ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA

Güneydoğu Ekspres’e özel demeç veren DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı, Kürtçeye yönelik yürütülen politikalarının toplumsal barışı engellediğini belirterek, Kürtçeyle yapılacak barışın çözüm sürecine büyük katkı sunacağını ifade etti.

"KÜRTÇEYE YÖNELİK ÇOK DERİN BİR ASİMİLASYON YÜRÜTÜLDÜ"

Türkiye’de Kürtçeye yönelik çok derin bir asimilasyon politikasının yürütüldüğünü ifade eden Turhallı, “Bu politikalarla Kürtlerin kendi kimliğini unutması, kültürlerinin ve dillerinin kaybolması hedeflendi. Ancak Kürt halkı, yaklaşık yüz yıldır kendi dilini korumak için büyük bir mücadele veriyor ve bu mücadele bugün hala devam ediyor. Dilimiz, kültürümüz ve coğrafyamız bizim için büyük bir miras. Ancak asıl önemli olan, bu mirası yeni nesillere aktarabilmek. Dilimiz ve kültürümüz mutlaka genç kuşaklarla buluşmalı. Eğer asimilasyonun başlangıç noktası çocuklarsa, biz de çocuklardan başlamalıyız. Bu nedenle Kürtçe kreşler ve okullar son derece önemli. Çünkü bu dilsel asimilasyonu yalnızca aile içindeki çabalarla önlemek mümkün değil. Kamusal alanda da bir politikayla desteklenmesi gerekiyor” dedi.

Trafikte kurallar değişiyor: Sürücüler her şeyi yeniden öğrenecek
Trafikte kurallar değişiyor: Sürücüler her şeyi yeniden öğrenecek
İçeriği Görüntüle

"DİL EN TEMEL HAKTIR"

Dilin en temel hak olduğunu dile getiren Turhallı, şöyle devam etti: "Devletin son 100 yıllık politikası içerisinde en belirgin inkâr biçimi dil üzerinden kendini göstermiştir. Çünkü dil, eşit ve onurlu bir yurttaş olmanın en temel haklarından biridir. Eğer diller arasında eşitlik sağlayamıyorsanız, topluluklar arasında da gerçek bir eşitlikten söz edemezsiniz. Diller arasında kurulan bir hiyerarşi, halklar arasında da aynı türden bir hiyerarşiyi dayatır. Bu nedenle biz, toplumsal barışın dilsel eşitlikle mümkün olabileceğine inanıyoruz. Dillerin barışı, halklar arasındaki barışın temelini oluşturur. Bu bağlamda, anadilin önündeki tüm yasal engellerin kaldırılması gerekmektedir. Kürtçenin eğitim dili olarak tanınması, hem demokratik bir toplum inşasına hem de çözüm sürecine çok önemli katkılar sunacaktır. Çünkü eşit ve onurlu yurttaşlık, halkların en doğal ve meşru talebidir ve bu talebin merkezinde anadil hakkı yer alır."

"DİL BARIŞI, ÇÖZÜM SÜRECİNİN TEMELİDİR”

Kürtçeyle sağlanacak bir barışın çözüm sürecini önemli ölçüde güçlendireceğini vurgulayan Turhallı, "Çünkü dil meselesi, yalnızca kültürel bir konu değil, aynı zamanda yaşamsal ve temel bir haktır. Hatta insanın beslenmesi kadar hayati bir öneme sahiptir. Artık Kürtçenin önündeki tüm yasal ve fiili yasakların kaldırılması gerekmektedir. Yapılan araştırmalar ve anketler de göstermektedir ki, anadil hakkının tanınması toplumsal barışa büyük katkı sağlamaktadır. Dünya deneyimleri de bunu doğruluyor. Tek dilli politikalar birçok ülkede çatışmanın kaynağı olmuş; buna karşılık çok dilli yapılar, barışın ve toplumsal uyumun zeminini oluşturmuştur. Bugün pek çok ülke, çeşitli dillerin korunmasını uluslararası anlaşmalarla güvence altına almıştır. Eğer dil barışı sağlanırsa, bu yalnızca kültürel bir kazanım olmayacak, aynı zamanda toplumsal gerilimlerin ve çatışmaların da büyük ölçüde ortadan kalkmasını sağlayacaktır" diye konuştu.

Muhabir: Güneş OCAĞA