Bazı sözler vardır; bir şeyi anlatmak için değil, anlatma alışkanlığını kesmek için doğar. Bu metin de tam olarak böyle bir eşikte duruyor. Burada bir yön tarif edilmiyor, bir sistem kurulmaya çalışıl...
İnsan kendini bir isimle çağırdığını sanır. Oysa çoğu zaman bir öykünün içinde yankılanan bir sesten ibarettir.
Şehir sabahları çok erken uyanıyordu ama kimse gerçekten uyanmıyordu. Saatler çalıyor, perdeler açılıyor, kapılar kapanıyordu. İnsanlar yürüyordu; ama yürüyen bedenlerdi, zihinler değil.
Her insanın içinde sessiz bir karanlık vardır; bazıları bu karanlığı fark etmez, bazılarıysa ona bilinçle sarılır. Ama hiçbiri onun gerçek etkisini anlayamaz. Josep, ne gören bir göz ne de elle tutulu...
Tezlerin taşıyamadığı yük… İnsanlık uzun zamandır büyük kelimelerle konuşuyor. Özgürlük, eşitlik, adalet, demokrasi… Her biri değerli, her biri anlamlı. Fakat bu kelimelerin ağırlığı arttıkça, insanın...
Josef gözlerini kapattığında zihninde bir dünya canlanıyordu: parlak binalar, gökyüzüne uzanan cam kuleler, finansal güç simgeleri. Bir yanda politik sahnede söz sahibi olan kendisi, bir diğer yanda y...
Bazı hayatlar dışarıdan bakıldığında kusursuz bir bütünlük taşır ve o bütünlüğün içinde hiçbir çatlak yokmuş gibi görünür, oysa yaklaştıkça insanın gözüne çarpmayan ince kırıklar, derinlerde sessizce...
Merhaba. Bugüne kadar size yazdığımız birçok mektupla yaşam dünyanıza konuk olmaya çalıştık. Bu mektupların amacı bir tartışma yürütmek ya da bir iddiayı dayatmak değildi. Asıl talebimiz, bazen görün...
İnsan olmak, hiçbir şeyi ispatlamaya çalışmadan var olabilmektir; çünkü varlık, kendini açıklamak zorunda değildir. Sen varsın ve oradasın. Bu kadar. Ne eksik ne fazla. Ancak insan bu yalınlığı taşıya...
Bazen bir paylaşım anlatmak için değil, birlikte bakabilmek için başlar.
Bu bağlantı sizi https://www.guneydoguekspres.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.