ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK

Diyarbakır Barosu üyesi, kapanan Demokrasi ve Değişim Partisi ile Demokrasi ve Barış Partisinin de bir dönem il başkanlığı ile HAK-PAR eski Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Avukat Semir Güzel, TBMM’de kabul edilen Çerçeve Yasa’yı ve devam eden süreci Güneydoğu Ekspres’e değerlendirdi. Güzel, PKK’nin silah bırakması ve kendisini feshetmesini olumlu bir gelişme olarak nitelendirirken, yasanın eşitlik ilkesi, kanun tekniği ve toplumsal barış açısından ciddi sorunlar barındırdığını savundu. Güzel, “Kürt Sorunu ne PKK ile başladı ne de tasfiyesi ile biter” dedi.

“SİLAHLARIN BIRAKILMASI OLUMLU BİR GELİŞME”

Türkiye’nin uzun yıllardır devam eden çatışmalı süreçten çıkması açısından PKK’nin silah bırakması ve kendisini feshetmesinin önemli ve olumlu bir gelişme olduğunu belirten Güzel, bundan sonraki aşamanın ise demokratik ve hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Güzel, TBMM’ye sunulan Çerçeve Yasa’nın esas olarak örgütün tasfiyesini hedeflediğini, ancak bunun ötesinde kapsamlı bir toplumsal ve siyasal çözüm perspektifi ortaya koymadığını ifade etti.

Diyarbakır’dan Çerçeve Yasa Değerlendirmesi2

“YASA TOPLUMSAL UZLAŞI OLMADAN HAZIRLANDI”

Düzenlemenin hazırlanış biçimini de eleştiren Güzel, yasanın kamuoyunda yeterince tartışılmadan ve toplumsal uzlaşı oluşturulmadan hazırlandığını savundu.
Güzel, düzenlemenin hem kullanılan dil hem de kanun tekniği açısından sorunlar içerdiğini belirterek, “Aynı durumda olanlar arasında eşitliği sağlamamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

“BİR GÜN FARKLA ADALET DEĞİŞMEZ”

Çerçeve Yasa’daki tarih sınırlamasının ciddi bir eşitsizlik yarattığını savunan Güzel, aynı suçu işleyen kişiler arasında yalnızca suçun işlendiği tarihe göre farklı bir hukuki sonuç ortaya çıkmasının adil olmadığını söyledi.
Güzel, söz konusu durumu şöyle örneklendirdi:

“30/05/2005 tarihinde işlenen suç nedeniyle ömür boyu hapis cezası alan birisi cezasını çekmeye devam edecek ama bir gün sonra, yani 01/06/2005 tarihinde aynı suçu işleyip ceza alanlar salıverilecek. Bu çok ciddi bir eşitsizlik ve haksızlıktır.”

Diyarbakır’dan Çerçeve Yasa Değerlendirmesi3

Bu tarih sınırının gerekçesinin de kendisini tatmin etmediğini belirten Güzel, düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesi bakımından tartışmalı olduğunu dile getirdi.

“ÖRGÜTÜN ADINI VEREREK YASA ÇIKARMAK SORUNLU”

Yasanın belirli bir örgütün ismi üzerinden şekillendirilmesinin de hukuki açıdan sorun oluşturduğunu ifade eden Güzel, aynı durumda bulunan ancak başka örgütler içerisinde faaliyet yürütmüş kişilerin düzenleme dışında kalmasının yeni eşitsizlikler yaratabileceğini söyledi.
Güzel, bu nedenle düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesiyle bağının ciddi biçimde tartışılması gerektiğini savundu.

Diyarbakır'da Süper Lig coşkusu
Diyarbakır'da Süper Lig coşkusu
İçeriği Görüntüle

“ÇERÇEVE YASANIN ÇERÇEVESİ BELİRSİZ”

Düzenlemenin “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılmasına rağmen bu çerçevenin sınırlarının ve gelecekte hangi düzenlemeleri kapsayacağının net olmadığını belirten Güzel, yasanın esas olarak belirli bir tarihten sonra suç işleyen, tutuklanan veya hüküm giyenlerin salıverilmesi ile silahlı unsurların geri dönüş koşullarına odaklandığını söyledi.

Ancak Güzel’e göre burada da önemli bir belirsizlik bulunuyor.

“On yıllardır cezaevinde ya da kırsal alanda olan insanların topluma nasıl entegre edilecekleri, barınma, sağlık, iş ve benzeri konulardaki sorunların nasıl çözüleceğine dönük bir belirleme ya da hazırlık yok” diyen Güzel, düzenlemenin toplumsal entegrasyon boyutunun eksik bırakıldığını ifade etti.

“GİZLİ TANIK TEHDİDİ YENİDEN ORTAYA ÇIKABİLİR”

Güzel, düzenlemede “örgüt faaliyetleri kapsamında kasten adam öldürme suçu işleyenlerin” kapsam dışında bırakılmasının da yeni sorunlara yol açabileceği görüşünde.

Silahlı çatışmaların yaşandığı bir süreçte örgüt mensuplarının çatışmalara katılmış ve bu çatışmalarda ölümlerin meydana gelmiş olmasının mümkün olduğunu belirten Güzel, bu kişilerin nasıl tespit edileceğinin ayrı bir sorun olduğunu söyledi.

Güzel, siyasal iklimin değişmesi halinde geçmişte tartışmalı biçimde kullanılan “gizli tanık” uygulamasının yeniden devreye sokulabileceği uyarısında bulunarak, daha önce salıverilmiş ve toplumsal yaşama katılmış kişilerin ileride yeniden suçlamalarla karşılaşabileceğini savundu.

“Düzenleme bu haliyle güven vermemektedir” diyen Güzel, hukuki güvencelerin açık biçimde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

“KÜRT SORUNU PKK İLE SINIRLANAMAZ”

Çerçeve Yasa’nın Kürt Sorunu açısından da önemli eksiklikler taşıdığını savunan Güzel, düzenlemenin Kürtlerin anadil, kimlik ve benzeri temel haklarına ilişkin herhangi bir çözüm ortaya koymadığını belirtti.

Güzel, Kürt Sorunu ile silahlı örgütün aynı başlık altında değerlendirilmesinin yanlış olduğunu vurgulayarak, “Kürt Sorunu ne PKK ile başladı ne de tasfiyesi ile biter” dedi.

Güzel, yasa hazırlayıcılarının Kürt Sorunu’nu büyük ölçüde silahlı örgüt meselesiyle sınırlı gördüğünü ve örgütün tasfiyesini Kürt Sorunu’nun çözümü olarak değerlendirme eğiliminde olduğunu savundu.

“TOPLUMSAL BARIŞ, EŞİTLİK TEMELİNDE KURULABİLİR”

Toplumsal barışın yalnızca silahların bırakılmasıyla sağlanamayacağını belirten Güzel, kalıcı çözüm için Kürtlerin haklarının tanınması ve Kürt Sorunu’nun eşitlikçi bir temelde ele alınması gerektiğini söyledi.

Güzel’e göre bunun gerçekleşebilmesi için toplumun sürece hazırlanması, kamuoyunda kapsamlı bir tartışma yürütülmesi ve buna uygun ciddi hukuki düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

“Toplumsal barış ancak Kürt Sorununun eşitlikçi temelde çözümüyle ve Kürt Halkının haklarının tanınmasıyla gerçekleşir” diyen Güzel, sürecin kısa sürede tamamlanmasının mümkün olmadığını ve uzun bir zamana ihtiyaç duyulacağını belirtti.

“BUNDAN SONRAKİ MÜCADELE DEMOKRATİK ZEMİNDE OLACAK”

Sürecin bundan sonraki yönünü Kürtlerin demokratik zemindeki mücadelesinin belirleyeceğini ifade eden Güzel, yasanın eksikliklerine rağmen silahların bırakılması ve Kürt Sorunu’nun şiddet sarmalının dışına çıkmasının önemli olduğunu söyledi.

Güzel, değerlendirmesini şu mesajla tamamladı:

“Yasanın hedefi ne olursa olsun, silahların bırakılması ve Kürt Sorununun şiddet sarmalı dışına çıkması olumlu olmuştur. Bundan sonraki mücadele demokratik zeminde olacak ve haklar da ancak mücadele ile kazanılabilecektir.”

Muhabir: Mehmet TÜRK