banner5

23 Şubat’ta Ankara’da Halkların Demokrasi Partisi (HDP), 4. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. 28 ülkeden katılımın olduğu kongreye, parti kurma çalışmalarını sürdüren Ali Babacan da mesaj gönderdi.  Mevcut Eş Başkan Sezai Temelli’nin görevini sürdürmek isteğinde olduğu, ancak yapılan değişiklikle Türkiye’de önemli Anayasa Hukukçuları arasında sayılan ve HDP’de milletvekili olan Mithat Sancar, Pervin Buldan ile birlikte yeni eş başkan seçtirildi.

1963 Mardin Nusaybin doğumlu olan Mithat Sancar’ın eş başkan olması, HDP’nin daha da halka açılması ve değişim rüzgarlarının daha kuvvetli olarak eseceği yorumları yapılırken, bunun ne kadar gerçekleşebileceği zaman gösterecek elbette. Ancak Sayın Sancar’ın eş başkan olması Ahmet Türk’ten sonra başka bir Mardinli’nin bu göreve gelmesi dikkat çekici olmuştur.

Ankara Spor Salonu’nda gerçekleşen kongrede, "demokrasi ittifakının genişletilmesi" argümanı öne çıkarken, kongre salonunda, "Umutluyuz", "Kararlıyız", "Acil görev demokrasi ittifakı",  "Ya kanal ya İstanbul", "Tecrite son" ve "Tekçiliğe hayır çoğulcu demokratik cumhuriyet" "eşitlik", "barış" elektronik panoda farklı dillerde "Eşitlik" ve "Barış" yazısı pankartları yer alması, HDP’nin önümüzdeki süreçte izlemek istediği politik yaklaşımların ipuçlarını vermektedir.

Mithat Sancar, kongrede yaptığı konuşmada, okuduğu şiirle direnç ile umut gibi iki değerin temsil ettikleri siyasi gelenekte olduğunu vurguladı. Konuşmasında Sancar, “Bu ne zor bilmece: Öldükçe çoğalıyor adamlar. Ben tükenmekteyim öldürdükçe..." dizelerini okuyan Sancar, "Evet öldürenler bitiremiyor, bedel ödeyerek yolundan vazgeçmeyenler çoğalıyor, çoğalacak" dedi.

HDP'nin bedel ödeyerek, direnerek çoğaldığına işaret eden Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Direnerek kazandık, şimdi kazandıklarımızı inşa edeceğiz. Bu inşanın temeline, hedefine demokrasiyi barışı özgürlüğü koyacağız. Demokrasiyi, özgürlüğü, barışı ve adaleti inşa etmek için artık zaman gelmiştir. Bugüne kadar direnerek bize bu mirası getirenler şimdi bize bu görevi yazıyorlar, söylüyorlar: İnşa edin. Yeni yaşamı inşa edin, özgür yaşamı inşa edin, demokratik hayatı inşa edin. Evet, HDP şimdi inşa yolundadır ve bunu başaracaktır. Bizim irademizden, inancımızdan, gücümüzden şüphemiz yok. Zaten bizsiz bunların olmasının da imkanı yok."

Ortadoğu'da akan kanın durdurulması için Soçi'de, Astana'da mutabakat arandığına işaret eden Sancar, "Mutabakat arıyorsanız, işte Dolmabahçe mutabakatı. Oradan başlayalım. Dolmabahçe mutabakatı ile yürüyelim, yeni mutabakat istiyorsanız yenisini yapalım. Masaları Ankara'da, Diyarbakır'da, Şam'da Kamışlı'da yapalım" ifadelerine yer verdi.

HDP’nin 4. Olağan Kongresi’nde Eşbaşkanlığa seçilen Mithat Sancar’ın yaptığı konuşmanın ana parametreleri bunlar.

Eşbaşkan Sancar, bir yanda değişimin ve daha çok demokrasinin vurgusunu yapıyor, bir yandan dolaylı da olsa yeni bir çözüm süreci için Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK ile muhatap olmaya davet ediyor. Türkiye Devleti neredeyse önemli bir oranda gücünü seferber ettiği PKK ile mücadelesinin yoğunca devam ettiği bir ortam ve süreçte örgütün şu veya bu şekilde muhatap alınması düşünülemez; hatta imkansız gibi.

Kongresini yapan ve yeni parti meclisi ile daha fazla halka açılma ve demokrasi ittifakının genişletilmesi parolasını gündemine alan HDP’ye daha çok cesaret ve daha çok konum alma düşüyor. HDP’nin çok dolaylı da olsa şu aşamada PKK’yi devlet ile yeni bir çözüm süreci için muhatap gösterme anlayışı ve niyeti sadece zaman ve enerji kaybına neden olacaktır. Türkiye Devleti’nin kendisine karşı yürüttüğü silahlı mücadele ile daha doğrusu elinde silah olan bir yapı ile muhatap olması ütopik bir yaklaşımdır.

HDP hali hazırda mecliste grubu olan bir partidir ve yeni eşbaşkan daha önce kanaat önderi deneyimiyle sivil siyaseti bu yapı üzerinde bina ederek, onu muhatap kılmaya çalışmalıdır. Bize göre demokrasi adına da en makul olanı budur. Türkiye zemininde Kürtler adına siyaset yapan bir ve güç bakımından neredeyse tek parti olan HDP, değişimi ve sivil siyaset değerleri iyi bilen Mithat Sancar’a bütün yetkili organlarıyla yardımcı olmalı, onun arkasında durmalıdır.

Sancar’lı HDP, Türk Kamuoyu’nun da beklediği, PKK’nin yanlışlarını ve bu yanlışlara karşı bir irade ortaya koyabilirse açılmak istediği yeni halk katmanlarına daha inandırıcı olabilir. PKK’nin yanlışlarını görmezden gelip sadece iktidarın ve devlet bürokrasisinin yanlışlarına odaklanma anlayışı Sancar’lı HDP’yi yeni kitlelerle buluşturması zor olacaktır.

Bu süreçte Sancar’lı HDP’nin önünde iki seçenek mevcuttur kısaca:

Ya sivil siyasetin temsilcisi olarak Kürt sorununun çözümü için muhatap güç olarak ortaya çıkacaktır, ya da ideolojik gözlük takmaya devam edip bulunduğu tarafın “haklılık psikolojisine” gömülerek, şahinleşmeden yana mazlum rolü oynamaya devam edecektir.

Saygıyla… 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol