Kışın kasveti ve kesatlığından kurtulup baharın yeniden doğuşa dalalet eden bayramlarının birlikte yaşamı işaret bayramları…
Diyarbakır’da beş gün arayla iki ayrı kilisede iki kez Paskalya yortusu/ bayramı ayin ritüelleriyle kutlandı.
14 Nisan günü Meryemana Süryani Kadim Kilisesinde Diyarbakır ve Mardin Süryanileri Metropoliti Saliba Özmen’in katılımı ve ayini yönetmesi ile Süryani Paskalyası kutlandı. Meryemana Süryani Kilisesinin komşuları olarak her zamanki gibi davetliydim, katıldım. Bayramlarını kutladım. Bayram çöreği ve kırmızı yumurta ritüeli ile…
19 Nisan Pazar günü de Diyarbakır Cumhuriyet İlkokulundan sınıf arkadaşım olan Ermeni Patrik Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın daveti üzerine SurpGiragos Ermeni Kilisesindeki Zadig’e Paskalya ayinine katılıp bayramlarını kutladım.
Her iki kilisede de dostlarım olan iki önemli ruhaninin konuşmalarında; sevgi, barış, huzur içinde birlikte yaşananın önemine işaret doğrusu dikkat çekendi.
Aslında halkların ve inançların bayramlarının vurgusu biraz da bu amaçlı değil mi?
İşte, bu yıl itibariyle; Müslümanların Ramazan bayramı, Hristiyanların Paskalyası, Yahudilerin Pesah’ı, EzidîlerinÇarşemaSor’u hepsi de kışın kasvetinden kurtulup baharla birlikte dünyanın yeniden hayat bulmasına işaret etmiyor mu?
Süryani’nin Qaddişo’su, Ermeni’nin Der Vogormiya’sı, Yahudi’nin Hallel’uya’sı, Kürdün EyduErafatıbimbareki hepsi aynı kutsiyet ekseninde barış, huzur, sevgi ve birlikte yaşama işaret etmiyor mu? Etmesi gerekmiyor mu?
Bu yılın Mart ve Nisanına denk gelen bu bayramlarda şu güzelliğe de ayrıca dikkat çekilmeli ki; bütün bu bayram kutlamalarında uzun yıllar boyu coğrafyalarında birlikte yaşayan halklar ve inançlar bayramlarını da birlikte kutlayıp hep bir arada olmanın zenginliğini yeniden tattılar. Hep tatmalılar da…
Belki de söz şu olmalı; geçmişte yaşanan / yaşatılan, belki şimdi de ısrar edilen tüm kötülüklere inat aman bugün tadımız kaçmasın…