HABER-Ceren AKYIL

İnsan Hakları Derneği ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından “Türkiye'de Toplumsal Barış Süreci ve Dünya Örnekleri" konferansı düzenlendi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emri Konferans salonunda gerçekleşen konferansa İrlanda, Kolombiya ve İspanya’daki çatışma çözümü süreçlerinde aktif rol almış isimlerin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

BUCAK: YEREL YÖNETİMLER BU İŞİN MERKEZİNDE YER ALIYOR

DBB Eşbaşkanı Serra Bucak, kalıcı barış sürecinde yerel yönetimlerin kritik bir rol oynadığını belirterek, “Yerel, demokratik katılımcı yönetim, bu işin tam merkezinde yer almaktadır. Kuzey İrlanda’da 1996 yılında tarihi Hayırlı Cuma Antlaşması’nda kadınlar çok önemli rol oynamıştır ve taraf tutmamıştır. Yine Kürt kadınları, Kürt kadın hareketi hem özgürlük mücadelesinin her alanında saf almış, öncülüğünü ortaya koymuş hem de bizim coğrafyamızda gelişen barış süreçlerinde muhakkak kadın öncülüğünü vurgulamış ve kadını aktif rol oynayan haline getirmiştir” dedi.

Sancar3

“DEMOKRASİ OLMADAN BARIŞ SADECE ATEŞKESTİR”

Güney Afrika örneğine değinen Bucak, “Barış, sadece silahların susması değildir. demokratik adalete dayanan, demokrasi olmadan barış sadece ateşkestir. Belediye barışın gündelik yaşam için en önemli köprüsüdür. Çünkü halka yakın olandır ve halka karşı sorumludur. Belediyeler için sembolik değil, atanmış kayyımlar tarafından keyfi olarak iptal edilmeyecek, gerçek demokratik bir rol istiyoruz. Toplumsal adaletin bir aracı olarak işlev görmesi için yasal yetkilerin hiçbir şekilde esirgenmeden genişletilmesini ve bölge hakkının sandıkta tecelli eden iradesine saygı duyulmasını temenni ediyoruz ve bekliyoruz” diye konuştu.

KORUCULUK SİSTEMİNİN SİLAHLARDAN ARINDIRILMASI GEREKİYOR

İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, silahsızlanma konuşulurken, sadece örgütün silahsızlanmasından bahsedildiğini ifade ederek, “Kuşkusuz bu çok önemli ama şöyle bir risk var. Dünyanın birçok bölgesinde bizim koruculuk sistemini çağrıştıran paramiliter gruplar var. Koruculuk sistemi, bu silahsızlanma sürecinin bir parçası olarak silahlardan arındırılması gerekiyor. Öncelikli olarak bu eski husumetlerin canlanması riskine karşı olarak koruculuk sisteminin lağvedilmesinin elzem olduğunu söylediler. Kayyım uygulamaları… ‘Bununla silah bırakmanın ne alakası var?’ diyebilirsiniz. Bu çok önemli güven adımıdır. O yönüyle adım çok önemli”

Diyarbakır'ın 4 noktasına hayat kurtaran cihaz yerleştirildi
Diyarbakır'ın 4 noktasına hayat kurtaran cihaz yerleştirildi
İçeriği Görüntüle

Sancar2

“SİLAHLI GÜÇLERİN NEREYE DÖNECEĞİ ÖNEMLİDİR”

Örgüt üyelerinin geri dönmesi halinde oluşabilecek risklere vurgu yapan Aydın,

“Zihinsel dönüşüm gerçekleşmezse, geri gelen silahlı militanların risklerle karşılaşacağını düşünüyoruz. Geri dönecek silahlı güçlerin nereye döndüğü de çok önemli. Türkiye’nin doğusundan batısına kadar çok alandan kişiler olduğu tahmin ediliyor. Dolayısıyla bu işin uzmanları dönecekleri yere göre dışlanma, güvenlik riski gibi bir dizi riskler var. Bütün bu risklerin gözetilerek tedbirler alınmasını söylüyor. Çocuk savaşçıların durumu var. Çocuk savaşçıların hiçbir kısıtlamaya gerek duyulmadan direk serbest bırakılması, entegrasyonlarının pozitif ayrımcılık olarak desteklenmesi konusunda öneriler var. ‘Silahı bırakıp, siyaset yapmak istiyoruz’ diyen bir örgüt var. Tek istedikleri özgürce ülkelerine dönmek ve siyaset yapmaktır. Başka talepleri yok. Bunun bile karşılanmamış olması, bu barış meselesine olan güveni önemli biçimde aşağıya çekiyor” ifadelerini kullandı.

SANCAR: KOYDUĞUNUZ İSİM, İŞİN NİTELİĞİNİ ETKİLER

İmralı Heyeti üyesi Mithat Sincar, “Bizim için bu süreç Barış ve Demokratik Toplum Sürecidir. Meseleyi sadece terör kavramıyla anlatmaya çalışmak, süreci bu kavram üzerinden yürütmek endişe, kaygı, şüphe yaratıyor. Sürecin güvenlik eksenli bir hedefle ve bir niyetle yürütüldüğü şüpheleri büyütüyor, endişeleri güçlendiriyor. Bizim buna barış çözüm süreci dememiz mümkün” diye kaydetti.

Sancar1

“SÜRECİN DÜNYA ÖRNEKLERİNDEN AYRIŞAN YANI SİLAH BIRAKILMASININ BAŞA ALINMASIDIR”

Sürecin niteliğini tespit edilmesinin önemli olduğuna işaret eden Sancar, “Dünya deneyimleri elbette önemli, her birinin kendine özgü yanı var. Bu barış ve Demokratik Toplum Sürecinin diğer dünya örneklerinden ayrışan temel özelliği silah bırakma aşamasının başa alınmasıdır. Örgütün kendini feshetmesi ve silah bırakma kararı alması sürecin başına yerleştirilmiştir. 27 Şubat çağrısındaki vurgu çatışmayı bitirerek, çözümün yolunu açma esasını öne çıkarıyor. Ancak bu sadece çatışmayı bitirmekle sınırlı bir çağrı değildir. Çağrının başlığı da esasen bize bu konuda fikir veriyor” şeklinde konuştu.

“YASANIN KAPSAYICI OLMASI GEREKİYOR”

Sürecin mantığında şiddetten çözüme doğru bir yol açılmasının olduğunu dile getiren Sancar, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kritik bir kavşağa gelmiş bulunmaktayız. Yasa tartışması sürecin niteliğini oturtmak, öne alınan aşamayı gerçeklere uygun bir şekilde ve barış hedefiyle inşa etmek, sonrasında yolları güvencelerle sağlamlaştırmak için önemli. Çıkarılması beklenen yasa öncelikle silahsızlanmaya ve entegrasyona ilişkin olacak. ‘Yasa nasıl olacak, nasıl uygulanacak, işleyici nasıl denetlenecek?’ soruları da yine bu tartışmanın unsurlarıdır. Gerçekten eğer silahsızlanma süreci başarıyla ve sürecin mantığına uygun ilerleyecekse; bunun kapsayıcı olması, bütünlüklü olması gerekiyor. ‘Şu kesimleri dışarıda bıraktım, diğerlerini kapsar’ şekilde bir yaklaşım silahsızlanma meselesini de ciddiye almamak anlamına gelir. Eğer silahsızlanmanın bu sürecin temel başlangıç noktası ve sonraki aşamalarındaki kökü olduğunu kabul ediyorsak, silahsızlanma sürecini de buna uygun düzenlemek zorundayız.”

Muhabir: Ceren AKYIL