ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU – Veli BALTACİ

Diyarbakır’ın doğası sadece tarihi yapılarıyla değil, barındırdığı zengin canlı türleriyle de dikkat çekiyor. Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Satar, özellikle yaz aylarında sıkça görülen ancak nesli tehlike altında olan gergedan ve geyik böcekleri konusunda önemli uyarılarda bulundu.

“DOĞADA BİR TÜRÜN YOK OLMASI 40 CANLIYI ETKİLER”

Zoolog Prof. Dr. Ali Satar, böcek türlerinin doğadaki yerinin göründüğünden çok daha önemli olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Gergedan ve Geyik Böcekleri özellikle içinde bulunduğumuz aylarda çok yoğunlukla görülmektedirler. Ancak üzülerek belirtmem gerekiyor ki, sosyal medyada koleksiyonculara yüksek miktarda para karşılığında satıldığına dair yanıltıcı ve yalan ilanlar dolaşmaktadır. Böyle bir şeyin söz konusu olmamakla birlikte bu durum soylarının tehlike altına girmesine de neden olmaktadır. Bu konularla uğraşan bir bilim insanı olarak lütfen bunlara dokunmayın ve o gereksiz ilanlara da inanmayın diyorum. Kaldı ki tespiti halinde ciddi para cezaları da uygulanmaktadır. Lütfen gördüğünüz bu ve benzeri hayvanları, hatta çiçekleri olduğu yerde bırakınız ve yaşam alanlarını kısıtlamayın. Doğada bir canlı türünün yok olması en az 40 canlı türünü dolaylı olarak etkiliyor. O yüzden biyolojik zenginliklerimize muhakkak sahip çıkmamız lazım.”

Diyarbakır’da silah kaçakçılığı operasyonu
Diyarbakır’da silah kaçakçılığı operasyonu
İçeriği Görüntüle

YENİ TÜR: TROGLOPHİLUS DİCLEENSİS

Diyarbakır’ın sadece bilinen türleriyle değil, yeni keşfedilen canlılarla da öne çıktığını belirten Prof. Dr. Satar, yakın zamanda yaptıkları keşifle ilgili şu bilgileri verdi:
“Diyarbakır ve çevresi yalnızca böcekler değil, endemik bitki ve hayvan türleri açısından da son derece zengin. Diyarbakır ve ilçelerinin isimlerinin verildiği birçok bitki ve böcek-hayvan vardır. Mesela yakın zamanda Dicle ilçemizde bulduğumuz bir böcek türümüz var.
Adını Troglophilus dicleensis koyduk. Aslında daha önce bunun cinsi bir bilim insanı tarafından bulunmuş. Biz de bu türünü Dicle ilçemizde bulduk ve adını böyle koymuş olduk. Yeni bulduğumuz, yeni olduğuna kanaat getirdiğimiz bitki, böcek-hayvanların DNA’ları üzerinde çalışıyoruz. Bu işlemi Diyarbakır’da da yapıyoruz ama gerek duyarsak yurt dışına da yollayabiliyoruz.
DNA’sı özel ve farklı olursa bu defa bu konu hakkında akademik çevrelerce makaleler yazılıyor ve yeni bir tür olduğu ispat edilmiş oluyor. Bilimin dili Latince olduğu için, yeni keşfedilmiş her şey Latince isimlendiriliyor. O yüzden biz ‘Dicle’ye ait’ anlamına gelen dicleensis adını kullandık. Diyarbakır’a has, yumuşakçalar ve balık türleri de vardır. Bu da bölgenin doğal zenginliğinin en büyük kanıtı.”

“DOĞAYA SAYGI, BİLİME DESTEKLE BAŞLAR”

Prof. Dr. Ali Satar’ın çağrısı net: Doğal dengeye zarar verecek her müdahale, ekosistemin çöküşünü hızlandırır. Bilimsel araştırmalara duyulan ihtiyaç, doğayla kurulacak sağlıklı ilişkiyle birlikte büyür. Diyarbakır gibi biyoçeşitliliği yüksek bölgelerde bu hassasiyetin daha da önemli olduğunu vurgulayan Satar, “Bu zenginlik hepimizin sorumluluğudur” dedi.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ