ÖZEL HABER - Mehmet Ruımet SOYLU

Bu özel günün temel mesajı çok nettir: Uyuşturucu ile mücadele yalnızca güvenlik güçlerinin değil, ailelerin, eğitim kurumlarının, sağlık çalışanlarının, sivil toplumun ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur.
Bu ayaklardan birinin eksikliği ya da dışarıda kalması, mücadelenin eksik yapılacağı anlamına gelir.

26 Haziran’ın uluslararası bir farkındalık günü olarak kabul edilmesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1987 yılında aldığı karara dayanmaktadır. Amaç, uyuşturucu kullanımının önlenmesi, bağımlılıkla mücadele edilmesi ve yasa dışı uyuşturucu ticaretine karşı uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesidir.

Bugün, dünyanın pek çok ülkesinde eğitim faaliyetleri, seminerler, kamuoyu bilgilendirme kampanyaları ve önleyici çalışmalar düzenlenmektedir.

Genel bir kabul ile uyuşturucu, sadece bireysel bir sorun değildir. Bunun farkına, zarar ve ziyanı kapımızı çaldığında -ki her an çalma ihtimali var- varırız.

Uyuşturucu bağımlılığı yalnızca madde kullanan kişiyi etkilemez. Aileleri, çocukları, çalışma hayatını, eğitim sistemini, ekonomik yapıyı ve toplumun huzurunu doğrudan etkileyen çok boyutlu ve kanser etkisi yaratan bir sorundur.
Fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları, eğitim hayatının sekteye uğraması, iş gücü kaybı ve ekonomik zararlar, aile içi çatışmalar, suç oranlarında artış, organize suç örgütlerinin güçlenmesi ve böylece toplumsal güvenliğin zayıflaması uyuşturucu kullanımının yol açabileceği sonuçlar olarak sıralanabilir. Bu nedenle uyuşturucu ile mücadele, aynı zamanda toplumun geleceğini koruma mücadelesidir.

Venezuela’daki depremlerden  yıkım görüntüleri
Venezuela’daki depremlerden yıkım görüntüleri
İçeriği Görüntüle

Uyuşturucu ticareti, dünyanın en büyük yasa dışı ekonomik faaliyetlerinden biridir. Kaçakçılık faaliyetleri çoğu zaman organize suç örgütleri tarafından yürütülmekte, elde edilen yasa dışı gelirler silah kaçakçılığı, insan ticareti, kara para aklama ve diğer suç faaliyetlerini de beslemektedir. Bu nedenle uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele, yalnızca bir sağlık politikası değildir. Aynı zamanda ulusal güvenlik, adalet ve kamu düzeninin korunması açısından da büyük önem taşımaktadır.

Uyuşturucu ile mücadelede cezai yaptırımlar kadar önleyici çalışmalar da hayati öneme sahiptir. Fakat bunun yanında en güçlü ve etkili silahın, ‘eğitim ve farkındalık’ olduğu da hemen herkesin ortak kabuludur.
Bu anlamda; Çocukların ve gençlerin bilinçlendirilmesi, güçlü aile bağlarının desteklenmesi, okullarda koruyucu eğitimlerin artırılması, spor, sanat ve kültürel faaliyetlerin yaygınlaştırılması, erken müdahale ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi bağımlılığın önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Toplumun bilinç düzeyi yükseldikçe uyuşturucuya karşı direnç de artmaktadır. Uyuşturucu ile mücadelede başarı; güvenlik birimlerinin, sağlık kuruluşlarının, eğitim kurumlarının, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Topyekün bir karşı duruş ve karşı duruş şart. Bağımlılıkla mücadelede damgalayıcı değil, destekleyici bir yaklaşım benimsemek, tedaviye erişimi kolaylaştırmak ve önleyici çalışmaları güçlendirmek de bu mücadelenin önemli parçalarıdır.

Bu anlamda 26 Haziran; sağlıklı nesiller yetiştirme, gençleri koruma, aileleri güçlendirme ve toplumun geleceğine sahip çıkma konusunda ortak sorumluluğumuzu hatırlatan önemli bir farkındalık günüdür.
Uyuşturucunun olmadığı bir gelecek, ancak bilinçli bireyler, güçlü aileler ve dayanışma içinde hareket eden toplumlarla mümkündür.
Toplumu ölümcül bir şekilde kemiren bu illete, toplumun tüm katmanlarının el birliği ile karşı çıkabiliriz.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU