Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği ‘5. Kültür Yolu Festivalline ev sahipliği yapan Diyarbakır’ın bir turizm kenti olma yolunda hızla ilerlediğini bir kez daha gösterdi.

Yaz ayları boyunca ve halen de devam eden yerli ve yabancı turist akını, şehrin bir turizm kenti olma yolunda ne kadar mesafe kat ettiğini göstermektedir. Kültür Yolu Festivalinin açılış konuşmasında Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu Diyarbakır’a gelen turist sayısında önceki yıla göre yüzde 22 artış olduğunu söyleyerek, ilk dokuz ayda ziyaretçi sayısının 1.5 milyonu aştığını, yılsonuna kadar bu sayını 2 milyonu bulmasını beklediklerini söyledi.

Ayrıca ziyarete gelen turistlerden kentte konaklayan turist sayısının 500 binlerden 800 binlere yükseldiğini, yabancı turist sayısının da 27 binlerden 60 binlere ulaştığını söyledi. Önümüzdeki yıllarda bu sayı daha da katlanarak devam edecek olması kentin bu potansiyeli doğru değerlendirmesi gerekiyor.

Diyarbakır neredeyse turizmin; kültür, inanç, sağlık, doğa ve tarih yolu yürüyüşü gibi bütün dallarının yapılabileceği bir potansiyele sahip. İnsanın aklına turizmin hangi çeşidi gelse, burada gerçekleştirmenin zemini fazlarıyla var. Ancak bunun hayata geçmesi için alt ve üst yapının daha da artacak potansiyele göre hazırlanması gerekmektedir. Bu yaz boyu turistlerin de gezdiği Gazi Caddesinde birbirine çarpmadan yürümek neredeyse imkânsız hale geldi. Ancak gelecek yıllarda daha fazla turistin gelmesi durumunda bu alt yapının bu potansiyeli kaldıramayacağı ve gelenlerin memnun olmadan ayrılması durumunda bu potansiyel olumsuz olarak etkilenecektir. Bu potansiyelin dürdürülebilmesi zorlanacaktır.

Bir kentin turizm şehri haline gelebilmesi için başta fiziksel yapısının işlevli hale gelebilmesi gerekmektedir. Turistin yolda zar zor yürümeye çalıştığı bir caddede etraftaki dükkânlara bakıp nasıl alışveriş yapacak. Tur dışında gelenler kentin neresini gezecekler. Çünkü bir turizm bürosu yok. Görmesi gereken tarihi mekânlara nasıl gidecek. Elinde şehrin tarihi yerlerini gösteren bir harita yada rehberlik bürosu yoksa nasıl gidecek.

Şehrin turizm kenti haline gelmesinin ekonomik katkısını da küçümsememek gerekiyor. Çünkü turist akışı kente sürekli paranın da girişi anlamına gelecektir. Ekonomik katkı sadece kent açısından değil genel ülke açısından önemli bir katkı sunacağı açıktır. Kentin bu duruma gelebilmesi için bütün kurumların işbirliği içinde olması gerekmektedir. Çünkü birçok tarihi mekânın korunamadığı, tarihsel dokusunun zarar gördüğü bilinmektedir.

Türkiye’de ve dünyada birçok kentin ekonomisinin büyük bölümünü turizmden elde ettiği gelirle finanse etmektedir. Meksika’nın Cancun, Çin’in Macau, Maldivler, Karayiplerdeki Aruba ve Antigua adaları, Avrupa’da Andora gibi Türkiye’de de Antalya, İzmir ve Muğla, Kapadokya, Marmaris gibi yerlerde kent ekonomilerinin yüzde 50’den fazlasını turizmden elde etmektedirler. Diyarbakır gibi kadim bir kentte bu oranlardan daha fazlasının kente girmesi durumunda nasıl ekonomik canlanma ve istihdam alanı yaratacağı ortadadır.