ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA
Gazetemiz Güneydoğu Ekspres‘e konuşan TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Mahsum Çiya Korkmaz, Diyarbakır’da imar alanlarına ilişkin tartışmaların ve konut krizinin yalnızca yeni imar alanlarının açılması üzerinden değerlendirilmesinin sorunun gerçek nedenlerini göz ardı ettiğini söyledi. Korkmaz, konut krizinin çözümünün ise bilimsel planlama, sosyal konut politikaları ve kamusal konut üretiminden geçtiğini ifade etti.
“KONUT KRİZİNİN BİRÇOK NEDENİ VAR”
Konut krizinin temelindeki sorunları açıklayan Korkmaz, “Diyarbakır’da yaşanan konut krizini yalnızca “imar alanı var mı, yok mu?” tartışmasına indirgemek doğru değildir. Sorunun temelinde planlama süreçleri, arsa üretim politikaları, ekonomik koşullar, yüksek inşaat maliyetleri ve spekülatif beklentiler birlikte değerlendirilmelidir” dedi.

İMAR ALANINDAKİ İDDİALARA DİKKAT ÇEKTİ
İmar alanlarıyla ilgili gündemde olan iddialara da değinen Korkmaz, “İmar alanlarının bilinçli olarak daraltıldığı yönündeki iddialar teknik verilerle ortaya konulması gereken hususlardır. Ancak şu bir gerçektir ki; kentin geleceğini ilgilendiren planlama kararları şeffaf, bilimsel ve kamu yararı esas alınarak yürütülmediğinde, bu tür tartışmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelir” diye konuştu.
“BARINMA İHTİYACINA GÖRE İMAR ALANLARI AÇILMALI”
Barınma ihtiyaçlarına göre imar alanlarının açılması gerektiğini dile getiren Korkmaz, “Bizim yaklaşımımız nettir. Yeni imar alanlarının açılması ya da mevcut planların revize edilmesi; piyasanın beklentilerine göre değil, kentin gerçek barınma ihtiyacı, nüfus projeksiyonları, altyapı kapasitesi, ulaşım sistemi, tarım alanlarının korunması ve ekolojik denge gözetilerek değerlendirilmelidir. Aynı şekilde planlama süreçleri, konut arzını gereksiz şekilde kısıtlayan bir anlayışa da dönüşmemelidir. Yeterli ve planlı arsa üretilemediğinde bunun bedelini doğrudan yurttaşlar yüksek konut ve kira fiyatlarıyla ödemektedir” diye kaydetti.
“KALICI ÇÖZÜMLER HAYATA GEÇİRİLSİN”
Kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğin vurgulayan Korkmaz, “Bununla birlikte, onurlu barınma hakkına erişimin yalnızca yeni imar alanlarının açılmasıyla sağlanacağını düşünmek de doğru değildir. Kalıcı çözüm; güçlü sosyal konut politikalarının hayata geçirilmesi, mevcut yapı stokunun güvenli ve yerinde dönüşüm anlayışıyla yenilenmesi, dar ve orta gelirli yurttaşların konuta erişimini kolaylaştıracak finansman modellerinin geliştirilmesi ve kamunun konut üretiminde daha etkin rol üstlenmesiyle mümkündür. İmar politikaları, sosyal konut ve kentsel-yerinde dönüşüm politikalarıyla birlikte ele alınmadığı sürece konut krizinin çözülmesi mümkün değildir” diye belirtti.
“KONUT TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR”
Korkmaz, son olarak şunları ifade etti: “Konut, bir yatırım aracından önce temel bir insan hakkıdır. Bu nedenle imar politikalarının temel amacı; herkesin güvenli, erişilebilir ve onurlu barınma hakkını güvence altına almak olmalıdır.”




