Ergani kitap fuarı ikinci yılında bir daha okur-yazarları buluşturarak çok renkliliğe imzasını koymuş oldu. Elbette kıymetlidir ve en başından bunun altını çizmek gerekir.
Kitabın ve dahi kitap okumanın hem kan / can kaybettiği! Okunan kitapların çoğunluğunun da hayli edebi fukara kategorisinde olduğu bir zaman dilimimde kısıtlı olanaklı olmalarına rağmen kitap fuarı yapmak ve adeta bütün zamanlarını da fuar alanına hasretmek başta belediye eşbaşkanları olmak üzere belediye çalışanları ve lojistik destek sağlayan ergani eğitim sen öğretmenleri için çok güzel ve anlamlıydı.
Fuarın açılış günü olan 7 Mayıs’ta imzam vardı ve iki yazar arkadaşımla kendi olanaklarımızla ERGANİ’ye gittik. Yaklaşık dört saat stanttaydık. Fuar alanını da iki kez boydan boya dolaşarak kimi yayıncı yazar dostlarla da sohbet etme fırsatı buldum. Önceki yıl ilk fuara da davetli olarak katılmıştım. Fuar Ergani’nin yeni gelişen ve adına “Yenişehir” denilen semtinde bir parkın içinde düzenleniyor iki yıldır. Boylu boyunca uzanan bir kilit taş döşeli yolda karşılıklı olarak stantlarla dizili bir mütevazı kitap fuarı.
Kürtçe kitap basan yayınevlerinin ağırlıkta olduğu, Türkçe kitap basan yayıncıların da daha çok pazarlamacı kitapçılar üzerinden fuarda yer aldığı bir fuar. Ergani Belediyesi öğrencilere 300’er tl’lik alışveriş kartları dağıtmış. Kartlar iki renkte Kürtçe ve Türkçe kitaplar için ayrı, ayrı. Gençler, çocuklar ellerinde kartlarıyla stantları dolaşıp kitap seçerek alıyorlar. Anlamlı bir destek.
Açılış sonrası protokol, stantları dolaşıyor. Stant görevlileri ve imzacı yazarlarla ayaküzeri selamlaşıp hâl hatır soruyorlar. Kitaplara şöyle bir dokunup geçiyorlar. Muziplik bu ya; Vizontele filmindeki kütüphane açılışı sahnesi gözümün önünde canlanıyor ve gülümsüyorum.
Sonra fuarın hazırlık komitesinden yetkili biri gelip hâl hatır soruyor. Dayanamıyor ve biraz da kızarak aksaklıkları dile getiriyorum. İmza için masa yok, oturacak sandalye yok ve yazarın kim olduğunu gösterecek isimlik yok. Söylüyorum “hallederiz” diyorlar.
“Bakın, ‘nasıl geleceksiniz’ diye arayıp sormadınız. Biz bir yazar arkadaşın aracıyla kendi olanağımızla geldik” diyorum. Görevli “Yerel yazarlar kendi olanakları ile gelirler “ dedik diyerek gülüyor. Kızıyorum ve “Yerel yazar ne demek çok ayıp. Uzaktan gelen yazarı 58 km gidip havaalanından alacak ve ağırlayacaksınız! ki doğru olan budur. Ama kendi coğrafyanızın yazarlarına ‘yerel’ deyip ötekileştireceksiniz! Bu çok ayıp ve sizi belediye eşbaşkanlarınıza şikayet edeceğim” diyor noktayı koyuyorum.
Nitekim imza bitiminde standa gelip bana ve iki yazar arkadaşıma katılım plaketi vermeye gelen eşbaşkanlara da durumu izah ediyorum. Zarafet gösterip özür diliyorlar. Daha deneyimli bir ekip çalışmasıyla önümüzdeki yıl bir kapalı kültür merkezinde fuarın yapılmasını da beklediğimizi ifade ediyorum.
Eksiklerine rağmen gelecekte iyi bir kitap fuarı olma yolunda önünün açık olduğuna inandığım bir fuar olacak Ergani kitap fuarı…