ÖZEL HABER/Fuat BULUT
Diyarbakır’da son dönemde ticaret mahkemelerine yapılan konkordato başvurularındaki artış, iş dünyasında endişe yaratıyor. Son üç ayda 6 şirketin konkordato ilan ettiği kentte, 20’ye yakın firmanın da konkordato talebiyle mahkemeye başvurduğu öğrenildi. Mahkemelerin bu başvurularla ilgili henüz karar vermediği, ancak ekonomik koşulların kötüleşmesiyle yeni başvuruların da yolda olduğu ifade ediliyor.
EKONOMİDE DARALMA, İŞ DÜNYASINI KISKACA ALDI
Diyarbakır iş dünyası, son yıllarda alışık olmadığı şekilde konkordato taleplerinde artışla karşı karşıya. Ekonomik daralma, düşen alım gücü, yüksek enflasyon ve kredi faizlerindeki tırmanış, birçok firmayı ödeme dengelerini kaybetmeye zorladı.
Edinilen bilgilere göre, özellikle bankaların kredi musluklarını kısmış olması ve mevcut kredilerin yüksek faiz oranlarıyla yenilenmesi; firmaları nakit akışında darboğaza soktu.
Bir firma temsilcisi yaşadıkları zorlukları şu sözlerle aktardı: "Sattığımızdan para kazanamıyoruz, aldığımızı borçla alıyoruz. Vadeler uzadı, tahsilatlar durdu. Bankalar kredi vermiyor, alsak da faizi altında eziliyoruz. Konkordato ilan etmek bizim tercihi değil, mecburiyetimiz oldu."
“KONKORDATO DA BİR İFLAS DEĞİLDİR”
Uzmanlara göre konkordato ilan etmek, her zaman bir iflas anlamına gelmiyor. Aksine, bu süreci doğru yöneten firmalar için yeni bir başlangıç kapısı olabilir. Ancak sürecin titizlikle yürütülmesi, alacaklılarla sağlıklı iletişim kurulması ve planlamaların gerçekçi olması gerekiyor. Bu nedenle kimi sektörlerde konkordato adeta şirketler için bir “can simidi” haline geldi.
KENT EKONOMİSİ İÇİN UYARI SİNYALİ
Diyarbakır’daki konkordato artışı, yerel ekonomide bir kırılma yaşandığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu durum, sadece bireysel firmaların değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin genel kırılganlığının da bir göstergesi. Önümüzdeki süreçte bu tablonun ağırlaşmaması için ekonomik destek politikalarının devreye alınması gerektiği vurgulanıyor.
KONKORDATO NEDİR?
Konkordato, borçlarını ödemekte zorlanan şirketlerin, alacaklılarıyla anlaşarak iflastan korunmalarını sağlayan hukuki bir süreçtir. Bu sistem sayesinde firmalar, mahkeme gözetiminde bir yapılandırma sürecine girer ve belirli bir süre boyunca haciz ve icra işlemlerinden korunurlar. Amaç, borçlunun faaliyetlerine devam etmesini sağlayarak hem iflası önlemek hem de alacaklıların zararını en aza indirmektir.