ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK
Diyarbakır’da yıllardır işporta tezgâhında zücaciye ürünleri satarak yaşamını sürdüren 42 yaşındaki Adem Sürmeli, hem ekonomik zorlukları hem de yalnız geçen hayatını gazetemize anlattı.
Diyarbakır’da işporta tezgâhında geçen 30 yılhttps://t.co/nh3HmwlCbS pic.twitter.com/6fqOVFIFf1
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) June 30, 2026
Yaklaşık 30 yıldır işportacılık yaptığını söyleyen Sürmeli, tüm yaşamını emeğiyle kazandığını belirterek, “Çok şükür ekmeğimi kazanıyorum. Az çok çark dönüyor. Zor zamanlar yaşıyoruz ama idare ediyoruz. Şu an tek başımayım. Evlenemedim, çocuğum da yok. Bu yüzden geçimimi bir şekilde sağlayabiliyorum. Ama kalabalık bir ailem olsaydı, bugün bu şartlarda geçinmek çok daha zor olurdu.” dedi.
Sabahın erken saatlerinde tezgâhını açıp akşama kadar güneş altında çalıştığını anlatan Sürmeli, yılların yorgunluğunu yüzünde taşıyor.
“Sabah geliyoruz, akşama kadar gördüğünüz gibi güneşin altında kömür gibi oluyoruz. Ne yapalım? Hayattan hiçbir şey anlamadım. Çalıştık, mücadele ettik, ömür geçti.”

"BU EL ARABASI BENİM TAKSİM OLDU”
Bugün kaldırım kenarında satış yaptığı el arabasının yalnızca bir tezgâh değil, hayat arkadaşı olduğunu söyleyen Sürmeli, geçmişte Diyarbakır'ın birçok mahallesini dolaştığını ifade etti.
“Eskiden seyyar arabamla mahalle mahalle geziyordum. Bu araba benim için taksi gibidir. Şemsiler'e gittim, Fiskaya'ya gittim, Yeniköy'e gittim, Bağlar'a, Ali Paşa'ya, Seyrantepe'ye gittim. Ekmeğimi bu arabayla kazandım. Hayatımın büyük bölümü onun üzerinde geçti.”

"ESKİDEN DÜĞÜN YAPMAK MÜMKÜNDÜ, ŞİMDİ HAYAL OLDU”
Hayatı boyunca evlenemediğini belirten Adem Sürmeli, bunun en büyük nedenlerinden birinin ekonomik şartlar olduğunu söyledi.
“Eskiden 5 bin liraya düğün yapılabiliyordu. Şimdi 3 milyon liraya bile zor evleniliyor. Ben 42 yaşındayım. Bana uygun, kafa yapımızın uyuştuğu, maddi beklentisi olmayan biri olursa elbette evlenmeyi düşünürüm. Ama bugünkü şartlarda insanların yuva kurması gerçekten çok zordur.”
EKONOMİK TABLO EN ÇOK DAR GELİRLİYİ VURUYOR
Artan hayat pahalılığı, yükselen evlilik maliyetleri ve alım gücündeki düşüş, özellikle küçük esnaf ile işportacıların yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Gün boyu güneşin altında saatlerce bekleyen Sürmeli, buna rağmen satışların eskiye göre ciddi oranda düştüğünü belirtiyor.

Bir zamanlar mahalle mahalle dolaşarak daha rahat satış yaptığını ifade eden Sürmeli, bugün ise vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını, zücaciye ürünlerinin ise birçok aile için artık ikinci plana düştüğünü dile getiriyor.
SESSİZ BİR YAŞAM MÜCADELESİ
Diyarbakır'ın kaldırımlarında kurduğu mütevazı tezgâhıyla yaşamını sürdürmeye çalışan Adem Sürmeli'nin hikâyesi, sadece bir işportacının değil; artan ekonomik zorluklar nedeniyle hayallerini ertelemek zorunda kalan binlerce dar gelirli vatandaşın ortak hikâyesini yansıtıyor.
Yıllardır aynı mücadeleyi veren Sürmeli, gösterişli hayaller kurmuyor. Tek isteği, alın teriyle kazandığı ekmeğin bereketli olması ve bir gün ekonomik kaygı duymadan yuva kurabilmek. Kaldırım kenarında açtığı küçük tezgâhın başında akşama kadar müşteri bekleyen Adem Sürmeli'nin sözleri ise yaşadığı hayatın en çarpıcı özeti oluyor:
“Çok şükür çark dönüyor. Zor da olsa yaşıyoruz. İnşallah daha güzel günler görürüz.”



