Bitlis-Muş sınırında güncelleme: Sınırlar yeni, haklar saklı
Bitlis-Muş sınırında güncelleme: Sınırlar yeni, haklar saklı
İçeriği Görüntüle

Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER), 14-21 Haziran Göç Haftası dolayısıyla açıklama yaptı.

Diyarbakır’ın Bismil ilçesine 1990’lı yıllarda zorla boşaltılan kırsal Bîrikê Mahallesi’nde yapılan açıklamada “Kadim topraklara demokratik toplumu inşa ediyoruz” ve “Jiyan li ser axa xwe û ava xwe watedar e” pankartları açıldı.

Açıklamaya sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Açıklamanın Kürtçesini GÖÇ-DER üyesi Livya Artemis Yavuz okurken Türkçesini ise GÖÇ-DER üyesi Hakan Şeker okudu.

1990’lı yıllarda bölgede yaşanan çatışmalı süreç nedeniyle binlerce köy ve mezranın boşaltıldığını kaydedilen açıklamada, milyonlarca insanın doğup büyüdüğü topraklardan koparıldığını vurguladı.

Açıklamada, “Bîrikê köyü de bu boşaltma politikalarından etkilenen köylerden biridir. İnsanlar yalnızca evlerini ve arazilerini geride bırakmadı; aynı zamanda anılarını, kültürlerini, üretim biçimlerini ve toplumsal ilişkilerini de geride bırakmak zorunda kaldı. Zorla yerlerinden edilen yurttaşlar, göç etmek zorunda kaldıkları kentlerde yoksulluk, dışlanma ve işsizlik gibi birçok sorunla karşı karşıya kaldı. Sağlık ve eğitim hizmetlerinden yeterince yararlanamadı. Zorunlu göçün yarattığı ekonomik, toplumsal ve psikolojik tahribatın etkileri, aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ devam etmektedir. Kendi köylerini ve yaşam alanlarını hiç görmeden büyüyen bir nesil ortaya çıkmış, birçok insan ise doğduğu topraklara dönemeden yaşamını yitirmiştir” dedi.

'Somut ve güven verici adımlar atılmalı’

Türkiye’de barışın sağlanması ve demokratik bir toplumun inşası için yeni dönemin başlangıcında olduklarının ifade edildiği açıklamada, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrının, demokratik çözüm ve kalıcı barışın sağlanması açısından önemli bir fırsat yarattığı belirtildi.

Açıklamanın devamında şöyle denildi:

Ancak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için tek taraflı çağrıların yeterli olmayacağı açıktır. Bu çağrıya karşılık verilmesi ve toplumsal barışın güçlenmesi için siyasi iktidarın da demokratikleşme, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, geçmiş dönem mağduriyetlerinin giderilmesi ve zorla yerinden edilenlerin geri dönüşünün önündeki engellerin kaldırılması yönünde somut ve güven verici adımlar atması gerekmektedir. Kalıcı ve onurlu bir barış yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sağlanamaz. Aynı zamanda geçmişte yaşanan acılarla yüzleşilmeli, adalet tesis edilmeli ve mağduriyetler giderilmelidir.”

‘Geri dönüşlerin önündeki engeller kaldırılmalı’

Açıklamada talepler şöyle sıralandı:

“-Köylerine geri dönmek isteyen yurttaşların önündeki idari, hukuki ve ekonomik engeller kaldırılmalıdır.

-Altyapı, su, yol, elektrik, eğitim ve sağlık hizmetleri yeniden sağlanmalıdır.

-Tarım ve hayvancılığın yeniden canlandırılması için geri dönen yurttaşlara yönelik destek programları hazırlanmalıdır.

-Zorunlu göç nedeniyle ortaya çıkan maddi ve manevi kayıpların telafisi için etkili mekanizmalar oluşturulmalıdır.

-Geri dönüş süreci insan hakları standartlarına uygun ve gönüllülük esasına dayalı olarak güvence altına alınmalıdır.

-Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerleyebilmesi için siyasi iktidar demokratikleşme ve hukuki güvenceler konusunda somut adımlar atmalıdır.”

Açıklama sonrası mahallede bulunan Şehitlik ziyaret edildi.

Kaynak: MA