Fransa Parlamentosu, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklayan yasayı onayladı. Böylelikle Fransa, Avrupa Birliği (AB) bünyesinde bu kararı alan ilk ülke oldu. Ulusal Meclis yasa tasarısını 279’a karşı 81 oy ile kabul etti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yasayı son cumhurbaşkanlığı döneminin önemli bir başarısı olarak tanımladı ve Eylül 2026’ya kadar uygulanacağının sözünü verdi. Senato’nun 21 Temmuz Salı günü onayladığı yasa tasarısı, Ulusal Meclis tarafından 279’a karşı 81 oy ile kabul edildi.
Yasak iki adımda uygulanacak
Sosyal medya yasası iki aşamada uygulanacak. Öncelikle 15 yaş altı çocukların yeni hesap açması 1 Eylül’de engellenecek. Yasak mevcut hesaplar içinse Ocak 2027’den itibaren geçerli olacak.
Fransa Dijital İşler Bakan Vekili Anne Le Hénanff, oylamadan önce yaptığı açıklamada, “yaş doğrulama araçlarının zaten mevcut olması” sebebiyle zaman çizelgesinin gerçekçi olduğunu ve yasanın uygulanmasının platformların sorumluluğunda olacağını söyledi.
Hénanff, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Dört ay sonra Fransa’da hepimiz yaşımızı kanıtlamak zorunda kalacağız” dedi. Anne Le Hénanff ayrıca, kullanıcıların kişisel verilerinin korunacağına dair güvence verdi.
Senato ve Ulusal Meclis, yasa tartışmalarında düzenlemenin gerekliliği konusunda hemfikir olsa da uygulama yöntemi hususunda görüş ayrılığı yaşadı. Fransız senatörler, kara listeye alınan platformlar ile ebeveyn izniyle erişilebilen mecralar arasında ayrım yapan iki kademeli bir sistemi savundu. Ulusal Meclis’in genel yasak kararı, sol kesimden yaş doğrulama süreci, veri ihlali riskleri ve gizlilik endişeleri nedeniyle gelen eleştirilere rağmen kabul edildi.
Yasa, yasağa uymayan çocuklar veya ebeveynler için herhangi bir ceza öngörmüyor.
“Aşamalı ve kademeli erişim”
Avrupa Komisyonu, Fransa, İspanya, Yunanistan gibi üye devletlerden gelen baskı nedeniyle uzun süredir sosyal medya yasaklarını değerlendiriyordu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 13 Temmuz Pazartesi günü yaptığı açıklamada çocukların sadece “aşamalı ve kademeli erişim” ile sosyal medya kullanabilmesini savundu. Leyen ayrıca, Fransa’nın da dahil olduğu AB üye devletlerin son aylarda test etmeye başladığı yeni bir yaş doğrulama uygulamasını tanıttı.
Sosyal medya yasağı, Macron hükümetinin 2025’te emeklilik reformlarını askıya almasının ardından, Macron’un 2027’de görevden ayrılmadan önce yapacağı son büyük iç politika değişikliği olabilir.
Amnesty Tech de dahil olmak üzere eleştirmenler bu tür yasakların etkisiz olduğunu ve gençlerin gerçekliğini göz ardı ettiğini söylüyor. Yaş doğrulama sürecinin veri ihlali risklerine yol açabileceği de endişeler arasında. Buna rağmen, birçok ülke önerilen yasal düzenlemelerle ilerlemeye devam ediyor.
Hangi ülkelerde sosyal medya kısıtlamaları uygulanıyor?
Diğer Avrupa ülkelerinin Fransa’daki süreci yakından takip etmesi bekleniyor. Fransa, Avrupa’da sosyal medya yaş sınırlamalarını uygulamaya koyan ilk ülke olacak olsa da dünyada 20 farklı ülkede benzer kısıtlamalar uygulanıyor.
Avustralya, Aralık 2025’te TikTok, YouTube, Snapchat ve diğer önde gelen platformların 16 yaşın altındaki kişilerin hesaplarının kaldırılmasını zorunlu kılan dünyadaki ilk ülke oldu. Kurallara uymayan şirketler 49,5 milyon Avustralya dolarına kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor. Ancak yasağın yürürlüğe girmesinden üç ay sonra yapılan bir araştırma, çocukların büyük bölümünün sosyal medya kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
Avustralya’da sosyal medya yasağına rağmen çocukların yüzde 85’i platformları kullanmaya devam ediyor
Kanada hükümeti haziran başında, 16 yaşın altındaki çocuklar için sosyal medyayı yasaklayacak bir dijital güvenlik yasa tasarısı sundu. Yasaya göre, sosyal medya platformları, genç kullanıcıları korumaya yönelik politikaları olduğunu göstermeleri halinde yasağın dışına çıkabilecek.
Türkiye’de de çocukların sosyal medya erişiminin yasaklanması gündemdeki yerini koruyor. Türkiye’de uygulamaya konulacak kimlik ile yaş doğrulama zorunluluğu, sistem gereği tüm sosyal medya kullanıcılarını kapsayacak. 1 Mayıs 2026’da kabul edilen yasa tasarısı, milyonlarca kişinin özel verilerinin platformlar aracılığıyla üçüncü taraf şirketlerle paylaşılacağı sebebiyle eleştiriliyor.

