Diyarbakır'da şiddete uğrayan kadın: Tehdit ediliyorum
Diyarbakır'da şiddete uğrayan kadın: Tehdit ediliyorum
İçeriği Görüntüle

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TJA aktivisti Ayla Akat Ata başvurusunda Türkiye’yi mahkum etti.

Kürt siyasetçi ve HDP eski Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, 26 Ekim 2016’da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan bir basın açıklaması sırasında gözaltına alındı. Ayla Akat Ata hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgüt kurma veya yönetme” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Savcılık, Ayla Akat Ata’nın DTK içindeki faaliyetlerini, katıldığı toplantı ve gösterileri, yaptığı konuşmaları ve dijital medya paylaşımlarını suçlama konusu yaptı. Soruşturma kapsamında Ayla Akat Ata’nın söz konusu edilen tüm siyasi faaliyetleri dosyada suç gerekçesi olarak gösterilirken, iddianamede de delil olarak yer aldı.

6 AY TUTUKLU KALDI

Ayrıca Ayla Akat Ata’nın, kapatılan Kongera Jinên Azad’ın (KJA) yöneticisi olduğu ve “örgüt propagandası” yaptığı iddia edildi. 30 Ekim 2016’da Diyarbakır 1’inci Sulh Ceza Hakimliği, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasına karar verdi. Ayla Akat Ata, yaklaşık altı ay tutuklu kaldıktan sonra 4 Mayıs 2017’de tahliye edildi. Ayla Akat Ata, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu ve siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı nedeniyle AİHM’e başvurdu. AİHM, 12 Mayıs 2026 tarihli kararında, Ayla Akat Ata’nın tutuklanması için yeterli somut delil bulunmadığına ve ifade özgürlüğü ile kişi özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

‘SİYASİ FALLİYETLERDİR’

AİHM kararında, Ayla Akat Ata’ya yöneltilen suçlamaların temelini Demokratik Toplum Kongresi (DTK) içindeki siyasi faaliyetler, katıldığı toplantılar, yaptığı konuşmalar ve dijital medya paylaşımlarının oluşturduğunu belirtildi. Mahkeme, bu faaliyetlerin büyük ölçüde siyasi nitelikte olduğuna dikkat çekerek, şiddet çağrısı içermeyen konuşmaların ve demokratik faaliyetlerin “örgüt yöneticiliği” iddiasına dayanak yapılamayacağını vurguladı.

TÜRKİYE MAHKUM EDİLDİ

AİHM, Ayla Akat Ata’nın tutuklanması için gerekli olan “makul şüphe” koşulunun somut delillerle ortaya konulamadığını belirtti. Kararda, yerel mahkemelerin Ayla Akat Ata’nın sözleri ile isnat edilen suç arasında açık bir bağ kuramadığı, sadece siyasi açıklamalarını ve toplantılara katılımını sıralamakla yetindiği ifade edildi. Bu nedenle Mahkeme, AİHS’in özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5/1 maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.

Mahkeme, Ayla Akat Ata’nın yaklaşık altı ay süren tutukluluğunun devamına ilişkin kararların da ilgili ve yeterli gerekçeler içermediğini belirtti. AİHM’e göre kaçma veya delilleri karartma riski ortaya konulmadığı gibi, adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağı da açıklanmadı. Bu nedenle AİHS’in 5/3 maddesinin de ihlal edildiği sonucuna varıldı.

AİHM, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasının siyasi konuşmaları ve açıklamaları nedeniyle gerçekleştiğine dikkat çekerek, bunun ifade özgürlüğüne müdahale oluşturduğunu belirtti. Mahkeme, hukuka aykırı bir tutuklamanın ifade özgürlüğüne getirilen meşru bir sınırlama olarak kabul edilemeyeceğini kaydetti ve AİHS’in 10’uncu maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.

Kaynak: MA