Veysi ÜLGEN

Veysi ÜLGEN

Tüm Makaleleri

Suratınızı dönüp gitmeyin

Hava, yağmurlu ya da güneşli oluşuna karar veremiyor gibiydi. Elbette dijitallenmiş, dahası silahlanmış, belki zehirlenmiş bir zamanda, havanın da binbir halli olması olağan sayılırdı.

Bu bir mayıs böyle geçti

Bulutlar bozuk satıhlı yolu kapatmaya başlarken, kaportası çökük araçlar arasında, beyaz arabasıyla ayağı frene asılı haliyle yaklaşıyordu. Yağmur öncesi toz duman içinde yaklaşınca başındaki ‘bir...

Dut ağacı gölgesi

Büyük kentin bulvarlarından birinde durmuş,traşsız, yorgun, alışkanlık gereği giydiği takım elbisesiyle, dikkatini çeken nesneleri ve olayları anlamaya çalışıyordu.

Kendi şişesinden çıkmalı, ama çukura da girmemeliydi

Yağmurlu günlerde zamanı iyi geçirmek, belki herhangi bir sosyal medyadan kaçmayı becerebilmekti. Belki de telefonsuz yaşayabilmeyi becerebilmekti.

Hekimlik mücadeleyle yaşıyor

Meslek odaları seçim rutinlerinde ‘ neden hala yola devam ediyorsun?’ sorusuna muhatap olanlardan birisiydi. Bunu yanıtlamaya çalışırken sanki ‘ neden bu mesleği seçtin?’ sorusuyla karşılaşıyordu. Ç...

Sonsuzluk ve bir gün

Sırtını başta kral Antiocos olmak üzere Nemrud’un gizemli heykellerine dönerek, onunla doğu ufkundan güneşin doğuşunu bekliyordu. Doğaya hayat veren bu çok özel yıldızın doğuşunu merakla bekleyenler i...

Sıfır bir sıfır bir doğumlu olmayı yazamamıştı

Arife günü hüzünlü bir mezarlık ziyaretinde gözüne çarpmıştı. Yağmurda parlayan mermer üstüne yazılı taşın üzerinde sadece bir isim yazılıydı. Ne doğum tarihi, ne anne,ne de baba adı vardı. Yapılı, o...

Poşet şeker, yamalı pantolonlu çocuklar ve bayram barışı

Çocukluğunda, bayram günü yamalı pantolonlarıyla ev ev dolaşıp, bir tarafı kırmızı bir tarafı beyaz poşetsiz şeker toplarlardı.

Bir ‘Beyaz Yürüyüşe’ daha tanık olmak

Takvim 2 Temmuz 1991’i göstermektedir. Yollar barikatlı, otogar kuşatmada, şehirlerarası otobüsler onlar için yasaklıdır. Çünkü, kendilerine emekçi diyen memurların Ankara’ya fiili-i toplu sözleşme...

Mart Parıltısı

İnsana dair oldukça bulanık medeni yaşamın güncelliğinden, günlerce süren yağış sonrası gökyüzünün berraklığına takılıyor. Aslında orada takılı kalmak istiyor. Ayaz da olsa mart mehtabının parıltısı...

İç mesele

Önce karşıdan müzikal olmayan bir ses yükseliyor. O ses daha da yükseliyor, başka sesler karışıyor, kelimeler anlaşılmıyor, cümleler parça parça sokağa yayılıyor. Sonra insana ait olmayan, ama onun y...

Lider

Tribündeki coşku belki yılların olağanüstü özlemiydi. Belki de yılların olağandışı öfkesiydi. Ve belki de her ikisi yılların tarif edilemeyen olağan duyguların birikimiydi.

Daha fazla göster
Üst