Diyarbakır’ın en büyük ilçelerinde biri olan Silvan ilçesinde 2019 yılında yapılan 150 yataklı son modern cihazlarla donatılan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesinde kronikleşen ve defalarca dile getirmeye çalıştığımız ancak ilgililerin üç maymunu oynamak dışında herhangi bir iyileşme yapmadığı sorun ve şikayetler yine bitmek bilmiyor!

Söz konusu hastane ile ilgili eksiklikleri sıralamadan önce uluslararası güvenceye alınmış “sağlığa erişim hakkı” kavramı nedir ? ve sorumluluk sahibi kimlerdir? bir göz atmak ve bunu sık sık her yerde dile getirmek yerinde olacaktır. Bizleri duymayanlar belki imza attıkları uluslararası sözleşmelere tekrardan bir göz atmış olurlar. Kim bilir?

“Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12. maddesinde

 1. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin mümkün olan en yüksek seviyede fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma hakkını tanır.

2. Bu Sözleşmeye Taraf Devletlerin bu hakkı tam olarak gerçekleştirmek amacıyla alacakları tedbirler, aşağıdakiler için de alınması gerekli tedbirleri içerir: a) Varolan doğum oranının ve bebek ölümlerinin düşürülmesi ile çocukları sağlıklı gelişmelerinin sağlanması; b) Çevre sağlığını ve sanayi temizliğini her yönüyle ileriye götürme; c) Salgın hastalıkların, yöresel hastalıkların, mesleki hastalıkların ve diğer hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve kontrolü; d) Hastalık halinde her türlü sağlık hizmetinin ve bakımının sağlanması için “Sağlık Hakkı” ve Sağlık Hizmetlerinin Sunumu için gerekli şartların yaratılması.” Hükmü yer almaktadır.

Yukarıda da belirtildiği gibi “Sağlık hakkı” öncelikle devlete, daha sonra da sağlık çalışanlarına ve toplumun diğer kesimlerine, hatta uluslararası topluma sorumluluklar yükleyen temel bir insan hakkıdır. Bu hak ülkelerde sağlık sisteminin ve sağlık hizmetlerinin sunumunun iyileştirilmesi için çok etkili bir araç olabilir.

Mevcut durumda ise genelde çevrenin gittikçe kimyasal ve betonlaşma ile katledilmesi, bebek ölüm oranlarındaki artış, kronik hastalıkların tedavilerinin sürdürülememesi ve kadın ve çocuk hastalıklarına duyarlılığın olmaması özelde pandemi sürecindeki yetersiz hizmet sunumu  gösterdi ki sağlık sistemi HASTALIK YAYIYOR! Diyebiliriz.

Çökmekte olan sağlık sistemini ayakta tutan mucize ise Sağlık emekçilerinin bu denli özverili çalışması ve fedakarlığıdır. Onlara da “Hakkınız ödenmez” dediler, ödemediler.

İlçemizde durumlar nasıl mı?

100 bin nüfuslu bir ilçe, tarihi geçmişiyle birçok medeniyete beşiklik yapmış kadım bir kent, Mervanilerin başkentlik yapmış Eyyubilerin hüküm sürdüğü, Asurlar Zamanında kurulmuş olan bu şehir üzülerek belirtmek istiyorum ki, kaderine terk edilmiş, sahipsiz bırakılmış koca bir köy görünümüne bürünmüştür. Bitmek bilmeyen sorunlar yumağı içinde konu dağılmasın diye diğer konulara değinmeden. Dr.Yusuf Azizoğlu devlet hastanesine değineceğim.

Reklamlarla ve manşetlerle -bizlerinde birçok defa yaptığımız gibi-müjdelemelerle açılışı yapılan 150 yataklı son teknoloji ile donatıldığı söylenen  Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi’nde;

Hastanede bir çok teknik arıza mevcut, bunlardan en önemlisi de ve hasta mağduriyetine en çok neden olan asansörler çalışmıyor.

3 Kadın Doğum uzmanı, 2 Genel Cerrah olması gerekirken, birer uzman görev yaptığını öğrendiğimiz hastanede KADIN DOĞUM, CİLDİYE, GÖZ, KBB, ORTOPEDİ, FİZİK TEDAVİ VE GENEL CERRAH DOKTORU YOK. Hastaların birçoğu doktor olmadığı için randevu alamıyor. Doktor eksikliği yaşandığı hastanede ameliyatlar yapılmadığı için vatandaşlar, Batman ve Diyarbakır gibi diğer illere gidiyor. Buda vatandaşın mağduriyet yaşanmasına neden oluyor. Yaklaşık üç yıldır sorunların yaşandığı hastanede siyasetçiler sadece sosyal medya sayfalarında boy vermekten başka bir şey yapmadılar. Hastane yetkililerinin taleplerine kulak tıkanması ise Silvan’ın sağlıkta sahipsiz olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de son zamanlarda sıkça gündeme gelen taciz olayları yaşanmaktadır.  Bu taciz olayları hem hasta ve hasta yakınlarını tedirgin ederken yetkililer ise kör sağıları oynamaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Burada tüm yetkililere ve siyasetçilere sesleniyorum. Silvan öyle yabana atılacak bir kent değil, Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürünü görevlerini yapmaya davet ediyoruz.

Hastanedeki bu eksikliklerin giderilmesi, doktor ihtiyaçlarının karşılanması Silvan halkının mağduriyetlerinin giderilmesi elzemdir.

Ülkemizde insan hakları alanında faaliyet gösteren kuruluşlar genellikle siyasal haklar üzerinde odaklanmışlardır; bu kuruluşların insan hayatıyla ve toplumun kalkınmasıyla doğrudan ilişkili olan “sağlık hakkı”nı da eşit oranda dile getirmeleri sağlık hizmetlerimizin kalitesini ve sağlık kuruluşlarımızın performansını olumlu yönde etkileyecektir. Bu noktada da siyasilerin ve sivil toplum alanının konu hakkında gerekli çalışmayı yürütmesini Silvan halkı adına acilen beklemekteyiz.