Ceren AKYIL

Ceren AKYIL

Tüm Makaleleri

DİYARBAKIR’IN EKONOMİSİ SOKAKLARDA ŞEKİLLENİYOR


Diyarbakır’ın ekonomisini anlamak için, şehrin kalbinde yer alan sokakları gezmek yeterli. Her köşe başında bir esnaf, her caddede bir ticaret alışverişi, her dükkanda bir yaşam mücadelesi var.
Son yıllarda Diyarbakır'da hızla büyüyen inşaat sektörü, tarım ve hayvancılıkla uğraşan ailelerin gelir seviyelerini artıran ekonomik fırsatlar, gençlerin sosyal yaşamlarının modernleşmesi sayesinde iş gücüne katılımlarının artması…
Bütün bunlar, şehrin ekonomisinin sokaktaki yansıması.
Diyarbakır’ın ekonomisi, sadece makro düzeydeki kararlarla şekillenmiyor; aynı zamanda sokaktaki insanın yaşam tarzında, alışveriş alışkanlıklarında ve iş yapma biçimlerinde de kendini gösteriyor.
Diyarbakır’ın en işlek caddelerinden biri olan Gazi Caddesi’ne çıktığınızda, yerel esnafların 2025’teki asgari ücret artışından nasıl etkilendiğini görmek mümkün.
Mustafa abi, 45 yaşında küçük bir market sahibi. “Asgari ücret arttı ama maliyetler de arttı” diyor ve ardından ekliyor: "Benim gibi küçük esnafın işi zorlaştı. Fiyatlar yükseldi ama halkın alım gücü aynı kalmadı. Hem işçi maaşları artıyor, hem de müşterinin cebinde para yok."
Ancak son dönemde daha çok gençlere hitap eden popülerliğine son hız devam eden 75 Cadde’ye gidip bir cafeye ve restaurantta oturulduğunda aradaki makas farkını görmemek elde değil.
75’te işletme sahibi olan Furkan bey “İnsanlar sadece kahve içip tatlı yemeğe gelmiyor, bu tür yerlerde sosyalleşme alanı çok daha uygun ve rahat, kimse cebindeki paraya bakmıyor” diyor.
Bu durum Diyarbakır’ın modern hayata atılmasıyla birlikte şehrin sokaklarındaki ekonomik gerçekleri gözler önüne seriyor.
Diyarbakır, tarihsel olarak Türkiye'nin tarım başkentlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Tarım ve hayvancılık, şehirdeki pek çok insanın geçim kaynağını oluşturuyor. Özellikle her yıl sokaklarda düzenlenen ve çocuklara da hitap eden Karpuz Festivali gibi etkinlikler, bölgesel tarımın ekonomideki rolünü gözler önüne seriyor. Diyarbakır’ın verimli topraklarında üretilen tarım ürünleri, Türkiye'nin birçok şehrine gönderiliyor. Diyarbakır’ın coğrafi işaretli ürünü olan karpuz, 2024 yılında 22.500 dekar alanda 106.000 ton ürün elde edilmiştir.
Son yıllarda, kentsel dönüşüm projeleri ve yeni konut inşaatları, Diyarbakır’ın gelişen modern yüzünü temsil ediyor. Bu projeler, eski yapıları yenileyerek şehre hem estetik hem de fonksiyonel bir katkı sağlıyor. Aynı zamanda, şehre gelen yatırımların artması ve inşaat sektöründeki genişleme, iş gücüne yeni fırsatlar yaratıyor. Gençler ve emekçiler için daha fazla iş imkânı, hem sosyal hem de ekonomik açıdan önemli bir dönüşümü beraberinde getiriyor.

Fotoğrafın söylediği, gözün kaçırdığı

Sahada bazen gözümüzün önünde olanı görmeyiz. Bir toplantı salonunda onlarca insan vardır.

Parkta söylenemeyenler

Bir süredir Diyarbakır’da akşam saatlerinde parkları dolaşan bir hareketlilik var. Şiyar Be Platformu’nun uyuşturucuyla mücadele kapsamında başlattığı “Rabın” hamlesiyle ilçe ilçe, park park dolaşıl...

Şehir büyürken çocukların dünyası küçülüyor

Bir şehir büyüdükçe insanın hayatına daha fazla imkân girmesi beklenir. Daha fazla park, daha fazla oyun alanı, daha güvenli sokaklar, çocukların nefes alabileceği daha geniş alanlar…

360 imza

Bazı günler vardır; takvim yapraklarında sıradan bir tarih gibi görünür, ancak yıllar sonra dönüp bakıldığında o günün bir dönüm noktası olduğu anlaşılır.

İnsan yapamadıklarının cömertidir

“İnsan yapamadıklarının cömertidir” Annemin yıllardır söylediği bu cümle, ilk duyduğumda kulağa sıradan bir hayat tecrübesi gibi gelmişti. Oysa zaman ilerledikçe fark ettim ki bu söz, insan davranışl...

Tercih listesinden hayat listesine

Milyonlarca genç için uzun ve yorucu bir maratonun ardından şimdi yeni bir süreç başlıyor: YKS tercih dönemi.

Sıcak hava sadece bedeni değil, zihni de yorar

Mevsimler değiştikçe yalnızca gardırobumuz değil, ruh halimiz de değişir. Kış aylarında güneş ışığının azalmasıyla birlikte depresyonun arttığı, motivasyonun düştüğü ve insanların daha içe kapanık hal...

Herkes kendi alanıyla ilgilense…

Son yıllarda toplum olarak en çok kaybettiğimiz değerlerden biri, uzmanlığa duyulan saygı oldu.

Politik psikoloji

Siyaseti çoğu zaman seçimlerden, partilerden, liderlerden ve meydanlardan ibaret sanıyoruz. Oysa sandığa giden yol, önce insan zihninden geçiyor.

Sınır her geçen gün daha da geriye çekiliyor

Bir dönem toplum olarak çocuklarda sigara kullanım yaşının 10-15 yaş aralığına kadar düşmesini endişeyle konuşuyorduk.

Kader mi, Bilinçdışı mı?

"Bilinçdışını bilinçli hâle getirmediğiniz sürece, hayatınızı o yönlendirecek ve siz buna kader diyeceksiniz."

Daha fazla göster
Üst