HABER / Mehmet Rumet SOYLU

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, kanser hastalarının akıllı ilaç ve immünoterapilere erişiminde yaşanan bürokratik ve hukuki sorunları Meclis gündemine taşıdı. Cupolo, “Hayati tedaviye ulaşmak için hastaların mahkeme kapılarında beklemek zorunda bırakılması sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmıyor” dedi.

2026-2027 UEFA Avrupa Ligi kura çekimi hangi gün ve saat kaçta? Avrupa Ligi kura çekimi hangi kanalda
2026-2027 UEFA Avrupa Ligi kura çekimi hangi gün ve saat kaçta? Avrupa Ligi kura çekimi hangi kanalda
İçeriği Görüntüle

Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, özellikle geri ödeme kapsamında bulunmayan yüksek maliyetli kanser ilaçlarına erişimde hastaların karşı karşıya kaldığı bürokratik ve hukuki sürece dikkat çekti.

Cupolo, bazı hastaların tedaviye ulaşabilmek için önce onkoloji konseyinden tıbbi zorunluluk raporu almak, ardından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan (TİTCK) endikasyon dışı kullanım izni talep etmek ve SGK’nın ödeme başvurusunu reddetmesi halinde mahkemeye başvurmak zorunda kaldığını belirtti.

KANSER HASTALARI ZAMANLA YARIŞIRKEN BÜROKRASİ İLE DE SAVAŞIYOR

Soru önergesinde, bu sürecin özellikle kanser hastaları açısından ciddi zaman kayıplarına neden olduğu vurgulandı.
Mahkemelerde ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmesi sırasında dosyaların bilirkişilere gönderilmesinin de tedavinin başlamasını veya kesintisiz sürdürülmesini geciktirebildiğine dikkat çekildi. Cupolo, tıp biliminde hiçbir tedavi için yüzde 100 başarı garantisi bulunmadığını belirterek, mahkemelerin veya bilirkişi süreçlerinin hekimlerden kesin iyileşme beklentisi üzerinden değerlendirme yapmasının tıbbi gerçeklikle bağdaşmadığını ifade etti.

“İLACI ALAN HASTA SONRA BORÇLANDIRILABİLİYOR”

Soru önergesinde dikkat çekilen bir diğer sorun ise mahkeme kararıyla ilaca erişen hastaların dava sonucunda karşılaşabileceği mali yükümlülükler oldu. İhtiyati tedbir kararı sayesinde tedavisine başlayan ancak daha sonra davası reddedilen hastaların, yüksek ilaç bedelleriyle karşı karşıya kalabildiği ve bazı durumlarda icra tehdidiyle mücadele etmek zorunda bırakıldığı belirtildi.

Cupolo, özellikle yüz binlerce lirayı bulabilen ilaç bedellerinin hastalar açısından ağır bir ekonomik yük oluşturduğuna dikkat çekerek, dava sürecinde tedaviye erişen ancak sonrasında dava sonucu aleyhine gelişen hastalar ve vefat halinde mirasçıları için koruyucu bir mekanizma oluşturulup oluşturulmayacağını sordu.

“TIBBİ KARARI HEKİM VERMELİ”

Cupolo’nun soru önergesinde, uzman hekimler ve onkoloji konseyleri tarafından belirlenen tıbbi gerekliliklerin geri ödeme ve yargı süreçlerinde nasıl dikkate alındığı da gündeme getirildi.
Milletvekili, mahkemelerin veya SGK’nın idari değerlendirmelerinin hekimlerin belirlediği tıbbi endikasyonların önüne geçmesini engelleyecek bir mekanizma kurulup kurulmayacağını Sağlık Bakanı’na sordu.

Ayrıca Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında, kanser hastalarının ilaç taleplerine ilişkin daha hızlı değerlendirme yapılmasını sağlayacak özel bir “Sağlık İhtisas Yargısı” kriteri oluşturulması yönünde çalışma bulunup bulunmadığı da soruldu.

“ACİL DURUM FONU KURULACAK MI?”

Soru önergesinin en dikkat çekici başlıklarından biri ise yargı süreci devam ederken hastaların tedavisinin kesintiye uğramaması için bir acil durum fonu oluşturulması talebi oldu. Cupolo, mahkeme kararının kesinleşmesini bekleyen hastaların tedavilerinin sürdürülmesini sağlayacak bir mekanizma kurulup kurulmayacağını sordu.

Önergenin son maddesinde ise SGK’nın geri ödeme listelerinin güncellenme sıklığı gündeme getirildi. Cupolo, hedefe yönelik yeni nesil kanser tedavilerinin geri ödeme kapsamına alınabilmesi için SUT listelerinin güncellenme sürecinin hızlandırılıp hızlandırılmayacağını Bakan Memişoğlu’na yöneltti.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU