HABER-Mehmet TÜRK

DEM Parti İl Eş Başkanı Yunus Muratakan, “Biz güvenli kuvvetlerinin bu halkı koruması gereken yerde sermayedarları kar hırsıyla toprağımızı, suyumuzu, doğamızı katletmeye, yok etmeye çalışan şirketleri korumasını kabul etmiyoruz” dedi.

Sur ilçesine bağlı kırsal Kervanpınar ve Sati mahallelerinde mera alanına yapılmak istenen Güneş Enerji Projesi (GES) projesi mahkeme süreci devam ederken, sabah saatlerinde bölgeye jandarma eşliğinde getirilen iş makinalarıyla çalışmaya başladı.

Güvenlik güçleri eşliğinde yürütülen çalışmaya tepki gösteren yöre halkı, tarihi ve arkeolojik miraslarını, meralarını ve yaşam alanlarını savunurken, dosyada yer alan bilirkişi raporunda ise ÇED kararının uygun olmadığı yönünde görüşlerini dile getirdi.

Kervanpınar mahallesinde bir araya gelen aralarında DEM Parti İl Eş Başkanları Yunus Muratakan, Fatime İzol Levent, DEM Parti Ekoloji Sözcüsü Melis Tantan, Diyarbakır Barosu avukatları, çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve yöre sakinleri GES çalışmasının yapıldığı alana düzenledikleri yürüyüşte projeye karşı tepkilerini dile getirdi.

JANDARMAYA “YÜZÜNÜ GÖSTER” ÇAĞRISI

Yürüyüşün son bulduğu alana gelen grup basın açıklaması yapmak istedi. Grup adına konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Yunus Muratakan, bölgede güvenlik alan jandarma ekiplerinin yüzlerinin kapalı olmasına tepki gösterdi.

Diyarbakır’da GES protestosu: Jandarma, yürüyüşe geçenleri durdurdu
Diyarbakır’da GES protestosu: Jandarma, yürüyüşe geçenleri durdurdu
İçeriği Görüntüle

Ges Projesi Protestosunda Gerginlik3

Halkın GES projesine yönelik itirazlarını, protestosunu dinlemeye ve onlarla birlikte hareket etmek için geldiklerini söyleyen Muratakan, “Ancak buraya geldiğimizde maalesef ki diyorum yüzleri kapalı güvenlik kuvvetleri bir şirketin kar hırsı uğruna burada on binlerce yıldır altında höyük olduğu söylenilen yeri korumak yerine halkın temel ihtiyaçlarını protesto hakkını halkı koruması gereken yerde bir şirketin kar hırsını koruduğunu görüyoruz. Sizler de çekim yaptınız. Her tarafta ellerinde uzun namlulu silahlarla yüzleri kapalı güvenli kuvvetleri var” dedi.

“HALKI KORUMASI GEREKİRKEN SERMAYEYİ KORUMASINI KABUL ETMİYORUZ”

“Biz güvenli kuvvetlerinin bu halkı koruması gereken yerde sermayedarları kar hırsıyla toprağımızı, suyumuzu, doğamızı katletmeye, yok etmeye çalışan şirketleri korumasını kabul etmiyoruz” diyen Muratakan, şöyle devam etti:

“Halkın köylünün görüşü hiç dikkate alınmadan buranın ekonomik ihtiyaçları buranın temel ihtiyaçları gözetilmeden merkezi düzeyde bir planlamayla onlarla görüşüp istişare edilmeden katılımcı demokrasinin yerelden demokrasinin göz ardı edildiği bir süreçle burada bir GES projesi ilan edilmiş. Burada hem Diyarbakır Barosu hem ekoloji örgütlerimiz buranın sit alanı ilan edildiğini buna yönelik bilirkişi kişi raporlarının olduğunu beyan ederekten idare mahkemelerinde bu ÇED raporlarının iptaline yönelik dava açmışlar. Bu ÇED raporlarındaki idare mahkemelerindeki dosyalarda bizim okuyabildiğimiz kadarıyla özellikle bu alanda bu gördüğünüz alanda bu alanın tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin köylüler tarafından yapıldığı buranın ÇED alanının ilan edilmesi, GES projesinin yapılması durumunda tarım ve hayvancılığın yapılmasının önüne engel teşkil edileceği ilgili bu hemen tepenin arkasında bulunan evlerimizle dahil olmak üzere köylülerimizin göçe zorlanacağı ve ayrıca buranın arkeolojik sit alanının içinde olması gerektiği zira burada yapılan keşifte çeşitli tarihi kalıntılara rastlanıldığı belirtilmiştir.”

Ges Projesi Protestosunda Gerginlik2

“BURASI ARKEOLOJİK SİT ALANI İLAN EDİLMİŞTİR”

GES’in çalışma yapıldığı alanını önenine değinen Muratakan, “Mezopotamya en az 12 bin yıllık tarihi olan bir yerdir. İlk yerleşim yerlerinin olduğu yerdir. Hala Gremirza diye bizim tabir ettiğimiz Göbekli Tepe'deki kalıntılar dünya tarihine, insanlık tarihine yeniden ışık tutuyor. Bu gördüğünüz tepelerin her birinin üzerine bir kazı çakıldığında altında tarih fışkıracaktır. Ancak biz bilirkişi raporunda, arkeoloji bilirkişi raporunda buranın GES alanı olarak kullanılmaması gerektiğine yönelik tespitine rağmen burada büyük ağır iş makineleri getirilerek burada kazı çalışmaları yapılmaktadır. Burası arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir. Dolayısıyla biz burada hem tarihimize hem toprağımıza hem suyumuza hem halkımıza sahip çıkmak adına bir an önce bu GES projesinin durdurulmasını talep ediyoruz. Kaldı ki kaldı ki arkadaşlarımız iki kilometre ötede bu GES projesinin yapılabileceğini söylemesine rağmen ısrarlı bir biçimde burada yapılmak istenmektedir” şeklinde konuştu.

Muhabir: Mehmet TÜRK