7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'nın ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi yaklaşırken, başkent adeta olağanüstü güvenlik moduna geçiyor.
Zirveye ilişkin kamuoyuna yansıyan hazırlıklar, Türkiye'nin son yıllarda ev sahipliği yaptığı en kapsamlı uluslararası organizasyonlardan biriyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
Aktarılan bilgilere göre kısa ve orta menzilli hava savunma sistemleri devreye alınacak, F-16 filoları alarm durumunda tutulacak, İHA ve anti-İHA sistemleri aktif olarak kullanılacak. Güvenliğin sağlanması için yaklaşık 40 bin personelin görev yapacağı ifade ediliyor. Şehir genelindeki mevcut kamera altyapısının da yüzlerce yeni güvenlik kamerasıyla destekleneceği belirtiliyor.
Bu tablo, zirvenin yalnızca diplomatik bir toplantı olmadığını ortaya koyuyor.
Yaklaşık 6 bin kişinin katılacağı organizasyonda NATO müttefiklerinin yanı sıra Hint-Pasifik bölgesinden ortak ülkeler, Körfez ülkeleri ve Ukrayna'dan temsilcilerin bulunacak olması, zirvenin küresel ölçekte taşıdığı önemi gözler önüne seriyor. Dikkat çeken bir diğer başlık ise kamu düzenine ilişkin tedbirler.
1-15 Temmuz tarihleri arasında Ankara'da gösterilerin yasaklanması planlanıyor.
Ayrıca yabancı güvenlik kurumlarıyla iş birliği yapılarak daha önce yurtdışındaki gösterilere katılmış kişilerin tespit edilmesine yönelik çalışmalar yürütüleceği öne sürülüyor. Bu durum, güvenlik ile demokratik haklar arasındaki hassas dengenin yeniden tartışılmasına neden olabilir. Öte yandan Etimesgut Hava Üssü'ne yönelik yatırım haberleri de dikkat çekiyor.
Son 80 gün içerisinde üssün kapasitesinin artırılması amacıyla önemli harcamalar yapıldığı iddiaları, zirve hazırlıklarının ne kadar kapsamlı ele alındığını gösteriyor.
Sonuç olarak Ankara, yalnızca bir zirveye değil, dünyanın dikkatini üzerine çekecek stratejik bir buluşmaya hazırlanıyor. Güvenlik önlemlerinin boyutu, NATO Zirvesi'nin uluslararası konjonktürdeki ağırlığını ortaya koyarken, alınan tedbirlerin kamuoyunda nasıl karşılanacağı da zirvenin en çok konuşulan başlıklarından biri olacak gibi görünüyor