ÖZEL HABER-Ceren AKYIL
Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) üniversitelere gönderdiği yazıyla çözüm sürecine ilişkin akademik araştırma, panel, konferans ve çalıştaylar düzenlenmesi çağrısı Diyarbakır’da karşılık buldu. Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Pelin Karatay Göğül, sürecin bilimsel veriler ışığında ele alınmasının önemine dikkat çekerek, fakülte olarak akademik çalışmalara başladıklarını açıkladı.
“ÇAĞRI, SORUMLULUKLARI HATIRLATAN ÖNEMLİ BİR GELİŞMEDİR”
Göğül, YÖK tarafından yapılan çağrının üniversitelerin topluma karşı olan sorumluluklarını yeniden hatırlatan önemli bir gelişme olduğunu belirterek, “Üniversiteler, bilgi üretmek ve öğrenci yetiştirmenin yanında toplumsal sorunları bilimsel yöntemlerle analiz eden, çözüm önerileri geliştiren ve ürettiği bilgiyi toplumla paylaşan kurumlardır. İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri açısından baktığımızda ise konu çok daha derin bir anlam taşıyor. Çünkü toplumsal huzursuzluk, güvensizlik ve istikrarsızlığın olumsuz ekonomik sonuçları vardır. Güven ve huzur ortamı ise yatırım kararlarını, girişimciliği, istihdamı, turizmi, dış ticareti ve insan sermayesini olumlu yönde etkiler” dedi.
“EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ TOPLUMSAL FAYDAYA UZANAN YAPIYA DÖNÜŞMELİ”
Eğitimin yalnızca teorik bilgilerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Göğül, “Diyarbakır’da yatırımlar neden istenilen düzeyde değil?’ diye sorduğumuzda, öğrencinin yalnızca teorik cevap vermesini değil; veri toplamasını, iş dünyasıyla görüşmesini, kamu politikalarını incelemesini, analiz yapmasını ve sonunda uygulanabilir bir politika önerisi geliştirmesini beklemeliyiz. Eğitim anlayışımızı teoriden veriye, veriden analize, analizden politikaya ve politikadan toplumsal faydaya uzanan bir yapıya dönüştürmeliyiz” diye konuştu.
“EKONOMİK ZİNCİRİN HER HALKASININ GÜÇLÜ OLMASI ŞARTTIR”
Göğül, Diyarbakır’ın yalnızca bölgenin önemli bir şehri değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik ve sosyal dönüşümünü anlamak açısından önemli bir örnek olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
“Diyarbakır’ın tarım, sanayi, hizmetler, turizm, lojistik ve ticaret alanlarında ciddi bir potansiyeli bulunuyor. Ancak bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesi için insan sermayesi, altyapı, girişimcilik ve yatırım gibi unsurların huzurlu ve güvenli bir ortamda bir araya getirilmesi gerekiyor. Güven, yatırım, üretim, istihdam, gelir, refah ve kalkınmadan oluşan ekonomik zincirin her halkasının güçlü olması şarttır.”
“ÇALIŞMALARIMIZ BAŞLADI”
Kentteki kurumların işbirliği mekanizmasının önemine değinen Göğül, üniversite olarak yapılması gereken adımları sıraladı. Göğül, “Diyarbakır, ‘Bölgesel Kalkınma ve Kamu Politikaları Laboratuarı’ niteliğinde bir şehirdir. Kamu, üniversite, iş dünyası ve toplum arasında güçlü bir işbirliği mekanizması oluşturulması hedeflenmelidir. Yükseköğretim Kurulu’nun bu çağrısına çalıştay, konferans, sempozyum gibi bilimsel etkinlikler yoluyla katılmalı. Yine konu ile ilgili makaleler, öğrenci projeleri, lisansüstü tez çalışmalarında veriye dayalı, nesnel ve uygulanabilir cevaplar üretmek mümkün hale gelebilir. Sürecin sürdürülebilirliği açısından güven ortamının sağlanması kadar nitelikli insan kaynağı, güçlü kurumlar, doğru ekonomi politikaları ve bilimsel bilgi önem kazanmaktadır. Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi olarak sürece akademik destek vermek üzere çalışmalarımız başlamış olup, bundan sonra artarak devam edecektir” ifadelerini kullandı.



