ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Ceren AKYIL

Amedspor İstişare Kurulu’nda yer alan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Amedspor’a dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Kaya, gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e yaptığı açıklamada kulübün hem sportif hem de toplumsal boyutuna dikkat çekti. Kürt sorununun tarihsel olarak inkâr, kültürel baskılar ve geri bırakılmışlık gibi nedenlere dayandığını söyleyen Kaya, Amedspor’un da bu toplumsal zeminin bir yansıması olarak gündeme geldiğini dile getirdi.

KAYA’DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

DTSO Başkanı Mehmet Kaya, şunları ifade etti:

“Amedspor, yalnızca Diyarbakır ile sınırlı bir futbol kulübü değildir. Amedspor bir kimlik takımıdır ve en büyük gücü de bu özelliğinden gelmektedir. Takımın etkisi sadece bölgesel bir aidiyetle sınırlı değildir; dünyanın farklı ülkelerinde taraftarları ve hayranları bulunmaktadır. Üstelik bu destek yalnızca Kürt kimliğiyle de sınırlı olmayıp, kapsayıcı yapısıyla çok daha geniş bir kitleye hitap etmektedir.

Kritik görüşmeye ilişkin DEM Parti ve TBMM'den açıklama
Kritik görüşmeye ilişkin DEM Parti ve TBMM'den açıklama
İçeriği Görüntüle

Dtso Başkanı Mehmet Kaya'dan Amedspor Değerlendirmesi1

AMEDSPOR YENİ BİR DÖNEME GİRDİ

Takımımızın Süper Lig'e yükselmesiyle birlikte yeni bir döneme girdik. Süper Lig, çok yüksek bütçelerin ve güçlü rekabetin olduğu bir ligdir. Bugün ligdeki birçok kulübün bütçesi, dört büyük kulüpten birinin bütçesine yaklaşmaktadır. Bu nedenle Amedspor'un sürdürülebilir bir başarı yakalayabilmesi için güçlü finansal kaynaklara ve geniş bir sahiplenme kültürüne ihtiyaç vardır.

“KENTİMİZ AMEDSPOR’UN YARATTIĞI DEĞERLERDEN FAYDA SAĞLAYACAK”

Kentimiz Amedspor'un yarattığı değerden fayda sağlayacak, bu nedenle de kulübe destek verecektir. Diyarbakır ve bölgemiz, Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasıla sıralamasında alt sıralarda yer alan, ekonomik olarak çok güçlü olmayan bir bölgedir. Ancak Amedspor ve turizm sektörü üzerinden yeni bir bölgesel kalkınma modelinin oluşturulabileceğine inanıyoruz.

“İSTİŞARE KURULUNA ÖNEMLİ İKİ TURİZM PAYDAŞINI DAHİL ETTİK”

Bu doğrultuda Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak, partnerlerimiz ve Amedspor İstişare Kurulu ile birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Geçen yıl başlattığımız bu sürece bu yıl iki önemli turizm paydaşını da dahil ettik. Diyarbakır Otelciler Birliği ve TÜRSAB Bölge Temsilciliği artık istişare kurulunun bir parçası olarak bu çalışmalara katkı sunuyor.

Dtso Başkanı Mehmet Kaya'dan Amedspor Değerlendirmesi

“FUTBOL TURİZMİ KENT EKONOMİSİNE CİDDİ KATKI SAĞLIYOR”

Dünya örneklerine baktığımızda futbol turizminin kent ekonomilerine çok ciddi katkılar sağladığını görüyoruz. Özellikle Suudi Arabistan gibi ülkeler, güçlü futbolcular ve büyük yatırımlar üzerinden futbol turizmini geliştirmeye çalışıyor. Biz ise bu konuda daha avantajlı bir konumdayız. Çünkü hem güçlü bir futbol geçmişimiz hem de güçlü bir aidiyet duygusuna sahip bir taraftar kitlemiz var.

“AMEDSPOR TARAFTARI HER YERDE VAR”

Bugün Amedspor'un taraftarları yalnızca Diyarbakır'da yaşamıyor. Van'dan Hakkari'ye, Batman'dan Mardin'e kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir taraftar desteği bulunuyor. Ayrıca Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerden de hafta sonları maç izlemek için Diyarbakır'a gelen taraftarlarımız var. Bunun yanında Irak Kürdistan Bölgesi'nde ve Avrupa'nın birçok ülkesinde de önemli bir taraftar potansiyelimiz bulunuyor.

“DİYARBAKIR MEZOPOTAMYA’NIN ÖNEMLİ BİR MERKEZİDİR”

Amacımız, bu taraftar kitlesinin Diyarbakır'a gelerek sadece maç izlemesini değil, aynı zamanda kentin tarihi ve kültürel değerleriyle de tanışmasını sağlamaktır. Çünkü Diyarbakır 12 bin 500 yıllık tarihi, 33 medeniyetin izlerini taşıyan kültürel mirası ve Mezopotamya'nın önemli merkezlerinden biri olmasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.

“BAZI DETAVANTAJLARIMIZ VAR”

Elbette bazı dezavantajlarımız da bulunmaktadır. Bölgenin zaman zaman çatışma bölgesi algısıyla anılması nedeniyle Avrupa'daki tur operatörlerinin çekinceleri olduğunu biliyoruz. Yaptığımız görüşmelerde bunu açıkça gözlemliyoruz. Ancak spor turizmi bu algının değişmesinde önemli bir rol oynayabilir. Avrupa'dan gelen Amedspor taraftarları hem kenti yakından tanıyacak hem de yaşadıkları ülkelerde Diyarbakır'ın gerçek yüzünü anlatacaktır.

“TALEP DOĞRULTUSUNDA ÖZEL CHARTER SEFERLERİN DÜZENLENMESİ İÇİN GİRİŞİMLERDE BULUNACAĞIZ”

Bu kapsamda TÜRSAB ve otelcilik sektörü temsilcileriyle ortak çalışmalar yürütüyoruz. Hedefimiz, Avrupa'dan cuma günü gelip pazartesi günü dönecek şekilde spor ve kültür turizmini bir araya getiren programlar oluşturmaktır. Ayrıca oluşacak talep doğrultusunda Diyarbakır'a özel charter seferleri düzenlenmesi konusunda da girişimler sürdürülmektedir.

“TURİZM, BÖLGESEL KALKINMADA ÖNEMLİ GELİR KAYNAĞIDIR^”

Turizmi, Diyarbakır'ın bölgesel kalkınmasında en önemli gelir kaynaklarından biri olarak görüyoruz. Yapılan araştırmalar kültür turizmine katılan ziyaretçilerin kişi başı ortalama 2 bin dolar civarında harcama yaptığını göstermektedir. Bu rakam, klasik deniz, kum ve güneş turizmine kıyasla çok daha yüksek bir ekonomik katkı anlamına gelmektedir.

“KENTİN TÜM AKTÖRLERİNİN BU SÜREÇTEN FAYDALANMASINI İSTİYORUZ”

Buradaki hedefimiz yalnızca otellerin veya birkaç sektörün kazanç sağlaması değildir. Restoranlardan ulaşım sektörüne, sokak esnafından AmedStore ürün satışlarına kadar kentin tüm ekonomik aktörlerinin bu süreçten faydalanmasını istiyoruz. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için güçlü bir iş birliği gerekmektedir. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Ticaret ve Sanayi Odası, üniversiteler, turizm sektörü temsilcileri, basın ve sivil toplum kuruluşları ortak bir strateji etrafında buluşmalıdır. Turizm ancak bu şekilde sürdürülebilir bir gelir kaynağına dönüşebilir.

“SPOR TURİZMİ KÜLTÜR TURİZMİYLE BÜTÜNLEŞECEK”

Diyarbakır'a gelen bir ziyaretçinin kaliteli bir konaklama deneyimi yaşaması, maça gitmesi, şehir merkezinde alışveriş yapması, restoranları ziyaret etmesi ve ardından Eğil, Zerzevan Kalesi, Çayönü, Mardin ve Göbeklitepe gibi destinasyonları da görmesi hedeflenmektedir. Böylece spor turizmi kültür turizmiyle bütünleşecektir. Bu konuda hem Valiliğimizin hem de yerel yönetimlerin güçlü bir desteği olduğunu görüyoruz. Spor turizmi sayesinde bölgenin olumsuz algılarının zamanla değişeceğine ve daha fazla turistin Mezopotamya'yı ziyaret edeceğine inanıyoruz.

“KULÜBÜN SÜRDÜRÜLEBİLİR FİNANSMAN MODELLERİNE İHTİYACI VAR”

Öte yandan Süper Lig'de kalıcı olmak için yalnızca yayın gelirleri ve reklam gelirleri yeterli değildir. Rekabet çok yüksek seviyededir ve kulüplerin sürdürülebilir finansman modellerine ihtiyaçları vardır. İş insanlarımızın bugüne kadar verdiği destek son derece değerlidir. Kombine ve loca satışlarında da yoğun ilgi görüyoruz. Ancak uzun vadeli başarı için turizmin yaratacağı ekonomik değerin bir kısmının kulübe yansımasını sağlayacak modeller geliştirmemiz gerekiyor.

“YOĞUN İLGİ SÜPER LİG ÖNCESİ HAZIRLIK YAPMAYA YÖNELTTİ”

Bu nedenle Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak, turizm paydaşlarımız ve Amedspor yönetimiyle birlikte spor turizminin kent ekonomisine katkısını artıracak çalışmalar yürütüyoruz. Şampiyonluk yarışının sürdüğü geçen sezondan itibaren gördüğümüz yoğun ilgi, bizi Süper Lig'e çıkmadan önce hazırlık yapmaya yöneltti.

ÜÇLÜ BİR TURİZM MODELİ ÜZERİNE ÇALIŞILIYOR

Önümüzdeki süreçte yalnızca yurt dışından gelen turistleri değil, çevre illerden hafta sonları kente gelecek taraftarları da önemli bir ekonomik güç olarak değerlendiriyoruz. Oluşacak ekonomik katkıyı düzenli olarak ölçerek kamuoyuyla paylaşacağız. İstihdam, ziyaretçi sayısı ve ekonomik hareketlilik gibi göstergeler üzerinden spor turizminin kentimize sağladığı faydayı somut verilerle ortaya koyacağız. Bu çalışmayı yalnızca Diyarbakır merkezli düşünmüyoruz. Bizim turizm vizyonumuz Mezopotamya ölçeğindedir. "Mezopotamya Altın Üçgeni" olarak adlandırdığımız Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa eksenli turizm modeli üzerinde çalışıyoruz. Böylece ziyaretçiler hem Diyarbakır'ı hem Mardin'i hem de Göbeklitepe başta olmak üzere Şanlıurfa'nın önemli destinasyonlarını görebilecekler.

“BU YIL BÖLGE ÖNEMLİ BİR SPORTİF BAŞARI DÖNEMİ YAŞIYOR”

Bu yıl bölge açısından önemli bir sportif başarı dönemi yaşanıyor. Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesinin yanı sıra Batman Petrolspor ve Mardinspor'un üst liglere çıkması, Muşspor'un önemli başarılar elde etmesi ve Erzurum'un yeniden Süper Lig'e yükselmesi bölgesel spor turizmi açısından önemli fırsatlar yaratmaktadır.

AMACIMIZ AMEDSPOR KULÜBÜNÜ, ÖRNEK BİR KULÜP HALİNE GETİRMEK

Ayrıca Avrupa'da Amedspor markasını büyütmek için çalışmalar yürütüyoruz. Hannover'de açılan mağazamız, Avrupa Birliği'nin ortak pazar avantajları sayesinde birçok ülkeye e-ticaret üzerinden ürün satışı yapabilmektedir. Önümüzdeki dönemde Avrupa'nın farklı şehirlerinde yeni mağazalar ve futbol okulları açılması yönünde çalışmalar başlatacağız. Hedefimiz; Amedspor'u yalnızca sportif başarılarıyla değil, ekonomik gücü, uluslararası taraftar ağı ve bölgesel kalkınmaya sunduğu katkıyla da örnek bir kulüp haline getirmektir.

“KÜRT SORUNUNDAKİ ÇÖZÜMSÜZLÜK, SPOR ALTYAPISINDAKİ YETERİNCE GELİŞMEMESİNE NEDEN OLUYOR”

Kürt sorunundaki çözümsüzlüğün spor altyapısının yeterince gelişmemesine neden olduğunu vurgulayan Kaya, şunları söyledi:

“Amedspor ilk kez Süper Lig’e yükseliyor. Elbette her şeyin eksiksiz hazır olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü bölgemiz uzun yıllar boyunca spor dışı çatışmaların etkisi altında kaldı. Kürt sorununun çözümsüzlüğü, spor altyapısının yeterince gelişememesine de neden oldu. Ancak bugün çok önemli bir potansiyel ortaya çıkmış durumda. Amedsporlu olmak, çocuklardan yaşlılara kadar toplumun her kesimini kapsayan güçlü bir aidiyet ve sahiplenme duygusuna dönüştü. En büyük avantajımız da budur. Bu potansiyeli doğru şekilde değerlendirmek ise bizlerin, yani yönetim kurulunun görevidir. Elbette hiçbir şey bir anda hazır olmuyor. Tesisleşmeden finans yönetimine, altyapının geliştirilmesinden transfer politikalarının oluşturulmasına kadar her konuda dikkatli ve planlı hareket etmek gerekiyor. Çünkü bizim başarılı olmaktan başka bir seçeneğimiz yok.

“BU KULÜP TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN AYAKTA KALDI”

Bu kulüp yıllar boyunca pek çok saldırıya ve zorluğa rağmen ayakta kaldı. Hem yönetim hem de kulüp düzeyinde yaşanan tüm baskılara karşın kendi emeği ve gücüyle bugün Süper Lig’e yükseldi. Aynı iradeyi kurumsal bir akla dönüştürerek Süper Lig’de kalıcı olacak bir yapı kurabilecek güce ve tecrübeye sahibiz. Dönüp baktığımızda, gerek istişare kurulunda gerek yönetim kurulunda yer alan arkadaşlarımızın büyük çoğunluğunun on yılı aşkın süredir sporla gönül bağı ve çalışma deneyimi bulunuyor. Elbette zaman zaman hatalar yapılabilir. Önemli olan bu hatalardan ders çıkararak daha sağlıklı bir yönetim anlayışı oluşturmaktır.

“HER ŞEY FİNANSAL DEĞİL”

Biz şunun farkındayız, her şey finans değildir. Finans önemlidir ancak asıl belirleyici olan doğru yönetim anlayışıdır. Doğru yönetim modeli oluşturulduğunda finans da, transfer politikaları da, altyapı planlaması da sağlıklı şekilde yönetilebilir. Bu konuda güçlü bir istişare ve yönetim kadromuz bulunuyor.

İSTİŞARE KURULU’NUN TEMEL YAPISI

İstişare Kurulu’nun temel yapısını sivil toplum kuruluşlarının başkanları, eski Amedspor başkanları ve yöneticileri, seçilmiş belediye başkanları ile kulübe gönül vermiş isimler oluşturuyor. Geçmişte bu yapının kuruluş amacı biraz daha farklıydı. Çünkü kulüp çok ciddi baskılarla karşı karşıya kalıyor, hatta yönetim oluşturmakta bile zorluk çekiyordu. O dönemde İstişare Kurulu, Amedspor için önemli bir kalkan görevi gördü. Kulübü sahiplenerek dışarıdan gelen saldırılara karşı güçlü bir dayanışma örneği sergiledi ve bu saldırıların kulübe zarar vermesini engelledi.

“BUGÜN NORMALLEŞME SÜRECİNDEN SÖZ EDEBİLİRİZ”

Bugün ise hem Kürt sorunu bağlamında hem de genel anlamda bir normalleşme sürecinden söz edebiliriz. Bu nedenle İstişare Kurulu’nun çalışma usul ve esaslarını yeniden değerlendiriyor, kulübe nasıl daha fazla katkı sunabileceğini tartışıyoruz.

“İSTİŞARE KURULU’NDA ÖNCELİK SİVİL YAPILAR”

Spor altyapısı ve kadro yapılanması açısından eksiklerimiz bulunuyor. Bu nedenle tüm sorumluluğu yalnızca yönetime bırakarak ilerleme şansımız yok. İstişare Kurulu’ndaki arkadaşlarımızı da bu çalışmaların içine dahil ediyoruz. Ancak kamu kurumlarının doğrudan istişare kurulunda yer almasının doğru bir yöntem olmadığını düşünüyoruz. Önceliğin sivil yapılar olması gerektiğine inanıyoruz.

“HAK ETMEDİĞİMİZ CEZALAR ALDIK”

Bugüne kadar mücadele ettiğimiz liglerde, deplasmanlarda ve kamuoyunda zaman zaman hak etmediğimiz cezalarla ve çeşitli saldırılarla karşılaştık. Artık Süper Lig’deyiz ve dünyanın gözü bu ligde. Eğer alt liglerde karşılaştığımız ayrımcı uygulamaların bir benzeri Süper Lig’de yaşanırsa, bundan zarar görecek olan yalnızca Amedspor olmayacaktır. Türk futbolu da büyük zarar görecektir.

KAYA’DAN FIFA’YA ÖNEMLİ ÇAĞRI

Amedspor yıllar boyunca deplasmanlarda ırkçı saldırılara maruz kaldı. Oysa bugün FIFA’nın en hassas olduğu konulardan biri ayrımcılık ve ırkçılıktır. Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu’nun bu konuda çok daha kararlı davranması gerekiyor. Amedspor’a yönelik olası ayrımcı uygulamalara karşı gerekli yaptırımlar uygulanmazsa, bu durum Türk futbolunun uluslararası alandaki itibarına zarar verecektir.

“BİZ BİR KİMLİK TAKIMIYIZ, ANCAK SAHAYA ÇIKTIĞIMIZDA ÖNCELİK FUTBOLDUR”

Hiç kimse Amedspor’u siyasi bir takım olarak tanımlamamalıdır. Biz bir kimlik takımıyız. Ancak sahaya çıktığımızda önceliğimiz futboldur. Kendi stadımızda cinsiyetçi küfürlere, ırkçı sloganlara ya da ayrımcı söylemlere rastlayamazsınız. Ne yazık ki deplasmanlarda aynı tabloyla her zaman karşılaşmıyoruz. Federasyonun bugüne kadar yeterince güçlü tepki vermemesi, bu tür davranışların devam etmesine yol açmıştır. Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu’nu bir kez daha sorumluluk almaya çağırıyoruz. Çünkü bu mesele artık yalnızca Amedspor’un değil, Türk futbolunun meselesidir. Biz de bundan sonra bu tür saldırılara karşı daha güçlü bir duruş sergileyecek ve gerekli tüm adımları atacağız.

KAYA’DAN TARAFTARA ÇAĞRI: SABIRLI OLUN VE TAKIMINIZIN YANINDA YER ALIN

Taraftarlarımıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bugüne kadar her zaman şampiyonluk hedefiyle mücadele ettik ve bu anlayışla Süper Lig’e ulaştık. Ancak artık farklı bir seviyedeyiz. Süper Lig, dünyanın en kaliteli futbolcularının mücadele ettiği bir organizasyon. Bu nedenle sabırlı olmak ve takımın yanında durmak büyük önem taşıyor.

“ÖNEMLİ OLAN BAŞARI ELDE ETMEKTİR”

Biz yıllardır kısa vadeli başarıların uzun vadede büyük yıkımlara yol açabileceğini savunduk. Önemli olan her ne pahasına olursa olsun başarı elde etmek değil; sağlam temeller üzerinde kalıcı başarılar inşa etmektir. Süper Lig’de kısa süreli bir çıkış yakalayıp yanlış finans yönetimi nedeniyle tekrar düşmek yerine, kalıcı bir yapı kurarak adım adım ilerlemek temel hedefimizdir.

“KÜRT SORUNUYLA AMEDSPOR’UN YENİDNE AYRILMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Kürt sorunuyla Amedspor’un yeniden ayrılması mümkün değil. Kürt sorunu, varlık sebebi olarak bugüne kadar Kürtlerin reddi, inkârı, dillerine ve kültürlerine yönelik baskılar ve geri bırakılmışlığın bir sonucudur. Temeline baktığınızda bu tabloyu görürsünüz.

“AMEDSPOR’UN ETRAFINDA EZİLENLER VE KÜRTLER VAR”

Biz Amedspor’a zaten ‘kimlik takımı’ diyoruz. Bugün geriye dönüp baktığımızda, Kürt sorununu yaratan nedenler ortada olduğu için Amedspor da benzer şekilde bu tartışmaların hedefi haline gelmiştir. Aynı zamanda Amedspor’un etrafında ezilenler, Kürtler ve kendini ezilenlerin yanında konumlandırmak isteyen kesimler tarafından bir sahiplenme oluşmuştur.

“BAŞARILAR TOPLUMSAL BİR KARŞILIK BULMUŞTUR”

Türkiye’de yakalanan çözüm süreci havası aslında Kürt sorununa ilişkin bir çözüm arayışının yeniden gündeme gelmesiyle ilgilidir. Devlet Bahçeli’den Özgür Özel’e, Cumhurbaşkanı’ndan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’na kadar birçok siyasi aktör bu sürece destek veren açıklamalar yapmıştır. Bunun paralelinde Amedspor’un sportif başarısı da bu genel atmosferden etkilenmiş, bu başarılar toplumsal bir karşılık bulmuştur. Bir önceki dönem yaşadığımız şampiyonlukta böyle bir atmosfer yoktu. Ancak bugün oluşan hava, ister istemez Amedspor’un başarısıyla birlikte kulüp etrafında da bir etki yaratmıştır.

“OLUMLU ATMOSFER AMEDSPOR İÇİN BİR FIRSATTIR”

Biz bunu bir fırsat olarak görüyoruz. Amedspor için Kürt sorununun çözümüne yönelik olumlu atmosfer bir fırsattır; aynı şekilde kulüp için de bir fırsattır. Bu dalgayı, bu iyimser havayı ve sahiplenmeyi, kendi duruşumuz ve davranışlarımızla doğru şekilde yönetmeye çalışacağız.

“DİYALOGLARI KESMEYECEĞİZ, İLİŞKİLERİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Diyalogları kesmeyeceğiz. Gerek federasyonla, gerek Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilişkilerimizi sürdüreceğiz. Sahiplenmek ve kutlamak kadar, kulübe yönelik haksız saldırılara karşı da net bir duruş sergilenecektir. Federasyondan ve Gençlik Spor’dan da beklediğimiz tam olarak budur.

“AMEDSPOR’UN ETRAFINDAKİ OLUMLU HAVAYI OLUMLU DEĞERLENDİRECEĞİZ”

Biz, bize gelen ve deplasmana gelen misafirlerimizi de bu sürece uygun bir anlayışla karşılayacağız. Bu nedenle bu iki alanı birbirinden ayırmak mümkün değildir. Süreç olumlu ilerledikçe Amedspor’un etrafında oluşan bu olumlu dalgayı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışacağız.”

Muhabir: Güneş OCAĞA-Ceren AKYIL