ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e özel açıklamalarda bulunan Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, son dönemde kentte iş yerlerine yönelik silahlı saldırı, tehdit ve benzeri olaylarda artış yaşandığını belirterek, sorunun yalnızca polisiye tedbirlerle çözülemeyeceğini söyledi.

Ebedinoğlu, özellikle 15-16 yaşlarındaki çocukların suç eylemlerinde kullanılmasının önüne geçilmesi için devlet, yerel yönetimler, emniyet, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

“ÇETE OLAYLARINDA ARTIŞ YAŞANIYOR”

Ebedinoğlu, Diyarbakır'ın uzun yıllardır ekonomik ve sosyal sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, son 1,5-2 yılda iş yerlerinin kurşunlanması ve tehdit edilmesi gibi olayların yaşandığını, son 2-3 ayda ise bu olaylarda artış görüldüğünü söyledi. Saldırıların bir bölümünde 15-16 yaşlarındaki çocukların kullanıldığına dikkat çeken Ebedinğlu, özellikle bağımlılık sorunu yaşayan, suça bulaşmış veya 18 yaşından küçük gençlerin para karşılığında bu tür eylemlere yönlendirildiğini belirtti.

Diyarbakır’da Cahit Sıtkı Tarancı için önemli çalışma
Diyarbakır’da Cahit Sıtkı Tarancı için önemli çalışma
İçeriği Görüntüle

“SALDIRILARIN BAŞKA NEDENLERİ DE VAR”

Olayların tamamının “çete” kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini de kaydeden Ebedinğlu, alacak verecek anlaşmazlıkları, akraba husumetleri ve gözdağı verme amacıyla gerçekleştirilen münferit saldırıların da bulunduğunu aktardı. Ancak tehdit ve saldırıların önemli bir bölümünün organize yapılar içerisinde gerçekleştirildiğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“DİYARBAKIR'DA BU OLAYLARIN NORMALLEŞMESİNE İZİN VERMEMELİYİZ”

Diyarbakır'ın güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Ebedinoğlu, kentte bu tür olayların normalleşmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Ebedinoğlu, “Valilik, belediyeler, emniyet müdürlükleri, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve halk olarak hep birlikte hareket etmeliyiz” diyerek, esnafın tehdit ve saldırıları gizlememesi, yaşananları mutlaka emniyet ve ilgili kurumlarla paylaşması gerektiğini ifade etti.

“SORUN SADECE GÜVENLİK TEDBİRLERİYLE ÇÖZÜLMEZ”

Sorunun sadece güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceğini belirten Ebedinğlu, esnafın örgütlü ve duyarlı hareket etmesinin önemine işaret ederek, “Her iş yerinin başına bir polis dikemezsiniz. Esnafa silah vererek de kendini koru diyemezsiniz. Burada gerekli olan şey dayanışmadır” dedi.

“15-16 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN NEDEN SUÇA YÖNELDİĞİNE BAKILMALI”

Suça sürüklenen çocukların durumunun ekonomik, sosyal ve ailevi boyutları bulunduğunu belirten Ebedinğlu, ailelerin çocuklarının eve getirdiği paranın kaynağını sorgulaması gerektiğini söyledi.

Uyuşturucu, hırsızlık ve diğer suçlarla mücadelede toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çeken Ebedinğlu, bu duyarlılığın aileden başlayarak mahalle, akraba ve çevreye yayılması gerektiğini belirtti. Mahallelerde suça bulaşan veya uyuşturucuya eğilim gösteren gençlerin çoğu zaman bilindiğini ifade eden Ebedinğlu, vatandaşların gerektiğinde muhtar, emniyet ve meslek odalarıyla iletişim kurarak dayanışma içerisinde olması gerektiğini kaydetti.

“SADECE CEZALANDIRMAK YETERLİ DEĞİL”

Son dönemde 15 yaş üzerindeki çocuklara yönelik cezai yaptırımları içeren düzenlemelere de değinen Ebedinoğlu, çocukların cezaevinden çıktıktan sonra aynı çevrelere dönmesinin sorunun yeniden ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi. Ebedinoğlu, “Yalnızca cezalandırmak yeterli değil” diyerek, çocukların eğitim, rehabilitasyon ve mesleki eğitim programlarıyla topluma kazandırılması gerektiğini söyledi.
Özellikle bağımlılık sorunu yaşayan çocuklar için yeni tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin oluşturulması gerektiğini belirten Ebedinoğlu, erken aşamada tespit edilen çocukların sosyal hizmetler ve yerel yönetimler tarafından takip edilmesini önerdi.

ÇÖZÜM SÜRECİNE SOSYAL VE EKONOMİK BOYUT ÇAĞRISI

Çözüm sürecine de değinen Ebedinoğlu, silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağını belirterek sürecin ekonomik, sosyal ve gençlik boyutlarının da ele alınması gerektiğini söyledi.
Bölgede genç nüfusun fazla olduğuna dikkat çeken Ebedinoğlu, topluma yeniden katılacak kişilerle ilgili alınacak tedbirlerin yanı sıra eğitimden uzak kalan, aile desteğinden yoksun, uyuşturucuya bulaşmış veya suça itilmiş çocuk ve gençlere yönelik kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.
Yaklaşık 50 yıllık çatışma sürecinin bölgede ciddi ekonomik ve sosyal tahribat oluşturduğunu belirten Ebedinoğlu, bölgeler arasındaki ekonomik farkın azaltılması gerektiğini söyledi. Ebedinoğlu, ekonomik ve sosyal sorunların çözülmemesi halinde suç ve benzeri problemlerin bir bölümünün devam edeceğini dile getirdi.

“GENÇLERİ TOPLUMA KAZANDIRMAK İÇİN PROJELER ÜRETİLMELİ”

Suça sürüklenen çocukların toplumun bir parçası olduğunu belirten Ebedinoğlu, devlet ve toplumun bu gençleri sahiplenmesi gerektiğini vurguladı.

Çocuklara yaşlarına ve yeteneklerine uygun eğitim ve mesleki eğitim verilmesini isteyen Ebedinoğlu, ailelerin psikologlar tarafından desteklenmesi ve çocukların birebir takip edilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çeken Ebedinoğlu, belediyeler, emniyet, valilik, Milli Eğitim, sosyal hizmetler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalar yürütmesi gerektiğini belirtti.

“GENÇLERİN MESLEK SAHİBİ OLMASI İÇİN UZUN YILLARDIR ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ”

DESOB olarak gençlerin meslek sahibi olması için uzun yıllardır çalışma yürüttüklerini aktaran Ebedinoğlu, Sümerpark yakınındaki mesleki eğitim merkezinde yaklaşık 30-35 yıldır eğitim verdiklerini söyledi. Merkezde yılda en az bin gence mesleki eğitim kazandırıldığını ve 12 atölyenin bulunduğunu belirten Ebedinoğlu, Avrupa Birliği projelerinin yanı sıra UNICEF'le çocuklara yönelik bir projenin de sürdüğünü ifade etti. Mesleki eğitimin gençlerin topluma kazandırılmasında önemli bir araç olduğunu belirten Ebedinoğlu, sanayi sitelerinde birçok ustanın çırak bulmakta zorlandığını söyledi.

“GELECEK YALNIZCA ÜNİVERSİTE EĞİTİMLERİNDE ARANMAZ”

Geleceğin yalnızca üniversite eğitiminde aranamayacağını ifade eden Ebedinoğlu, meslek liseleri ve mesleki eğitim alanlarının önemli istihdam fırsatları sunduğunu belirtti. Kalifiye meslek sahiplerinin yüksek gelir elde edebildiğine dikkat çeken Ebedinğlu, Türkiye'nin ve özellikle bölgenin nitelikli iş gücü açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti.

ORTAK ÇALIŞTAY ÖNERİSİ

Kentte yaşanan sorunların nedenlerinin bütün yönleriyle ele alınması amacıyla siyasi partiler, milletvekilleri, belediyeler, kamu kurumları, emniyet, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla bir toplantı, çalıştay veya konferans düzenlemeyi düşündüklerini belirten Ebedinoğlu, henüz fikir aşamasında olan çalışmanın öncesinde küçük toplantılarla konunun değerlendirilmesini planladıklarını söyledi.

KUYUMCU ESNAFININ TEPKİSİ

Son dönemde kuyumcu esnafına yönelik saldırının ardından ortaya çıkan dayanışmaya da değinen Ebedinoğlu, kuyumcuların iş yerlerini kapatarak kendi iradeleriyle tepki gösterdiğini belirtti. Kendisine ulaşan çok sayıda esnafın da destek vermeye hazır olduğunu ifade ettiğini aktaran Ebedinoğlu, DESOB olarak kimseye iş yerini kapatma çağrısında bulunmadıklarını söyledi. Ticaret Odası, meslek odaları ve kuyumcu esnafıyla birlikte Kuyumcular Odası önünde yapılan basın açıklamasının kentte önemli bir duyarlılık oluşturduğunu belirten Ebedinloğlu, bu duyarlılığın diğer alanlara da taşınması gerektiğini ifade etti.

HERKES SORUMLULUK ALSIN

Ebedinoğlu, sorunun tek başına belediye, valilik, emniyet veya sivil toplum kuruluşları tarafından çözülemeyeceğini belirterek, “Herkes kendi tarafından tutup sorumluluk aldığı zaman bu sorunun büyük bölümünü çözebileceğimize inanıyorum” dedi.

MECLİS’E ÇAĞRIDA BULUNDU

Ebedinoğlu, Meclis'e de çağrıda bulunarak, yeni yasal düzenlemelerin yalnızca cezaları artırmaya yönelik olmaması, suça sürüklenen çocukların eğitim, rehabilitasyon ve mesleki eğitim yoluyla yeniden topluma kazandırılmasını sağlayacak mekanizmalar içermesi gerektiğini söyledi.

“Bu sorunu yalnızca yakalayarak, cezalandırarak ve cezaevine göndererek çözmemiz mümkün değil. Asıl hedefimiz, bu çocukları yeniden topluma kazandırmak olmalı” diyen Ebedinoğlu, devlet ve vatandaşların birlikte hareket etmesi halinde sorunun önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.

Muhabir: Güneş OCAĞA / Mehmet Rumet SOYLU