Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi için Abdullah Öcalan'ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci'yle birlikte demokratikleşme temelinde tartışmalar sürüyor.
29 aydın ve yazarın çağrısıyla gerçekleştirilen konferansa, siyasetten sivil topluma ve kültür-sanat camiasına kadar birçok çevreden çok sayıda isim katıldı. "İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı"na katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları açıklamalarda bulundu.
Tülay Hatimoğulları, konferansın işçilerin, emekçilerin, kadınların duyduğu taleplerden kaynaklandığını ifade etti. Tülay Hatimoğulları, "1921 Anayasası halkların çok çok önemli bir bölümünü içeriyordu. Ama ne yazık ki daha sonra 24 Anayasası'yla birlikte ırkçı, tekçi bir ideoloji şekillendi. Bütün farklılıkları yok sayan bir ideoloji şekillendi. Lazlar dillerini konuşamıyor, asimile oldu. Ermeniler zaten tehcirden sonra da göçe zorlandı. Ve Arapların dilleri unutturulmaya çalışılıyor. Yani birçok halk asimile ediliyor. Buna karşı en büyük mücadeleyi Türkiye tarihinde Kürt halkı sergilemiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana kendi varlık mücadelelerini, anadil hakları için ve eşit yurttaş olma konusunda mücadelelerini son derece örgütlü bir şekilde günümüze kadar getirdiler ve şimdi de cumhuriyetin 2'nci yüzyılında Türkiye'deki bütün farklı halklar ve inançlar, Aleviler, Kürtler bu ülkenin eşit yurttaşları olarak varlık göstermek istiyorlar. Kendi anadilleriyle eğitim görebilmek ve kendi inançlarını özgürce, ibadetlerini özgürce yapabilmek istiyorlar" dedi.
'ÇAĞRI CUMHURİYETİN DEMOKRATİKLEŞMESİNE DAYANIYOR'
Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı çağrının Cumhuriyet'in demokratikleşmesinin de çağrısı olduğunu belirten Tülay Hatimoğulları, "Ve bu çağrının bütün dayanakları Cumhuriyet'in demokratikleşmesi ve inşasına dayanıyor. Yani burada Sayın Öcalan şu mesajı güçlü bir şekilde verdi; Kürt halkı bugüne kadar çok güçlü bir mücadeleyle bir varlık ve yokluk mücadelesi yürüttü. Ve şimdi bütün dünyaya var olduğunu kanıtladı. Ve şimdi beklenen, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında beklenen en önemli kazanım, Kürtlerin varlıklarının siyasi ve hukuki olarak yasal zeminde tanınması. Yani o başka bir aşama bunun tanınmasıyla birlikte evet, demokratikleşmeye bir adım atılacaktır. Bütün demokrasi sorunları böyle çözülür mü? Elbette sadece böyle çözülmez. Ama bu çok temel ve önemli bir adım. O nedenle şimdi bu konferans gerçekleşirken yapılan konuşmalar aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş tarihiyle yüzleşmek ve şimdi 2026'da yani cumhuriyetin 2'nci yüzyılında artık bu dönüşümün gerçekleşmesini sağlamak bu anlamıyla Sayın Öcalan'ın barış çağrısıyla birlikte bu fikirlerin harmanlanarak ilerlemesi çok önemli" ifadelerini kullandı.
DEMOKRATİK CUMHURİYET'E GİDEN YOL
Tülay Hatimoğulları, "İşsizlik ve yoksulluk Türkiye'de 50 milyon insanı artık esir almış durumda. Basitçe bir zümre değil bu, nüfusun yarısından fazlası. Dolayısıyla Türkiye'deki başta Türkler olmak üzere bütün işçi ve emekçilerin barış konusunda verecekleri güçlü bir mücadele ve bir mesaj aynı şekilde LGBT+'ların, gençlerin, doğa ve insan hakları savunucularının barış mücadelesini kendi özlük haklarıyla ilgili kendi öz mücadeleleriyle iç içe harmanlamak ve iç içeleştirmek hakikaten demokratik Cumhuriyete gidecek yolu açacaktır. Bu dinamiklerin ortak örgütlülüğüyle, öz örgütlülüğüyle ve barıştaki ortaklıkları, bu mücadelenin birleşkesinin bir kuvvet uyandırmasıyla Cumhuriyeti dönüştürmek istiyoruz" dedi.




