Tribündeki coşku belki yılların olağanüstü özlemiydi. Belki de yılların olağandışı öfkesiydi. Ve belki de her ikisi yılların tarif edilemeyen olağan duyguların birikimiydi.
Çekilmez baş ağrısı yeniden romatizmalı bedenini ağır ağır hastaneye sürüklüyordu. Aslında o şişik ayaklar oraya gitmek istemiyordu. Ağrısı geçsin diye hocaya üfletmek dahil her yöntemi denemişti.
Yoğun kar yağışı altında büyükşehirdeki evine gitmeye hazırlanıyordu. Çünkü bu kış burada kalmanın koşulları gittikçe ağırlaşıyordu. Uzun yıllar yağmayan kar, esmeyen fırtına, görülmeyen buzlanma, her...
“Lise sonda her hangi bir sınava giriyordu. Ve en az çalıştığı derslerden birinin sınavına giriyordu. Bir tekrar ona yetmişti. Çünkü gireceği tarih sınavı, onun için oldukça kolay bir sınavdı. Sınıfa...
Sosyal medya bağımlısı ve algı tutsağı sıradan bir yurttaş gibi telefonu çokmu seviyordu?
Yine kütüphane de, teknolojinin son eserlerinden yeni aldığı tabletinde,yine yazarken sanki konuşuyordu.
Evet, yıllar sonra kar kurak kente serserice yağıyor. Yıllar sonra pencereden kar taneleri havada raks ederek düşüyor.
Yoğun bakımda nefes nefeseyken adını sayıklamıştı. Çünkü, son yolculuğuna çıkacağını düşünüyordu. Çünkü, ona daha anlatacağı çok önemli şeyler vardı.
Yine böyle bir Kasım ayında, zirvelerden esene sert rüzgara karşı hastaneye gelmişlerdi. O zaman orası hükümet konağından sonra, toprak damlı evlerin ortasında, kasabanın çatılı ve iki katlı tek binas...
Bir odasında kaldıkları volkanik kara gözenekli taşlardan yapılı avlulu evden, o taşların sırrını düşünmeden ve hiç merak etmeden çıkarlardı.
İş dönüşü, ceketinin cebinde titreyen telefona aldırmadan,fabrikanın revirden kaldığı lojmana doğru, tozu dumana katan kamyonlara aldırmadanyürüyordu. Ama telefon ona aldırmadan sol cebini ısrarla tit...
Büyük kentin, küçük kentli müteahhitlerinin kaçak ve yığma binalarından birinin giriş katında, heyecanlı genç müzisyenlerin ikinci kaset çalışmasının telaşındaydılar.
Bu bağlantı sizi https://www.guneydoguekspres.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.