Yeşil pasaport hakkının kapsamının genişletilmesine yönelik her yeni girişim, mesleklerin çalışma koşullarını ve toplumdaki yerini yeniden düşünmek açısından önemli bir fırsat. Son olarak hekim, veteriner hekim, diş hekimi, ve eczacılara belirli şartlarda hususi damgalı pasaport verilmesini öngören kanun teklifinin Meclis'e sunulması da bu açıdan olumlu bir gelişme.

Yeni Parti Bursa Milletvekili Kayıhan Pala tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan teklifte, söz konusu dört meslek grubunda 15 yıl görev yapanlara yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor. Pala da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada teklifin amacını bu sözlerle duyurdu.

Elbette bu meslek gruplarının taleplerinin Meclis gündemine taşınması sevindirici. Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor: Gazeteciler neden bu listenin dışında?

Gazetecilik, masa başında oturup yalnızca önüne gelen bilgileri yazıya dökmekten ibaret bir meslek değil. Haber peşinde koşmayı, sürekli araştırmayı, farklı kaynaklara ulaşmayı, gelişmeleri yerinde takip etmeyi gerektiriyor. Bazen bir haberin izini sürmek için şehirden şehre, bazen de ülkeden ülkeye gitmek gerekiyor. Üstelik günümüzde yaşanan pek çok olayın uluslararası boyut kazandığı düşünüldüğünde, gazetecilerin dünyayı yakından takip etmesi her zamankinden daha önemli.

Bir gazetecinin mesleğini hakkıyla yapabilmesi için bilgiye ulaşması, farklı ülkelerdeki gelişmeleri yerinde gözlemlemesi ve meslektaşlarıyla uluslararası düzeyde iletişim kurabilmesi büyük önem taşıyor. Yurt dışındaki bir konferansı, basın toplantısını, toplumsal olayı ya da önemli bir gelişmeyi yerinde izlemek, yapılan haberin niteliğine doğrudan katkı sağlayabiliyor.

Tam da bu noktada yeşil pasaport konusu gündeme geliyor.

Elbette gazetecilere yeşil pasaport verilmesini savunurken diğer meslek gruplarının hakkını tartışmaya açmıyorum. Hekimlerin, diş hekimlerinin, veteriner hekimlerin ve eczacıların taleplerinin karşılık bulması ne kadar önemliyse, gazetecilerin mesleki ihtiyaçlarının da aynı ciddiyetle ele alınması gerekiyor.

Peki, gazetecilerin bu yönde bir talebi yok mu?

Aslında böyle bir hakkın gazetecilere de tanınması gerektiği uzun zamandır tartışılabilecek bir konu. Ancak Türkiye'deki gazetecilik meslek örgütlerinin bu konuda bugüne kadar hangi girişimlerde bulunduğu, Meclis nezdinde bir çalışma yapılıp yapılmadığı ve konunun ilgili kurumlara taşınıp taşınmadığı kamuoyunun yeterince bilgi sahibi değil sanırım.

Böyle bir çalışma yapılmışsa bunun kamuoyuyla paylaşılması, henüz kapsamlı bir girişimde bulunulmamışsa da artık harekete geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü önümüzde bir fırsat var. Meclis'e yeni meslek gruplarını kapsayan bir kanun teklifi sunulmuşken, gazetecilerin de bu kapsamda değerlendirilmesi için girişimde bulunmanın tam zamanı.

Gazetecilik meslek örgütleri bir araya gelerek ortak bir çalışma başlatabilir. Gazetecilere yeşil pasaport verilmesinin hangi şartlarda mümkün olabileceği konusunda somut bir öneri hazırlanabilir ve bu öneri milletvekilleriyle paylaşılabilir. Meslekte belirli bir kıdemin aranması, aktif gazetecilik faaliyetinin esas alınması ve hakkın hangi gazetecileri kapsayacağının açıkça belirlenmesi gibi ölçütler üzerinde çalışılabilir.

Burada önemli olan, yalnızca bir talebi dile getirmek değil, gerekçeleri sağlam, kapsamı net ve uygulanabilir bir öneriyi Meclis'in gündemine taşıyabilmek.

Gazetecilik, kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması için yürütülen bir meslek. Bu nedenle gazetecilerin çalışma koşullarını kolaylaştıracak düzenlemeler, yalnızca gazetecilerin kişisel beklentileri üzerinden değerlendirilmemeli. Mesleğin kamu adına üstlendiği sorumluluk da göz önünde bulundurulmalı.

Yeşil pasaport elbette tek başına gazeteciliğin sorunlarını çözmez. Mesleğin ekonomik koşulları, çalışma güvencesi, basın özgürlüğü ve gazetecilerin karşılaştığı diğer sorunlar da ayrı ayrı ele alınmalı. Ancak yurt dışına çıkışlarda vize süreçlerinin ve bürokratik engellerin gazetecilerin hareket kabiliyetini etkileyebildiği de göz ardı edilmemeli.

Hazır yeşil pasaport hakkının kapsamının genişletilmesi Meclis gündemine gelmişken, gazetecilerin de bu haktan yararlanabilmesi için ortak bir girişim başlatılmalı. Meslek örgütleri bu konuyu gündemlerine almalı, somut bir teklif hazırlamalı ve ilgili milletvekilleriyle görüşmelere başlamalı.

Dört meslek grubu için atılan bu adımın, gazeteciler açısından da yeni bir tartışmanın kapısını aralamasını umuyorum.

Çünkü gazeteciler de meslekleri gereği araştırmak, gelişmeleri takip etmek ve gerektiğinde haberin olduğu yere ulaşmak zorunda. Dünyayı izleyen, dünyada olup biteni kamuoyuna aktaran gazetecilerin dünyaya açılmasını kolaylaştıracak bir düzenleme neden mümkün olmasın?

Bence gazetecilere yeşil pasaport verilmesi artık yalnızca bir temenni olarak kalmamalı. Bu talep, meslek örgütlerinin ortak iradesiyle somut bir çalışmaya dönüştürülmeli ve Meclis'in gündemine taşınmalı.