HABER-Mehmet TÜRK

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ilişkin 2025 yılı insan hakları ihlalleri raporunu kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, bölgede yaşanan ihlallerin münferit değil, belirli alanlarda yoğunlaşarak “sistematik” bir hal aldığı vurgulandı.

Şube Başkanı Ercan Yılmaz’ın açılış konuşmasının ardından, İHD Doğu ve Güneydoğu Temsilcisi Tahir SaçaklI, raporun detaylarını tek tek açıkladı.

2 BİN 671 HAK İHLALİ

Rapora göre 2025 yılı boyunca bölgede en az 2 bin 671 insan hakları ihlali tespit edildi. Açıklamada, özellikle toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının keyfi şekilde sınırlandırılması, muhalif siyasetçiler ve hak savunucularına yönelik soruşturma ve tutuklamalar ile ifade özgürlüğü üzerindeki baskının sürdüğü belirtildi.
Yaşam hakkı ihlallerine de dikkat çekilen raporda; yargısız infaz iddiaları, hapishanelerdeki ölümler ve şüpheli ölümlerde artış olduğu ifade edildi. Ayrıca iş kazalarındaki artışın, devletin yaşamı koruma yükümlülüğü açısından ciddi bir sorun olduğu vurgulandı.

YURTTAŞLAR KAÇIRILIP TEHDİT EDİLDİĞİ İDDİALARI

Raporda, işkence ve kötü muamele vakalarının sürdüğü, bazı yurttaşların kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerce kaçırılarak tehdit edildiğine dair iddiaların da yer aldığı belirtildi.

GÖZALTINA ALINAN 488 KİŞİDEN 83’Ü TUTUKLANDI

Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı kapsamında ise yıl içinde en az 488 kişinin gözaltına alındığı, 83’ünün tutuklandığı bilgisi paylaşıldı. Ev baskınları, basın ve derneklere yönelik operasyonların ifade ve örgütlenme özgürlüğünü baskı altına aldığı ifade edildi.

Diyarbakır TSO Meclisinden yatırım çağrısı
Diyarbakır TSO Meclisinden yatırım çağrısı
İçeriği Görüntüle

HAPİSHANELERDE TECRİT UYGULAMASI

Açıklamada ayrıca, hapishanelerde tecrit uygulamalarının arttığı, sağlık, haberleşme ve sosyal haklara erişimde ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çekildi. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin de 2025 boyunca devam ettiği vurgulandı.
İHD, bölgede yaşanan ihlallerin çözümü için demokratikleşme adımlarının atılması, hukukun üstünlüğüne uyulması ve insan haklarına dayalı bir barış sürecinin inşa edilmesi gerektiğini belirtti.

Muhabir: Mehmet TÜRK