şu durumda 12 saatlik bir yolculuğun öngörüldüğü ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bir değil, iki şoförün görevlendirilmesi gerektiği ancak buna rağmen tek şoförün görevlendirilmesi, ihmal olarak görülüyor.

SÜRÜCÜ: KIZ ÖĞRENCİLERİ SOKAĞA DÖKMEK İSTEMEDİM

Sürücü Aydın, Şanlıurfa’da bir buçuk saat, Osmaniye - Adana arasında 20 dakika mola verdiğini belirterek, şunları söylüyor:

Diyarbakır Ergani’de 84 haneye içme suyu sağladı
Diyarbakır Ergani’de 84 haneye içme suyu sağladı
İçeriği Görüntüle

“Kaza yerinden 500 metre geride terlik almak amacıyla durduk. İnip iki sigara içtim. Yorgunluk hissettim. Namaz kılmak ve biraz dinlenmek istesem de araçta şortla ve kısa tişörtle oturan kız öğrencileri sokağa dökmek ve mağdur etmek istemedim. Varacağımız noktaya 10 kilometre kaldığını göz önüne alarak devam ettim. Uyumamam için A.G. beni konuşturuyordu. Çabası 150 metre sürdü. A.G.’nin susmasıyla dalmam bir oldu. A.G.’nin çığlık atmasıyla irkildim. Frene asılıp aracı kurtarmaya çalıştım. Panik yapmış olmam nedeniyle kurtaramadım."

Savcı, "500 metre geride mola verdiğinizi beyan etmişseniz de aracın yüksek bir süratle park halindeki tıra çarptığı gözlemlenmiştir. 500 metre mesafede bu kadar hızlanmanız hayatın olağan akışına aykırıdır. Savunmanızı yapınız" diye sordu.

SÜRÜCÜ TUTUKLANARAK CEZAEVİNE KONULDU

Sürücü Zemin ise kaza anındaki hızının 60-70 kilometre olduğunu ileri sürerek, kendini savundu. Mahkeme sonunda, sürücü Mehmet Zemin Aydın, tutuklanarak cezaevine konuldu.

"BUNU YAZMAK; 2 MASUMUN ÜZERİMİZDEKİ HAKKIDIR"

Öte yandan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Felat Bozarslan da sosyal medya platformundaki X hesabından yaptığı paylaşımda, "Şimdi size Diyarbakır'da bir kamu kurumu müdürünün iki masum insanın ölümüne yol açan korkunç ihmalini yazacağım. Bir müdürün devletin koruması altındaki çocukları göz göre göre ölüme nasıl gönderdiğini ibretle okuyun. Çiftliğe çevrilmiş bir kamu kurumunda neler döndüğünü görün. O kurum Diyarbakır Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü. Hikayenin aktörleri ise Diyarbakır İl Müdürü Aydın Polat ve yardımcısı. Bunu yazmak, sırtını devlete yaslamış o müdürün ihmaliyle can veren iki masumun bizim üzerimizdeki hakkıdır. İyi okuyun" diyerek, ihmali detaylarıyla yazdı.

"2 GENÇ ÖLDÜ, KURALLARIN CANI CEHENNEME!"

Bozarslan, X hesabından yaptığı paylaşımda olay sonrası suçlanan sürücünün, "Günah keçisi" olarak suçlandığını savunarak şunları paylaştı:

"İki genç kızımız da bir müdür ve yardımcısının inadı ve ihmali yüzünden hayattan kopuyor. Peki, sonra ne mi oluyor? Tabii ki bir günah keçisi lazım ve tüm suç şoföre yükleniyor. Nasıl olsa Ankara'da dayısı yok, sırtı sağlam değil. Israrla ikinci şoförü isteyen araç sürücüsü Mehmet Zemin Aydın kazadan dolayı tutuklanıp cezaevine gönderiliyor. Aracı tek şoförle yola çıkaran, ihmallerle iki kişinin ölümüne yol açan kurum müdürü ve yardımcısına ne oluyor dersiniz? Makamlarında oturup taziyeleri kabul ediyorlar. Üstelik haklarında hiçbir soruşturma açılmıyor, kimse ihmallerini sorgulamaya cesaret edemiyor. Araç kullananlar bilir. Normal şartlarda 4 saatte bir dinlenmek veya şoför değiştirmek gerekir. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Aydın Polat ve yardımcısı bunu bile bile bu çocukları 10 saatlik yola tek şoförle gönderdi. Yani ölüme gönderdi. Sonuç, gencecik iki kızımız hayattan koparıldı, biri de ağır yaralı... Peki, bunun hesabını kim verecek? Muhtemelen suç şoföre yüklenecek ve kimse hesap vermeyecek. Kurallar, yönetmelikler, uygulamalar... Hepsinin canı cehenneme. İki tane gencecik evladımız bir ihmal yüzünden göz göre göre ölüme gönderildi. O müdür ve yardımcısı koltuklarında oturmaya devam ediyor. Muhtemelen bu çocukların hesabını kimse sormayacak, kimse onları ölüme götüren ihmallerin peşine düşmeyecek. Belki bu yazdıklarım birilerinin vicdanında derin bir yara açar ve bunun hesabını sorarlar. Biliyorum bu memlekette bu çocukların haklarını savunacak vicdanlı hukukçular var. Belki birileri o iki çocuğun yaşam hakkı için harekete geçerler ve sorumlular gereken cezayı alır."

Muhabir: Mehmet TÜRK