ÖZEL HABER / Güneş OCAĞA – Mehmet Rumet SOYLU – Veli BALTACI
Diyarbakır Merkez Sur İlçesi Belediye Eş Başkanları Fatma Gulan Önkol ve Adnan Örhan, gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e özel açıklamalarda bulundu. Görevdeki bir yıllarını değerlendiren eş başkanlar, hayata geçirdikleri çalışmaları ve geleceğe dönük projeleri anlattı. Eş Başkan Önkol ve Örhan’a yönelttiğimiz sorular ve yanıtlar şöyle:
*Göreve geldikten sonra bir yıl içerisinde ne gibi çalışmalar gerçekleştirdiniz?
Fatma Gulan Önkol: Diyarbakır’ın Sur ilçesi, hem bizim için hem de tüm insanlık tarihi için son derece kıymetli ve değerli bir yer. Binlerce yıl boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan bu bölge, kozmopolit yapısıyla dikkat çeker. Sur, Diyarbakır’ın ruhunu taşıyan bir bölge olarak, hem tarihi hem de kültürel anlamda büyük bir öneme sahiptir.
Bir yıldır görevdeyiz ve bu süre zarfında, bölgenin ihtiyaçlarına yönelik çeşitli çalışmalar yürüttük. Ancak, kabul etmek gerekir ki bu süreçte bazı zorluklarla karşılaştık. Belediyeyi devraldığımızda kayyumdan alınan büyük bir borç tablosu vardı. Bu borç yükü, çalışmalarımızda aksamalara neden oldu ve planladığımız projelerin zamanlamasında gecikmeler yaşanmasına yol açtı. Bütün bu zorluklara rağmen, üretmeye ve projeler geliştirmeye devam ettik. Halkla birlikte süreci tartışarak, onların ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeye gayret ettik. Şu an gerçekleştirdiğimiz belli başlı projeler bulunmakta ve aynı zamanda planladığımız birçok çalışma da mevcut.
2026 BÜTÇESİ HALKIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA ŞEKİLLENECEK
Bunun yanı sıra, kentimizde katılımcı bir bütçeleme süreci yürütülüyor. Kent Konseyi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerin öncülüğünde başlatılan bu süreç, halkın aktif katılımı ile şekilleniyor. 2026 yılı için yapılacak olan bütçeleme, tamamen halkın talepleri doğrultusunda oluşturulacak. Katılımcı bütçeleme anlayışıyla, mahallelerde, sokaklarda, kadın buluşmalarında, çocuk ve gençlik toplantılarında halkın doğrudan talepleri doğrultusunda projelerimizi şekillendirmeye başladık.
İSKENDERPAŞA’YA ÇOCUK PARKI YAPILACAK
*Kısa sürede hayata geçireceğiniz proje veya projeler var mı?
Fatma Gulan Önkol: Yakın zamanda İskenderpaşa Mahallesi’nde başlatacağımız bir çocuk parkı projemiz bulunuyor. Bu proje, çocuklar ve kadınların talepleri doğrultusunda şekillenmiş ve aynı zamanda bölgenin ihtiyaç duyduğu bir park olma özelliği taşıyor. Sur bölgesi, tarihi yapısı ve mimari dokusuyla dar ve küçük mahalleler ve sokaklardan oluşuyor. Bu yapısı, geçmişte belirli ihtiyaçlara göre öncelikler doğrultusunda şekillenmiş. Bu yüzden, bölgede nasıl projeler hayata geçirilebileceği konusunda halkla birlikte karar alıyoruz.
İLÇENİN YÜZDE 66’SI YOKSULLUKLA MÜCADELE İÇİNDE
*Sur, kentin ilk yerleşim yeri olmakla birlikte aynı zamanda yoksulluğun da yoğun olduğu bir bölge. Yoksulluğa dair herhangi bir çalışmanız var mı?
Fatma Gulan Önkol: Sur bölgesi, ciddi anlamda yoksullukla mücadele eden bir alan. Bölgedeki yoksulluk oranı oldukça yüksek ve yapılan araştırmalar da bunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bizim gerçekleştirdiğimiz bir araştırma kapsamında, kadın yoksulluk haritası üzerinde yaptığımız incelemelerde, bölgedeki nüfusun yüzde 66’sının yoksullukla mücadele ettiğini ve çok zor koşullarda yaşam sürdüğünü gözlemledik. Bu verileri raporlaştırarak, bölgede ciddi bir ihtiyaç olduğunu belgeledik. Bu koşullar, kadınlar ve çocukların taleplerini ve ihtiyaçlarını doğrudan etkiliyor. Şu anda, bu ihtiyaçlara yönelik bir çocuk yaşam merkezi yapma ve çocuklar için bir park planlama sürecindeyiz. Aynı zamanda, kadınlar için özgün projeler de geliştiriyoruz.
“MECLİS TOPLANTILARIMIZI HALKA AÇTIK”
*Halka açık yapılan Meclis toplantılarınızda ne gibi talepler öne çıkıyor?
Fatma Gulan Önkol: Meclis toplantılarımızı her ay halka açık olarak, halkımızla birlikte yapıyoruz. Diyarbakır’ın 258 köyü ve bu köylere bağlı 100 muhtarlığı bulunuyor. Ayrıca, coğrafi olarak oldukça geniş bir kırsal alanımız var. Diyarbakır’ın dörtte üçü Sur ilçesine bağlıyken, geri kalan dörtte biri diğer üç merkez ilçemiz arasında dağılmaktadır. Bu nedenle, kırsal bölgelerimiz de önemli bir yer tutuyor. Biz de bu geniş coğrafyada, Meclis toplantılarımızı özellikle kırsal alanlarda yapmaya özen gösteriyoruz. Bu sayede, oradaki halkımızın doğrudan taleplerini ve önerilerini daha iyi dinleyebiliyoruz. Halkımızdan gelen eleştiri ve önerileri dikkatle not alıyor, ihtiyaçlara en uygun çözümleri üretmeye çalışıyoruz.
Tabii, her bölgenin ihtiyaçları farklılık gösteriyor. Merkezdeki kadınlar genellikle istihdam taleplerinde bulunurken, çocuklar ise parklar ve yüzme havuzları gibi sosyal alanlar talep ediyor. Kırsal bölgelerde ise halkımızın öncelikli talepleri, yol yapımı, asfalt çalışmaları, çöp konteynerlerinin arttırılması ve su sorunlarının giderilmesi gibi altyapı ihtiyaçları üzerine yoğunlaşıyor.
“KADINLARIN FİKİRLERİNE ÖNEM VERİYORUZ”
Kayyum döneminde kadın danışma merkezlerimiz maalesef kapatıldı. Biz göreve geldiğimizde, öncelikle kadın dayanışma merkezlerimizi tekrar açtık ve burada hukuki ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunmaya başladık. Ayrıca, Kadın Meclisimizi kurarak, kadınların sesinin daha güçlü bir şekilde duyulmasını sağladık. Diyarbakır’ı 'Kadın Kenti' yapma hedefiyle hareket ediyoruz ve bu doğrultuda belediyede çalışan kadın personellerimiz ve seçilmiş kadın yöneticilerle, ilçede yürütülecek tüm projelerde kadınların fikirlerinin yer almasını sağlıyoruz.
Bunun yanında, Bağıvar köyünde 12 kadının katılımıyla bir kadın bostanı kurduk. Bu postada kadınlar hem üretim yapacak hem de elde ettikleri ürünlerden faydalanacaklar. Ayrıca, burada bir sera çalışması da başlattık. Kadınlar ve işsiz gençler bu projeden faydalanacak, tarımsal üretim ve iş gücü sağlanarak sürdürülebilir bir model oluşturulacak. Biz, tarımsal üretim ve iş gücünü esas alarak, kadının ekonomiye katılımını artırmayı hedefliyoruz.
TURİSTİK HAFIZA EŞİKLERİ OLUŞTURULACAK
*Turizm bölgesi olan Sur’da sektöre dair ne gibi çalışmalar yürütülecek?
Fatma Gulan Önkol: Geçen yıl Diyarbakır’da bir turizm çalıştayı gerçekleştirilmişti. Şimdi, Sur bölgesine turizmin daha fazla ivme kazanması için çalışmalarımıza hız verdik. Günlük olarak 300 ile 500 bin arasında turistin Sur’u ziyaret ettiğini gözlemliyoruz. Bu da hem ulusal hem de uluslararası anlamda şehre önemli bir turizm kaynağı kazandırıyor. Bu noktada, gelen turistlerin memnuniyetini sağlamak, şehre olan ilgiyi sürdürülebilir hale getirmek çok önemli.
Turistik hafıza eşikleri oluşturmayı planlıyoruz. Örneğin, Diyarbakır’ın dengbêj geleneği var, ama bizim 'rûspî' dediğimiz yaş almış değerlerimiz de var. Bir diğer önemli nokta ise, Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu sokakta, insan hakları savunucusu Tahir Elçi’nin katledildiği yerin olması. Bu sokağa Tahir Elçi’nin adını verdik. Bu tür adımlar, şehrin hafızasını canlı tutmak ve geçmişi hatırlatmak amacıyla atılmış önemli bir adımdır. Turistik hafıza eşikleri de, bu tür anıları ve olayları yansıtarak oluşturulacak. Yine Sur bölgesinde, üç kuşaktır burada yaşayan aileler bulunuyor. Alipaşa Mahallesi’nde hala bazı aileler bu topraklarda yaşamaya devam ediyor. Bu ailelerin kadınları, sözlü tarih aktarımında bulunuyorlar ve bu bilgi birikimi çok değerli. Bu konuda belli başlı çalışmalarımız olsa da, bir arşiv oluşturulması gerektiği çok açık. Ziyaretçilere, Sur’da gezerken sadece camileri, kiliseleri, surları ve sokakları değil, aynı zamanda bölgenin geçmiş yaşamını ve tarihini de aktarabilecek hafıza eşikleri kurmayı hedefliyoruz. Bu amaçla, bir saha çalışması yapmayı planlıyoruz.
*Kültür sanat alanında çalışmalarınız var mı?
Fatma Gulan Önkol: Sur’da, çocuklar ve gençler için özel akademilerimiz bulunuyor. Gençlik Akademisi’nde, daha çok kültürel ve sanatsal çalışmalar yürütüyoruz. Çocuk Akademisi’nde ise akademik ve psiko-sosyal destek programları düzenliyoruz. Ayrıca, daha önce kurduğumuz bir çocuk korusu da büyük ilgi gördü. Eylül ayında, iki günlük bir festival düzenlemeyi planlıyoruz. Festivalin finalini ise Şeyh Sait Meydanı’nda büyük bir konserle tamamlamayı düşünüyoruz. Bu iki günlük etkinlik kapsamında, kırsal bölgelerde de sanatsal faaliyetler düzenleyeceğiz. Hem Sur içindeki hem de kırsal alandaki çocuklar ve gençler için sanatı ve kültürü daha ulaşılabilir kılmayı hedefliyoruz.
“KAPATILAN TESİSLERİ YENİDEN HAYATA GEÇİRDİK”
*Göreve geldiğiniz günden beri hangi somut çalışmaları hayata geçirdiniz?
Adnan Örhan: Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, dünya çapında büyük bir öneme sahip kültürel miraslardır. Bu değerli topraklarda belediyecilik ve belediye eş başkanlığı yapmak, büyük bir heyecan ve sorumluluk taşıyor. Bizler, bir yılı geride bırakırken geçmişte yaşanan olumsuzlukları tekrar gündeme getirmek istemiyoruz. Bunun yerine, kapalı olan birçok alanı tekrar halkın hizmetine sunduk. Özellikle çocuk, gençlik ve kadınlara yönelik sosyal alanları yeniden açtık.
Belediyeye ait birçok tesis uzun bir süre kapalıydı, ancak biz bu alanları yeniden hayata geçirdik. Kültürel ve sosyal hizmetleri halkımıza sunmak amacıyla birçok projeye imza attık. Ayrıca, kaynak üretme noktasında çeşitli projeler geliştirdik ve şu an hayata geçirmeyi planladığımız birkaç projemiz daha var.
“500 KİLOMETRE YOLU 8 AYDA TAMAMLADIK”
Sur ilçesinde, 8 yıl boyunca yapılmayan stabilize yol çalışmalarını biz gerçekleştirdik ve yaklaşık 500 kilometre yolu 8 ayda tamamladık. 21. yüzyılda yaşıyoruz, ancak Sur’a bağlı birçok köyde su ve altyapı sorunları devam etmekte. Bu sorunları çözmek için büyük çaba sarf ettik ve bir kısmında başarılı olduk. Büyükşehir Belediyesi ve DİSKİ ile ortaklaşa yürüttüğümüz çalışmalar da bu sürecin önemli bir parçası.
“SUR'UN BİRİKMİŞ SORUNLARI VAR”
Gerçekten, birikmiş hizmetleri kısa bir sürede tamamlamak mümkün değil. Ancak biz, halkımızla sürekli iletişim halinde olarak, bu hizmetleri adım adım hayata geçirmeye çalışıyoruz. Küçük ya da büyük fark etmeksizin, yaptığımız her hizmeti halkımızın ihtiyaçlarına göre şekillendiriyor, halkımızla danışarak ilerliyoruz. Bu yaklaşımımız, gittiğimiz her yerde halkın ilgisini ve beğenisini kazanıyor.
“HAFİF RAYLI SİSTEM PROJEMİZ HAZIR”
*Suriçi'nde hangi turizm projelerini hayata geçireceksiniz?
Adnan Örhan: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile birlikte, Sur içini trafiğe kapatma planları üzerinde görüşmeler yapıyoruz. Ayrıca, Suriçi için hafif raylı bir tramvay projesi de hazırladık. Bu proje, Dağkapı’dan Keçiburcu’na kadar uzanacak ve iki vagonlu, turistik amaçlı kullanılacak. Bu sayede hem ulaşımı kolaylaştıracak hem de bölgeye katma değer sağlayacağız.
“İŞPORTACILAR GAZİ CADDESİ'NDEN KALDIRILACAK”
Şu anda Gazi Caddesi’nde işportacılarla ilgili ciddi şikayetler alıyoruz. Bu konuda da kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Semt pazar yerlerini ayarladık ve bu süreç sona gelmek üzere. Gazi Caddesi’ndeki işportacıları mağdur etmemek için onlara uygun pazar yerleri sunacağız. Böylece, Gazi Caddesi’ni kirletmek için geçerli bir mazeret kalmayacak. Turizme büyük önem veriyoruz ve hem halkımızın hem de esnafımızın desteğini bekliyoruz. Suriçi, turizm açısından son derece kıymetli ve değerli bir bölge. Burada yapacağımız birçok önemli projeyi zamanla hayata geçireceğiz.
NEHİR KIYISINDAKİ İŞLETMELERİ DURUMU
*On Gözlü Köprüsü ve Hevsel Bahçeleri'ndeki tahribatlar ne olacak?
Adnan Örhan: Hevsel Bahçeleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve bizler için büyük bir değer taşıyan bir alan. Bu bölge, aynı zamanda derin bir nefes alabileceğimiz bir yer olarak da önem taşıyor ve hepimizin ortak sorumluluğunda korunması gereken bir alan. Ancak, maalesef bazı bölgelerde betonarme yapılar ve duvarlar gibi tahribatlar söz konusu oldu. Örneğin, Kırklar Dağı’nın aşağısında bir duvar örülmüştü; biz o duvarı yıkıp, Hevsel Bahçeleri’ne zarar verecek yapılara kesinlikle izin vermemeye kararlıyız.
Özellikle nehir kıyısında yer alan betonarme yapılar ve doğaya zarar verecek her türlü inşaata karşı çok dikkatliyiz. Bu konuda Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile ortak bir çalışma yürütüyoruz ve bu projeyi yakında hayata geçireceğiz. Kahbe Köprüsü’ne kadar olan bölgedeki tüm doğayı tahrip eden yapıları kaldırmayı hedefliyoruz. Geçmiş dönemde bazı yapılar izinsiz bir şekilde inşa edilmiş ve doğaya zarar vermiş. UNESCO’nun bu konuda bir raporu da bulunuyor ve bu şekilde devam ederse, Hevsel Bahçeleri UNESCO listesinde çıkarılabilir. Bu yüzden, bölgede gerekli düzenlemeleri yaparak, hem doğayı koruyacak hem de Hevsel Bahçeleri’ni geleceğe taşıyacak adımlar atacağız.